CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Büyüklerin çocuklukları

Eklenme Tarihi 06 Nisan 2016
Bazen doğrulursunuz yerinizden içinizden bağıra bağıra şarkı söylemek gelir. Hani Sezen Aksu'nun "O zaman şarkı söyleyelim avaz avaz" der gibi. Keşkeeee şimdi çocuk olsaydım dersiniz. Ama bazen tutamazssınız kendinizi. Çocukluktan kalma bazı alışkanlıklarınız halen devam etmektedir. Büyüdük malesef ama halen çocuğuz siz bilmesenizde.
* Mesela yolda yürürken kimseye çaktırmadan kaldırımın kareli taşlarındaki çizgilere basmadan yürümeye çalıştığınızı. Eğer yolda kimse yoksa sek sek bile oynadığınızı.
* Yine yolda yürürken önünüze çıkan su birikintisinin üstünden kendinizi hala süper kahraman gibi hissederek var gücünüzle atladığınızı.
* Karda yürürken ayak basılmamış kar birikintilerine basmak istediğinizi.
* Yanınızdan kamyon geçerken sesininin gürültüsünden istifade ederek avaz avaz bağırıp ya da şarkı söylediğinizi.
* Müzik dinlerken çaktırmadan kıvırdığınızı.
* Adımlarınızı diğer adımlarınızla orantılı ve ritimli attğınızı.
* Çocukların mahallede top oynarken top sizin önünüze düştüğünde hala kendini Maradona gibi hissedip bir kaç varyata yapıp. Bakın abiniz eskiden topçuydu demek istediğinizi.
* Eğer kaldıysa ip atlayan kızların içine girip marifetenizi gösterdiğinizi.
* Arkadaşınız veya sevgiliniz sizi kırdığında alt dudağınızın titreyip odanızda hüngür hüngür ağladığınızı.
* Size alınan oyuncak ta bir çocuktan daha çok sevindiğinizi.
* Bir şeyin alınmasını istediğinizde içinizden banane banane bunu istiyorum dediğinizi.
* Parka gittiğinizde tahterevalliye ve salıncağa bindiğinizi.
* Luna parkta kamikazeye, balerinaya binip ben adrenalini seviyorum deyip içinizdeki çocuğu gizlediğinizi.
* Arabaların plakalarındaki harfleri ile isim uydurmaca oynadığınızı.
* Dondurmayı evdeyken ağızınıza bulandırarak yediğinizi.
* Çocukların oyuncak arabası ile aaaannnn düt düt diye hala oynadığınızı. Hepsini biliyorum ama en önemlisi de ne biliyormusunuz. Canınız acıdığında yaşınız kaç olursa olsun hala anne diye feryat ettiğinizi biliyorum. İçinizdeki çocuk ölmesin.

KEDİ
Adamın biri çok fakirmiş ve kıt kanaat geçiniyormuş. Bu adamın bir de dişi bir kedisi varmış. Adam fakir olduğu için kedisinin bir eşle eşleşip üremesinden korkuyormuş. Bu yüzden işe giderken kedisini kafese koyuyormuş. Bunu duyan komşuları adama bir fikir vermişler: "İşe gitmeden önce kedinin üzerine biraz mazot sür. Böylece erkek kediler yaklaşamaz" demişler. Adam günlerce uyguluyormuş ve kedisini üremekten koruyormuş. Bir gün adamın işleri uzamış ve eve geç gelmiş. Bakmış ki kedisi hiçbir yerde yok. Komşularına sormuş ama gören olmamış. Aramaya devam etmiş. Mahallenin çocuklarını görmüş, onlara sormuş. Çocuklar da: "Senin kedinin mazotu bitmiş. Diğer kediler benzinliğe doğru itiyorlardı..." demişler.

İKİ AVCI
İki avcı sohbet ediyormuş. Birisi:" sana bir av hikayemi anlatayım" deyip başlamış: "Ben bir kurşunla tilkinin hem kulağıdan hemde arka bacağından vurdum" der demez diğeri atlamış ve : "Ne büyük yalan bir kurşunla bu dediğin olur mu?" deyip gülerken diğeri : "Niye olmasın?Ben nişan alıp ateş ederken tilki ayağıyla kulağını kaşıyordu" demiş.

BABA
Hali vakti yerinde bir ailenin genç kızı eve geldiğinde, annesini ayna karşısında yeni kürküne hayran hayran bakarken bulur. Çevreci genç kız sinirli bir sesle: - Anne! Sen şu üstündekini giyip gösteriş yapacaksın diye, zavallı, savunmasız, masum bir yaratığın ne acılar çektiğini biliyor musun? Annesi: - Müge! Sen baban hakkında ne biçim konuşuyorsun bakiyim!...

AlkışlıYorum
Çatı katındayım! Etraf karanlık mı karanlık. Elimde fenerle eski eşyalarımın olduğu sandığın kapağını açıp içine elimi daldırdım veee… o anda karşıdan bir el de benle birlikte sandığın içine daldı! Besmelelerle geri kaçıp çığlık atarken fenerimin doğru açıyı bulmasıyla gerçeği öğrendim ve deli gibi gülmeye başladım. Meğerse sandığa uzanan ikinci el, sandık kapağındaki aynadan yansıyan kendi elimmiş!