CANLI YAYIN

Merkez dışı aksiyon lazım

Eklenme Tarihi 02 Şubat 2014
FED'in tahvil alım programını bu yıl bitirme ihtimali çok yüksek. Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında FED Başkanı Bernanke, tahvil alımlarını Eylül'den itibaren azaltmaya başlayabileceklerini söylemişti. FED, Ocak ayından itibaren tahvil alımlarını 85 milyar dolardan 75 milyar dolara, Şubat ayından itibaren ise 65 milyar dolara indireceğini açıkladı.
ABD verileri iyi gelmeye başladıkça teşvik politikalarının azaltımı kademeli olarak devam edecektir. ABD ekonomisi yılın son çeyreğinde beklentiler dâhilinde % 3.2'lik güçlü bir büyüme gerçekleştirdi.
Tüketici güveni artarken, tüketimin büyümede katkısı ile tasarruf oranı da % 4.9'dan % 4.3'e geriledi. Son günlerde güvenli liman özelliği ile öne çıkan ABD 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi ise % 2.68'ye ulaştı.
FED'in teşvikleri azaltmaya başlaması ile likidite gelişmekte olan piyasalardan gelişmiş piyasalara doğru akmaya başladı.
Bu süreçte gelişmekte olan piyasalar açısından yönetilmesi zor dönem başlamış oldu. Brezilya'da politika faizi % 10.50'de.
Nisan ayı başından beri artış 325 baz puan. Brezilya'da enflasyon % 5.9; hedef: % 4.5. Brezilya real Perşembe günü dolara karşı % 1.1 değer kazandı. G. Afrika'da politika faizi: % 5.5. Güney Afrika Merkez Bankası'nın faiz artırımına devam edeceği beklentilerini artırmasıyla Güney Afrika randı da % 1 değer kazandı.

TL'yi üretim güçlendirecek

Türkiye'de ise gelişmekte olan ülkelerde yaşanan dalgalanmayla 2.30 seviyelerine çıkan $/TL, diğer merkez bankalarının aksiyonlarına bağlı olarak oynak seyrini sürdürüyor. Neredeyse tüm gelişmekte olan piyasalardaki Merkez Bankaları faiz silahına sarılmış durumda.
Faiz kararlarının kısa vade de kurdaki dalgalanmayı sınırlandıracak etkisi var.
Faiz artırımı cari açığı da olumlu etkileyecektir. Ancak faiz artırımın olası yan etkilerini de bertaraf etmek gerekir. FED'in uygulamaya geçtiği kararın ne olacağı neredeyse bir yıl önce biliniyordu. Kararın etkilerinin gelişmekte olan piyasalar açısından ne denli sert olduğu da görülüyor. Bu nedenle böyle bir geçiş döneminde tüketimdeki yavaşlamasını engelleyici politika tedbirleri alınabilir.
TL'nin itibarını ve güvenini uzun vadede ayakta tutacak olan ekonomideki dinamik yapıyı korumaktadır. Faiz artırımları TL'nin güçlenmesinde pozitif etki yaratabilir. Ancak TL'nin arkasında milli ekonomiyi korumazsanız önümüzdeki dönemde TL yabancı para birimleri karşısında daha büyük kayıplarla karşılaşır.