* "Anneni mi yoksa babanı mı daha çok seviyorsun?" sorularına maruz kalmak.
* Canınız acıyıncaya kadar yanaklarınızın mıncıklanması.
* Defterlerin sol tarafındaki sayfalara yazı yazmak zorunda kalmak.
* Hiç hoşlanmadığınızı hareketlerinizden belli etseniz de şappur şuppur öpen teyzeler.
Bunun erkek versiyonu ise sakalı batan amcalardır.
* Oynadığınız oyunlarda mızıkçılık yapıp bütün kuralları kendi koyabileceğini sanan gıcık çocuklar.
* Berbere saç kestirmeye götürülünce kesimin babanızın isteğine göre yapılması.
Sonra, "Bu çocuk neden ağlıyor?" demeler.
* Hiçbir sözünüzün ciddiye alınmayıp "Senin daha aklın ermez böyle şeylere, sen karışma!" gibi söylemlere maruz kalmak.
* Elinizi uzatın veya uzatmayın kolonyanın başınızdan aşağı boca edilmesi.
* Sırf ebeveynler iyi anlaşıyor diye hiç sevmediğiniz bir çocukla oyun oynamak zorunda kalmak.
* Bir rutin haline gelmiş, ertesi gün okula gitmek zorunda olduğunu hatırlatan pazar akşamı banyosu.
* Misafirliğe gittiğinizde sizinle diğer ailenin çocuğunun birbirinize yakıştırılması ve gelecekte olası gelin damat muhabbetlerine dahil olmak.
* Sokakta oyun oynarken sessiz olsanız dahi bir kulp bulup size bağıran teyzeler veya topunuzu kesen amcalar.
* Doymuş olduğunuz halde tabakta kalanı bitirme zorunluluğu.
* Daha oynamaya doyamamışken akşam ezanıyla birlikte ailenin eve çağırmaları.
* Eve gelen misafirlere ne gibi yeteneklerinizi olduğunu göstermeye zorlanmak.
* Kimseye bayramlık harçlığı vermeyen cimri akrabalar. İnsan en azından bi çikolata filan taşır yanında.
* Annenin zoruyla pazara götürülmek ve poşetleri taşımak.
*Çizgi film izlerken aile büyüklerinden birinin sıkıcı haber bültenlerini izlemek için kanalı değiştirmesi.
* Hiç beklemediğiniz anda gününüzü zehir eden aşı günleri.
* Bakkala ekmek almaya gönderilmek. Hele sofrada tam yemeğe başlayacakken gönderirlerse daha fazla koyuyor
EVLİLİK MUKAVELESİ
Nikah işleminin kimseye haber vermeden herhangi bir beldede yapılması...
* Herhangi biriyle görüldüğüm veya duyulduğum zaman ön savunmamın hazırlanması için gerekli zamanın tanınması...
* Kesinlikle ev gezmelerinin olmaması, görüşülecek kişilerle kesinlikle lokanta, bar, meyhane v.s gibi yerlerde görüşülmesi.
* Eve giriş ve çıkışların devlet dairesi gibi belli saatlerle sınırlandırılmaması.
* Konuşmuyorsun, anlatmıyorsun, dalgınsın, mutsuzsun, bir şey mi var? gibi gereksiz sorların sorulmaması...
* Muayenehaneye ziyaretlerin mutlaka randevu alınarak yapılması...
* Ruj lekesi, parfüm kokusu, her türlü ezik - çizik, yaralanmalar, gömleği ters giymişsin gibi konularda farklı düşüncelere kapılınmaması, iş ile ilgili olabileceğinin düşünülmesi.
* Cep telefonu kapalıydı, neden açmadın gibi gereksiz polemiklerinin yaratılmaması.
* Evlilik yıldönümü, doğum günü gibi günlerin milli veya dini bayramlarla eşdeğer tutulmaması.
* Maç seyrederken gerekli sukünetin sağlanması, sorulacak soru veya konuşulacak konuların ertelenmesi...
* Aile bireylerinin tanınmaması veya isminin hatırlanmaması durumunda karışılıksız yardımcı olunması.
* Eşin evde kabuklu yemiş yerken özgür bırakılması.
* Aldığımı aldığım yere koyma gibi garip bir kural konmaması, bu konuda baskı yapılmaması...
Satın alınıp da giyilmeyen giysilerin konu edilmemesi...
* Tabağımda yemek bırakmama karışılmaması, karpuzu çekirdeğiyle yememin sorun yapılmaması.
* Diş macununu üsten sıkmama karışılmaması.
* Askerlik anılarımın her defasında ilk kez anlatılıyormuş gibi dinlenmesi.
* Gece kalkıp yemek yememin problem olmaması.
Not: İlave şartlarım KHK (Koca Hükmünde Kararname) ile duyurulacaktır...
AlkışlıYorum
Ekonomik kriz yeni iş kolları, yeni iş kolları da yeni dumurlara davetiye çıkarıyor. Bir gün Kızılay'dan okula giderken iş yerlerinin bulunduğu bir apartman penceresinde aynen şöyle yazıyordu. "Pratik yapmak isteyenlerle ingilizce muhabbet edilir."