CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Kadın-erkek anlayış farkı

Eklenme Tarihi 22 Mart 2014
İktidar-muhalefet
ilişkisinde açılan bir gül gibidir. Kadınları anlayamazsınız, erkeklere anlatamazsınız... Erkek, anlaması gerekeni anlar; kadın, anlamak istediğini anlar. Erkekler özet okumayı sever. Kadınlar ise sayfalarca yazmayı. Maç izlerken:
Ahmet: Necdet abi çok sert daldı ama bişey olmaz o şerefsize.
Aysel: Ayyy ay Necdet gördün mü adamın ayağı kırıldı, yazık çocuğa be!! Kadın bir olayı sonuçlandırmaya çalışırken her bir ayrıntıyı beyninde teker teker ele alır ve özümser, dolambaçlı stabilize yolları tercih eder çoğu zaman, çok yönlü düşünür, empati kurar, vs...
Lakin bir erkek direkt otobandan yol alır, hem de son hızla. Erkek asla değişmeyeceğini düşündüğü kadınla ilişki yaşar ama kadın değişir...
Kadın değiştirebileceğini düşündüğü erkekle ilişki yaşar ama erkek değişmez... Erkek çoğu sorunu unutandır, kadın çoğu sorunu hatırlayan. Kadınlar ima etmeye çalışır; baylar doğrudan söyler, hatta bazen doğrudan sonuca gider. Erkekler başarısızlıktan korkarken, kadınlar genelde başarıdan korkar ve sessiz karakterlerin daha uygun geldiğini düşünürler. Öyle ki zeki kızlar zekalarını erkek arkadaşlarına belli etmemeye çalışırlar. Toplumun baskılarını sindirerek kendisi için güvenli bir ortam yaratmaya çalışırlar. Erkekler genelde sorunları olduğu zaman konuşmazken, kadınlar sorunlarını konuşabilecekleri birinin bulunmasından hoşlanırlar. Kadınların konuşması işbirlikçi, destekleyici ve nazik olma eğilimindeyken, erkeklerin konuşması daha çok rekabetçi ve bireyci olma yönündedir. Erkek için yaşananlar tecrübedir.
Kadın için yaşananlar bir peri masalı. Erkek sevdiği ile birlikte yaşamak için evlenir, kadın evlenmek için birini sever. Erkekler güç savaşına girer, kadınlar kıskançlık...

ÖRNEKLER
Kadın: Ne güzel elbise.
Erkek: Ne pahalı elbise. Kadın: Lokanta igrenç, domatesler buruşmuş.
Erkek: Bir de tatlı mı yesek... Kadın: Bir duş alıp yatsan.
Erkek: Ellerimi yıkadım. Kadın: Beni neden seviyorsun?
Erkek: Beni neden sevmiyorsun? Kadın: Tırnak makası nerede?
Erkek: Onu bilmiyorum ama makas burada. Kadın: Bir çiçek alıp gidelim.
Erkek: Lokum alsak, hani çifte kavrulmuşundan. Kadın: Sen o kıza mı bakıyordun?
Erkek: O adam sana mı bakıyordu. Kadın: Benim nerem güzel?
Erkek: Çok yakışıklıyım çoook.

Havuz problemi
Telefon çalar...
A: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana.
H: Bir dakika efendim.
H: Alo?
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?! Hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini, ordaki tabancayı al, ikisini de öldür, emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi.
İki el silah sesi duyulur...
H: Alo, beyfendi...
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi
Alooo?

Alkışlı Yorum
Kaza yerinin etrafını polis kordonu ve meraklı bir kalabalık çevirmiştir. Gazetesine iyi bir haber yetiştirmek isteyen muhabir, çemberleri aşamayınca bir kurnazlık düşünerek seslenir: Yol verin! Yol verin! Ben kaza kurbanının oğluyum! Yol verirler, muhabir yaklaşır. Bir de bakar ki; arabanın önünde bir eşek
cansız yatmaktadır.