Hayatınızdaki erkeğin, tabi oğlunuz, sevgiliniz, erkek kardeşiniz yani erkek olması yeter hepsinin yaptığı eylemdir. Adam çorabını giymeden veya çıkarttıktan sonra mutlaka çorabı koklar. Peki neden böyle bir şey yapıyorlar hiç düşündünüz mü? Evet düşündünüz, tiksindiniz, yargıladınız, mideniz bulandı ama altına inip niye böyle bir şey yapıyor diye sorgulamadınız.
Bence çorabın mevcut dayanılabilirlik derecesini ölçebilmek için yapılan testtir.
Durum şudur:
Çorap bütün gün ayakta ayakkabı içinde kullanılır, eve gelip çıkarıldıktan sonra buruna götürmek suretiyle koklanır, kokunun derinliğine ve ağırlığına göre çeşitli kararlar verilir...
Koku gelmiyorsa: Ohoo daha 2 günü var bu çorabın.
Hafif bir koku varsa: Bunu biraz havalandırayım, yarın giyilebilir bir hal alır.
Koku çorabı çıkarmadan ayaktan alınıyorsa ve ayak biraz nemli hissediliyorsa:Lan çöp torbasını getir oğlum.
Erkekler düzensiz yaratıklar olduğu için eve her girişlerinde ayaklarındaki çorabı çıkarıp oraya buraya savururlar.
Çoraplarının belli bir dolabı yoktur. Varsa da onlar tarafından kullanılmıyordur. Bu sebeple erkek sabah evden çıkarken bulduğu çorap temiz mi değil mi ya da 'bunu ne zaman giymiştim' diye ölçme çabası altında koklama, vb. hareketler sergileyebilmektedir.
Sonuç itibariyle gerçekçiliği ve kullanılışı pek bir ortadadır. Bir de bunun başka safhası vardır. O da çorabı çıkarttığında ortalığa sallaması... Erkekler için bu davranış ayrı bir hazdır. Ayaktan çıkan çorabın, sonrasında o hafif çıplaklığın getirdiği soğuk kendine getirir erkeği. Adam işten yorgun argın geliyor, kendini zar zor koltuğa atıyor, sonra ağır ağır çoraplarını çıkarıyor, tabi çoraplarını çıkartırken 'bugün çoraplarımı nere salliyim' diye düşünüyor. Genelde en uzak kanepenin altındaki boşluğa sallamaya gayret ediyor.
Hele evi paylaştığı kişi titizse ve onu kızdırmaktan zevk alıyorsa, bundan daha etkili bir yol yoktur. Elinde koklanmış çorap bulunan erkek, kendini dünyanın en iyi basketbolcusu sanır.
DAYAK
Müfettiş, öğretmeni bir öğrenciyi fena halde döverken yakalar.
Derhal uyarır:
- Ne yapıyorsunuz hocam, biliyorsunuz ki dövmek yasak! Babası size dava açsa başınıza bela alır, uğraşıp durursunuz?
- "Babasının dava açmayacağına garanti veririm!.." der öğretmen.
Müfettiş şaşırır...
Öğretmen: Çünkü babası benim!
SAYMAK
Günlerden bir gün baba oğlunu alır karşına oturtur der ki:
-Oğlum iki senedir aynı okula gidip geliyorsun, sadece ona kadar sayabiliyorsun.
Ne olacan sen bu gidişle bilmem..
Çocuk da babasına gülümseyerek:
-Babacığım merak etme ben boks hakemi olmaya karar verdim!..
FOTOĞRAF
Temel bir gün fotoğrafını çektirmek istemiş. Fotoğrafçıya:
-Ben fotoğraf çektirmek istiyorum.
Lakin vesikalık olmayacak.
Fotoğrafçı:
-Olur efendim. 24x32'ye ne dersiniz?
Temel:
-768 eder de.bunun konumuzla ne alakası vardır?
AlkışlıYorum
Dayım "Biz küçükken playstation yoktu, düğünlerde zurnacıların karşısında limon yiyerek eğlenirdik" dedi. Üşenmedim, kalkıp elini öptüm.