Futbolda toptan hızlı kimse hareket edemez. Bu ülkede topu en hızlı hareket ettiren oyuncu da Alex'tir. Bundan sonra Alex'i eleştirecek olanlar her halde iyice düşünmek zorunda kalacaklar.
Beşiktaş'ın büyük transferi Guti, Alex'in şu andaki tek rakibi gibi gözüküyor.
Ama koşmuyor denilen Alex, Guti'nin yanında Usain Bolt gibi kaldı.
Dün akşamın en etkili oyuncularından biri de Semih'ti.
Niang gelirse takımdan ayrılırım diyen Semih bence dün akşamki oyunundan sonra bu takımda her zaman varolacağını ve takımın en büyük gol silahlarından biri olacağını gösterdi.
Fenerbahçe'deki değişimin en önemli nedenlerinden biri de Lugano ve Mehmet Topuz'un takıma katılmalarıydı.
Lugano defansta Mehmet de orta alanda müthiş bir maç çıkardı.
Bahsedilmesi gereken bir diğer isim de Türkiye'de ve Fenerbahçe'de alternatifi olmayan tek isim olan Gökhan Gönül'dü. Gökhan'ın maç boyunca kaç kere rakip ceza alanı içine girdiğini inanının sayamadık. Bu maç şunu bir kere daha gösterdi ki Fenerbahçe takımı bu ülkenin en iyi pas yapan ve ayağa en iyi oynayan takımı.
Eğer oynamalarına izin verilirse her takımı rahatlıkla yenebilirler.
Bu galibiyetle Fenerbahçe'nin üzerindeki karabulutlar dağılmış oldu. Şimdi önlerinde iki tane çok önemli maç var. Ama dün akşam gösterdi ki Fenerli oyuncular iyi motive oldukları anda karşılarına kim çıkarsa çıksın kazanabilecek düzeyde bir takım.
Rakip Antalyaspor'un oyunu açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı. Özelikle ilk 45 dakikadaki görüntüleri ligin ilerleyen haftaları için hiç de umut vermedi. Mehmet Özdilek ilk yarıdaki görüntüden sonra 3 oyuncu değiştirerek takımın direncini artırdı ama maç zaten 28. dakikada bitmişti.