Bugünkü
Takvim
  • 12 Mart 2020, Perşembe

Prova!

BAZEN gördüklerimiz gerçektir görmediklerimiz daha gerçek.
Koronavirüs belki de üçüncü dünya savaşının anonsudur!
Ya da ta kendisi!
Hangi bomba bu virüs kadar dünya çapında etkili olabilirdi?
O yüzden İran "biyolojik savaş" ifadesi kullanıyorsa biraz düşünmek lazım.
*****
Virüsün Amerika'da da can alması şüpheleri ortadan kaldırılmak için üretilmiş Amerikan filmlerini hatırlatıyorsa, meseleye sadece hayvanlardan bulaşmış bir virüs gerçeğiyle bakabilir miyiz?
Üstelik meselenin özünde yarasalık varsa!
*****
Bilim adamı değiliz ama Descartes'ı okuduk.
Şüpheci olmak iyidir!
1960 yılında tek hörgüçlü develerden çıktığı bilinen koronavirüs; Clinton'ın başkanlık yaptığı dönemde ortaya çıkmadı da Trump gibi birini mi bekledi?
Hiçbir kalleşliğini görmediğimiz Clinton'dan biyolojik savaş beklemek büyük saygısızlık olurdu ama Trump'tan her şeyi beklediğimizi söylemek harika bir itiraf olur.
Üstelik bu virüsün tek hörgüçlü develerden çıkıp yarasa kökenli olduğunu söyleniyorsa!
*****
Sosyal medyada bizdeki vakaların saklandığına dair söylentiler yayılıyor.
Bu virüsü bile siyasallaştırmak isteyenler var.
Vaka varsa niye saklansın!
Virüsü biz üretmedik biz yaymadık ki.
İnsanlarımızı korumak için tedbir almanın ve sakin olmanın sakıncası yok!
Bütün dünyaya zarar veren bir virüs belki bizlere de zarar verebilir.
Önemli olan gerekli tedbirleri almak ve uygulamak.
Ve insancıl duygularla toplum bilincine sahip olmak.
*****
Her şey gelip geçiyor, daha önceki virüsler gibi.
Ama bu başkaydı.
O yüzden Amerikan politikasını gençliğimden bu yana neden sevmediğimi daha iyi anlıyorum.
Üçüncü Dünya Savaşı asla bom ya da nükleer silahlarla gerçekleşmeyecek.
Koronavirüs onun provasıydı Kazayla arada kaynayan ülkeler oldu ama hedefine ulaştı.

ESKİ DOSTLAR!
Havalar ısınıyor güneş o güzelim yüzünü hepimize gösteriyor.
İnsan güzel şeylerden bahsetmek istiyor.
Ama hayat gardımızı düşürüyor.
Mesele sadece virüs değil, mesele hayatla kurduğumuz bağların incelmesi.
Zor günlerden geçiyoruz.
Hayatın yükü omuzlarımızı çökertiyor.
Şarkı söylemek lazım belki kahkaha atmak.
Bir bebeği koklayıp içine çekmek.
Ama derin bir kuyu bizleri içine çekerken bizleri o kuyudan çıkaracak dostları bulmak lazım.
Asıl mesele bu!

MUTLULUK TAKVİMİ
Ellerini sık yıka.
Panik yapma ama hiçbir şeyi hafife alma.
Vicdanlı ol.
Çay ve kahve içerken karton bardak kullan.

Bir büyük sevdaydı
Yaşadığımız
En aksi umutları
Yarınlara taşırdık
Taksi mesafesiydi
Ayrılığımız
Akşam kavga eder
Sabaha barışırdık
Bu sevda nöbetleri
Gün gelince bitiyor
İnsan göz göre göre
Kendini aldatıyor
Unuttuk yeminleri
Biz sevmekten
yorulduk
Bu sarhoş denizlerde
Balıklara yem olduk
Hakkı YALÇIN

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya