Haftaya başlarken piyasanın 2 gündem maddesi vardı. Haftalardır FED'in alım yapacağı tahvil miktarı ve ABD'deki ara seçim sonuçları üzerine farklı senaryolar tartışılıyor. Piyasaların beklentisi en az 1 trilyon dolarlık tahvil alımı yönündeydi.
Ancak hafta başında miktarın 500 milyar doların altında kalacağı yönündeki haberler, doların euro karşısında değer kazanmasında etkili oldu. Bu hafta tahvil alım miktarı açıklanacak. FED parasal genişleme için ikinci hamleyi yapmak istiyor. İstihdamı artırmak istiyor. Alım miktarının artması enflasyon riskini belirginleştirecektir.
Seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
ABD Başkanı Barack Obama, 2 yıl önce seçimleri kazandığında güçlü bir kamuoyu desteğini almıştı. Obama'nın kriz dönemine gelen başkanlığında parlak bir ekonomi tablosu ortada yok. Yazımı yazdığım sırada henüz seçim sonuçları açıklanmamıştı. Anketler ise Cumhuriyetçileri işaret ediyor. 2 yılın özeti zayıf istihdam, sınırlı büyüme ve geleceğe güvensiz bakan ABD halkı. 2008 yılında 'umut', 'değişim' ve 'güven' sloganları ile başkanlığı alan Obama yeni dönemde zorlanacak.
Seçimler piyasaları nasıl etkiler?
Cumhuriyetçiler kriz sonrası uygulanan ekonomik programı ağır şekilde eleştiriyor.
Özellikle işsizlikteki artış ve FED'in uygulamalarındaki başarısızlıklar ana gündem maddeleri. Seçim sonucunda senatoda kontrolün Cumhuriyetçilere geçmesi ekonomi yönetimini karar almada daha da zorlayacaktır. Kriz döneminde alınan tedbirler kongre onayından kolay geçmişti. Yeni dönemde kongrenin matematiği değişeceğinden, Obama Cumhuriyetçileri de ikna etmek zorunda kalacak.
Piyasaların beklentisi olan tedbirlerin gecikmesi çıkış sürecini daha da yavaşlatabilir.