Maç yorumuma bir atasözü ile başlamak istiyorum. Hani derler ya
'Kızı başı boş bırakırsan ya davulcuya varır ya zurnacıya..." İşte
Beşiktaş da o kaderi paylaşıyor. Düşünün koskoca
Beşiktaş, şampiyonluğa koşarken
Avrupa'da sınavı varken, başkan ve yönetime ihtiyaç varken sahipsiz bir takım sahada avare avare dolaşıyor. Yazık. Koskoca
Beşiktaş sahipsiz beyler. Şimdi
Başkan Demirören'in içi rahat mı? Hani
Beşiktaş'ı çok seviyordu, hani o tribünlerden gelmişti. Demek ki makam olunca ne
Beşiktaş sevgisi kalıyor ne başka birşey. Ayrıya
Beşiktaş tribünlerine bakıyorum. Takım seyirci açısından da sahipsiz. Ben burada taraftarlara sesleniyorum. Bu takım sizlerin takımı. Ne başkanın ne de bir başkasının. Lüften artık bundan sonra bu takımı tribünlerde siz çoşturun siz sahiplenin. Dün
Trabzon önünde perişan olan bir
Beşiktaş'ı seyrederken üzülmemek elde değil.
TARAFTAR SAHİP ÇIKMALI
Trabzon maçı
6 puanlık maçtı. Olmadı.
Perşembe günü Avrupa'da maçı olan
Beşiktaş'ın morali sıfır!. Bir teknik adam, Burak ve Olcan gibi süratli oyuncuları olan
Trabzon karşısında 4 stoper ile çıkarsa,
Ersan Gülüm'ü solda oynatırsa onun önünde de
Ekrem'i oynatırsa olmaz. Onlar sezon başından beri yanya oynamamış oyuncular. Sen bunlardan nasıl verim alırsın. Yıldız diye adığın
Simao kulübede. Quaresma ise 100 kilo olmuş.
Sidnei denen oyuncu facia. Eğer
A.Madrid maçından iyi bir sonuç alınmazsa bu
Beşiktaş'ın iflası demektir.
Beşiktaş'a başkandan çok iyi bir yönetime ihtiyaç var. Güçlü bir yönetimle başkan rahat eder. Yarın çok geç olmadan bu
Beşiktaş'a taraftar sahip çıkmalı. Hesap sormalı. Yoksa bu iflas takımın değil camianın iflasıdır.