Bayramı sadece tatil olarak sayıyoruz.
Bu yıl da zafer; bayramı kutlayanların oldu!
Tatil yaparak!
Bir zamanlar insanlık adına esas duruşu ölüm bozardı.
Gördük ki; delikanlı düşler sinsi gülüşlere yem oldu.
Külkedileri her gece başka yatağa döktü küllerini.
Yüzünü eskiten zaman, maskeli balolarda renkleniyor artık.
Omuzlarındaki meleklerini düşürdü insanlar.
Ya da acımasızca öldürdü.
Her şeyin kirlisi para ediyor artık.
Mısır'daki darbe için topyekün ayağa kalkıyoruz da, kendi içimizdeki yanlışlar için bağdaş kuruyoruz.
Cesaret korkuyla yer değiştirdi.
Din ve devlet baskısı kaçıncı baskısını yapıyor da, insanlar sadece kendi çıkarlarına tapıyor artık.
Bütün değerlerimizi yitirdik.
Kirli sarmaşıklar her yanımızı sarıyor.
Dönüşüme uğradık.
Ve asla uğramıyoruz geçmişin güzelliklerine.
Savaş çığlıkları duyuyoruz.
Amerika "Biz sizi koruruz" diyor.
Aşağılanmış hissetmiyoruz kendimizi.
Korunmaya muhtaç halde olmadığımızı haykıramıyoruz, dünyanın en acımasız ülkesine.
Bizim gelişmemizin önünü kesen Amerika değilmiş gibi.
Dünyanın canına okuduğu gibi.
Bugün Zafer Bayramı.
O coşkuyu karşılayacak insanlar her yıl biraz daha azalıyor.
Tarihin en görkemli sayfalarına saygı duymayı çoktan bırakmış bir toplum duruyor ortada.
Bu ülke tarihinde hiçbir zaman böyle olmadı.
Ben de bugün inatla; kapısına siyah çelenk bıraktım, mavi umutlarımın canına okuyanlar için.
Kimsenin umurunda olmadı.
* * *
HANGİ İNSANLIK?
Bir adam sevgilisini, üzerine benzin dökerek yakıyor.
Hangi aşk, hangi insanlık, hangi adamlık buna izin verir?
Bundan 3 ay önce yakılmanın sırlarını ele geçiren yakılan kadının ailesi, şimdi pişmanlığın yasını tutuyor belki.
Kendini ele verene gönül veren kızlarının yasını!
Kızlarının gönlüne söz geçirememenin içler acısı halini.
* * *
Gerçekler bize değil, biz onlara uymalıyız.
* * *
Bazı insanlar merdivenin tepesine eriştikleri zaman, merdivenin yanlış duvara dayanmış olduğunu geç anlar.
* * *
30 Ağustos 2013
Mutluluk takvimi
Kopardığından daha çok çiçek ek.
Dostlarınla eğlen.
Köpüklü dalgaları izle.
Gelinlik mağazasını gez.
Göl kenarında sevdiğin insanla yürü.
Yüz havlunu yenile* * *
Bir kadın hatırlıyorum
Gözleri bu şehri
Hala terk etmeyen
İçimdeki sessiz ağrı
Başka kalpte yaşıyor
Bende kaldığını bilmeden
Bir kadın hatırlıyorum
Efsunlu yaram
Acısını gizlediğim
Bazen saçlarımın arasında
Dolaşıyor eli
Deli gibi özlediğim
Bir kadın hatırlıyorum
Var oluşumdu
Şimdi yok oluşumun adı
Bedelini pahalıya
Ödediğim
Hiç kimseyi onun kadar
Sevmediğim
Bir sevda masalında
Adını prenses bellediğim
Bir kadın hatırlıyorum
Bir türlü affedemediğim
Hakkı YALÇIN