Hayır adamı zorla yanında elektroşok cihazı ile gezdirtecekler sanki.
Sevgiliniz, "Heyecanım bitti, monotonlaştık, hayat dümdüz" demeye başladığında sanmayın ki çaresizsiniz. Öyle şeyler yapabilirsiniz ki insanın giden aklı üç saniyede geri gelir, heyecan nirvanasına erer. Daha da tövbe billah heyecan istemez...
Misal artık kırtasiyelerde bile bulunabilen fişeklerden alıp, arkadan sinsice yaklaşıp, fişeği gömlek cebine atın.Bak bir daha heyecan istiyor mu düdük?
İbret bunlar hep, ibret...
Öncelikle hemen bir hastanenin kardiyo servisine gidilir. Hemşireye rüşvet verilerek 1 doz adrenalin, 1 doz atropin alınır. Ufak bir iğne ile heyecanı kaybeden bölgeye uygulanır.
Olmadı mı, o zaman acile kaldırıp elektroşok verilir. Belli ki acil müdahale gerekiyor kendisine. Aklına mı yoksa kalbine mi orasını bilemem tabii.
İyi-kötü bilmem ama bir heyecan getireceği garanti: Hoşlandığınız kişinin sırtına kürek ile vurup şu şarkıyı söyleyin:"Aşka kürek gerek, anlatamam..." - Abidin?
- Efendim aşkım?
- Ben heyecanımı kaybettim.
- Niye?
- Monotonlaştık, hiç heyecan yok.
- Öyle mi, bak heyecan verecek bir şey yapacağım.
- Ne yapıyorsun Abidin?
- Uzat serçe parmağını.
- Al bakayım.
- Şimdi heyecanın doruklarında yaşayacaksın.
Abidin kızın parmağını elektrik prizine sokar.
- Bzzzztttttt?
- Napıyorsun geri zekalı.
Öldürecek misin?
- Ama heyecanlanmadın mı aşkım?
Yani bunlar sadece hayal ürünü, sakın evde denemeyin. Kesinlikle geyiktir.
Ama "Heyecanım bitti" diyen sevgilinizi serbest bırakın. Eğer dönerse gelişine vurun. Yine gelirse havaya dikip 'Haydaaa' diye bağırıp kaçın..
- Heyecanımı kaybettim Abidin...
- O değil de, Sayısal Loto'yu tutturdum ben...
- Aa gerçekten miii?
- Bir an heyecan yaptın, itiraf et.
İMDAT
Kondüktör, koridorda bir yolcuya dert anlatıyordu:
- Biri imdat kolunu çekmiş.
Tren ani fren yapınca vagonun biri raydan çıkmış.
Şimdi saatlerce bekleriz burda...
Bir başka yolcu kompartmanından fırladı:
- Ne dediniz?
Öğleden sonra nikahım var.
Yetişmek zorundayım!
Kondüktor, bu yeni yolcuya kuşkulu kuşkulu baktıktan sonra:
- Yoksa, imdat kolunu siz mi çektiniz?
AlkışlıYorum
İşi sebebiyle dünyanın birçok ülkesini görmekte olan kuzenin getirdiği çekirdek kahve, 40 senelik bir kahve değirmeninde çekilmektedir.
Bir yandan da bu değirmenin çocukluktaki yeri düşünülmekte ve odayı saran kahve kokusuyla mest olunmaktadır.
Derken ben "Anne, kuzen bu kahveyi nerden getirmişti ya?" diye sordum.
Annem:
Thğoovilya'dan!
Ben: Ha Etiyopya.
Anne:
Kimseye anlatma bak.
Aynı dili mi konuşuyoruz anlamadım.
O garip sesten Etiyopya'yı nasıl çıkardım onu hiç anlamadım...