Bir adet damat adayı. Bir adet gelin adayı.
Hayatını kolaylaştıran, 'sana göre' harika olan bir insan. (Harika kelimesi bu dönemde minimum psikolojik sorunlu insan.)
Evlenme isteği. (Bu çok önemli. Havadan verilen kararlar sonra boşanmayla sonuçlanabiliyor.)
Düğün masrafları için gerekli para. (Öyle böyle değil, hesap hiçbir zaman tutmaz.)
Para, yoksa borçlanma olanağı. (Çok açılma boğulursun. Seni kurtaracakların hepsi birden kaybolur.)
Cesaret. (Bir kadının sorumluluğunu üstlenebilmek öyle her yiğidin harcı değildir.Bir erkeğin sorumsuzluğunu çekebilmek zordur.)
Sonsuz sabır. (Bkz üstteki madde)
Özveri. Sağlıklı vicdan ve mantık. (Hayır 'mantık evliliği yapın' demiyoruz. Ne yaparsanız yapın mantık olsun.Kayserili bir kızla mantı evliliği de yapabilirsiniz.)
Pembe gözlükler. (Her şeye pembe gözlüklerle bakmazsanız evlenemezsiniz.)
Unutmayın ikiniz de insansınız. Atıyla evlenen de duydum ama akıllı insanlar için geçerli maddeler.
Sinirleri ayıklanmış 2 adet beyin. (Son dönemlere girdiniz mi haliyle gergin ip gibi olabiliyorsunuz.)
Karın doyurulacak iş.(Kadın da çalışıyorsa süper.)
Kişiye göre değişen Trabzon hasırı. (Eğer vicdanlıysa zaten istemez.)
Gelinlik. (Ortalama 2 bin ila 15 bin lira arasında değişiyor.)
Kadınsanız bol makyajlı gelin yancısı, erkekseniz oto çoka sinirlenen organizatör çakması, sadıç. Bunlar olmadan evlenirseniz, ilerleyen zamanlarda evliliğinizde çatlaklar oluşabilir.RESMİ EVRAKLARA GELELİM
Evlendirme dairesine gidildiğinde istenenler:
7 adet fotoğraf. (Vesikalık kaldı mı yahu diyorsunuz.)
Nüfus cüzdanı ve fotokopisi. (Yırtık pırtık istemiyorlar söyleyeyim.)
Muhtardan ikametgah belgesi, sağlık raporu. (Aslında akıl sağlığı için de test yapılması lazım.)
2 şahit. (Olmazsa olmaz; düğün yaklaştı mı ortada yoksa stres yaptırır.)
Belediye başkanı veya yetkilendirdiği bir memur.
Hayır 'TV programında bulup evleneceğim' diyorsanız, ev, araba ve sigorta.- Evin var mı? Araban var mı? Sigortan var mı?
MUMYA
Mısır'da bir mumya bulunur ve bunun kaç tarihine ait olduğu öğrenilmek için Amerika, İngiltere ve Türkiye'den uzmanlar istenir. Tabii ki Türkiye'den emniyet görevlileri gider.
Neyse, ilk Amerikalılar başlar. 3-5 saat sonra çıkarlar, "Olsa olsa M.Ö. 1300- 1600 yıllarına aittir" derler. İngilizler girerler. Birkaç gün sonra çıkarlar, "Olsa olsa M.Ö. 1300-1420 arasıdır" derler.
Nihayet sıra Türkiye'den giden görevlilere gelir ve içeri girerler. Girerler girmesine de, aradan 10 gün geçtiği halde hala dışarı çıkmazlar.
Nihayet 15. gün saç-sakal karışmış halde çıkarlar ve merakla gözlerinin içine bakan Mısırlı bilginlere "Tam tamına M.Ö. 1357" derler. Tabii ki herkes şaşar bu işe ve "Nasıl olur?" derler. Bizimkiler gayet ciddi:
- Biraz zor oldu amma, sonunda dili çözüldü keratanın...
1980
Batı'nın en iyi kovboyu Temel bir bara girmiş, içkisini içmiş ve hesabı ödemeden çıkmış dışarı. 3 dakika sonra geri gelmiş ve sinirli bir şekilde:
- Benim atımı kim çaldıysa geri versin.
Hiç kimsede ses yok.
Temel bir kez daha:
- Atım 5 dakikada gelmezse 1980'de yaptığımı bugün de yaparım, demiş.
Herkes korkmuş.
Sonra Temel'in atını getirmişler. İçlerinden biri dayanamamış ve sormuş:
- '1980'de ne oldu?' diye.
Temel adama doğru dönmüş:
- 1980'de yine atım çalınmıştı, ben de yürüyerek eve gittim.
ALKIŞLIYORUM
Akşam oturmasına bize gelen yengem, hal hatır faslından sonra, "Neden hiç bize gelmiyorsun?" diye sitem etti. Arkadaşlarımda kalma olayını biraz abartmış olmalıyım ki, ben daha ağzımı açamadan annem cevabı yapıştırıverdi: "Valla bize de pek gelmiyor."