Milli stres çarkımız olan tesbihimizi bize unutturmak isteyen dış mihrakların milletimize oynadığı oyundur. Niyet bellidir.
Kendisini bizzat deneyimlemişliğim var. gerçekten de işe yarıyor tavsiye ederim.Elinde bununla evin içinde salak salak dolaşan ve sinirlerimi bozan kardeşimin kafasına fırlattım stres mitres kalmadı. Yoksa başka bir şeye yaramıyor.
Yeni bi akım başladığı zaman onu yapmayı veya sahip olmayı değilde "acaba bunu ne zaman unutmaya başlayacak millet" diye düşünüyorum. Yıllar sonra "aaa bu da vardı değil mi" demek daha güzel oluyor.
Hipster tesbihi.
Ne stresli milletmişiz. Elalem üçlü dönergeç, elde döndürmeç gibi isimler vermiş. Biz hemen yapıştırmışız "stres çarkı"nı. Stres bileziği, stres topu, stres tespihi ve benzeri ve benzeri. Şimdi de bu.
Stres atma yöntemimiz de kendi halinde dönen objeye saatlerce bakmak.
Ders anlatırken sürekli gözüme batan ve beni strese sokan şey. Neredeyse her sınıfta en az 5 tane bulmak mümkün.Öğrencilerin zaten ders dinledikleri de yok.
TEOG'a kalmış çok az. Bunlar bu çarkı çevirerek sınava hazırlanıyorlar sanırım.
Son zamanların yeni çılgınlığı.
Geçen gün bu çarklardan satan bir esnafın dükkanında dolanırken dükkan sahibinin çarklardan birini çevirip arkadaşına göstererek şöyle bir şey söylediğini işittim:"Adamlar neyden para kazanıyo yav..." Hakikaten yav...
Ziyarete gelen 12 yaşındaki yeğenimin bana aldırdığı (Annesine aldıramamış çünkü çok saçma olduğunu düşünüyormuş) Çok saçma alet. O kadar saçma ki neden olduğunu bilmediğim sebeplerle elimden bırakamadım ertesi gün yeğenim de oynayabilsin diye bir tane daha almak zorunda kaldık.
Hiçbir anlamı ve amacı yok ama elimden bırakamıyorum.KEDİ
Adam karısının kedisinden o kadar nefret ediyormuş ki, ne yapıp edip ondan kurtulmanın yollarını düşünüyormuş..
Sonunda bir sabah kediyi arabaya attığı gibi evlerinin 20 blok ötesinde bir sokağa götürmüş, onu orada bırakıp doğru işe gitmiş...
Aynı akşam işten eve gelmiş bir bakmış kedi evin bahçesinde karısıyla oynuyor, kadın neşe içinde: Ayy bütün gün onu aradım demiş..
Ama akşam üstü bir baktım gelivermiş, evin yolunu nasıl da bulurmuş benim akıllı kedim.
Adam tabi çok bozulmuş ama belli etmemiş..
Ertesi sabah yine kediyi arabasına atmış, bu sefer evin 40 blok ötesinde bir sokağa götürüp bırakmış yine işe gitmiş, akşam işten eve gelmiş bir de ne görsün? Kedi salonda yine karısıyla yerlerde yuvarlanıyor!!
Ertesi gün adam kediyi 60 blok öteye bırakmış, akşam gelmiş yine kedi evde.. Sonraki gün 70 blok öteye bırakmış, akşam kedi yine evde.. Adam artık ertesi sabah kediyi arabaya koymuş, 90 blok öteye gitmiş... Oradan köprü yoluna girmiş, ilk çıkıştan sağa dönmüş, oradan tekrar sağa dönmüş, gitmiş gitmiş, bir 20 blok daha uzağa gitmiş, sola dönmüş, biraz daha gitmiş ve kediyi orada arabadan atmış...
Saatler sonra evin telefonu çalmış, adam karısını arıyor: Hayatım, kedi orda mı?
-Evet... Neden sordun?
-Şunu telefona bir çağırsana... Kayboldum..!
SARIŞIN
Bir gün sarışın kadının biri süslenmiş püslenmiş sokağa çıkmış gidiyor. İlerlerken beyaz eşya satan bir dükkana giriyor.
Havalı bir şekilde dükkanda biraz turladıktan sonra genç kasiyere yaklaşıp; Şurdaki 37 Ekran Tvnin fiyatını öğrenmek istiyorum.
Kasiyer; Kusura bakmayın hanımefendi ama sarışınlara satış yapmıyoruz, der.
Bunun üzerine kadın sinirlenir ve dükkanı terkeder. Bir hafta sonra kadın saçlarını siyaha boyatır ve koyu bir makyaj yaparak kendini esmerleştirir. Aynı dükkana gene gelir.
Dükkanı yine turlar ve kasiyere sorar; 37 ekran Tv satın almak istiyorum. Fiyatı ne durumda acaba?
Kasiyer; Çok üzgünüm sarışınlara satışımız yoktur.
Kadın bunu duyunca çok sinirlenir ve ayrıca çok merak eder kasiyerin kendisini nasıl tanıdığını. Bu merakla sorar: Beyefendi bu gelişimde saçımı boyattım makyajımı değiştirdim ama siz beni tanıdınız. Nasıl oldu bu?
Kasiyer cevap verir; Çok basit hanımefendi, o baktığınız 37 ekran Tv değil, mikrodalga fırın.
AlkışlıYorum
Hemen her konuda tam sayı verme takıntısı olan fil hafızalı babam; koyu bir sohbetin ortasında "En son 1 sene önce görmüştüm." deseniz, "Hayır bir kere, tam 11 ay 23 gün oldu." der ama 3 aylık maaşın ne kadar diye sorduğunuzda, "Bilmem oğlum, üç beş bir şeyler yatıyor hesaba işte..." diyor!