HILBERT DE KAHRAMAN
Ve o anlar içersinde de sahneye Quaresma çıktı. Öyle muhteşem bir gol attı ki, sanki bu gol değil de İsrail'e atılan bir füze gibiydi. Bütün saha, bu golün sevincini yaşarken, İsrailli taraftarlar dona kalmıştı. İkinci yarının başında Toraman'ın golü Beşiktaş'ı rahatlattı gibi görünse de bu rahatlık Beşiktaş'a pahalıya malolacaktı. Futbolda hakemin bitiş düdüğü bitmeden gevşemeyeceksin.
Yıllardır Beşiktaş, hep Avrpa arenalarında bu yönden çok maç kaybetmiştir. Carvalhal, Maccabi karşısında Trabzon maçının 11'iyle sahaya çıktı. Ve yine takımını defans ağırlıklı bir oyun sistemiyle sahaya sürdü. Hilbert, gerçekten dün maçın kazanılmasında Quaresma ile birlikte baş aktördü.
İnanılmaz mücadele yaptı. Sanki arap atı gibiydi! Bir an bakıyorsun gol kurtarıyor, kademeye giriyor ve her an aldığı topla da hücumda arkadaşlarına destek oluyordu. Yediğimiz iki gole de bakıyorum inanın, Beşiktaş'a yakıştıramıyorum.
Böyle kademe hatası olmaz.
Hele Avrupa'da oynuyorsan hiç böyle goller yememelisin.
SIRA İNGİLİZLER'E GELDİ
Allah'tan Carvalhal'ın da Beşiktaş'ın imdadına Quaresma yetişti. Öyle bir gol attı ki, herhalde dünyada çok az oyuncu bu golü atabilir. Bu kadar kısa bir mesafede 4 kişiyi çalımlayacaksın ve muhteşem bir gol atacaksın. İki gol de jeneriklik gollerdi. Bu goller, inşallah ekranlarda bol bol gösterilir. Gol nedir?
Nasıl atılır, orada herkes onu seyrederken alkışlar. Maccabi'yi yendiniz. Ama iş bitmedi. Sıra İngilizlerde... Onları hem yenip liderliği yakalamalısınız hem de rövanşı almalısınız. Sizlere yakışan bu.
Çünkü bu taraftar yıllardır hasret kaldığı bir UEFA başarısı bekliyor. Haydi çocuklar, bu maç hem sizi mutlu etti hem de bir yıllık ömrünüzü aldı. Bu size tecrübe olsun, futbol disiplindir. Mücadeledir, ve hakemin bitiş düdüğüyle maçın bittiğini bilmelisiniz.