Yüzüne bakınca hayat kitabı gibi duruyor.
Her sayfası okunmak için açılan.
Çizgiler yeryüzünün çizgileri.
Gözleri hala uzun yolları aydınlatan ışık.
Duruşu dökülen yapraklarına kafa tutan ulu bir çınar.
Yaşar Kemal.
Ülkemin gerçek aydını.
Gençliğimin İnce Memed'i...
Cana değer vermenin ustası olarak, insanlığın kitaplarını yazdı.
Yüreğinde dünya haritası çizili, kuşları menzilsiz.
Savaşa hayır diyen anneler korosunun içindeydi.
Şimdi yaşamın ilahi korosunun içinde.
Niyeti bozuk bir zamana karşı; hayatın elçisi oldu.
1996 yılında olduğu gibi.
Ölüm oruçlarına dur demek için.
"Hayatın soluklanma vakti" dedi.
Kökünden sökülmenin eşiğindeki canlara insani gözlerle bakarken, "Durdurun ölümleri" diye haykırdı. "Bir insanın açlıktan ölümünü izlemek acıların en büyüğüdür. Çözümü mümkünken ölümler engellenmezse vebali iktidarın, muhalefetin, medyanın, hepimizin olacaktır" derken, herkesi işaret etti.
Yolu bitirmek için, yola çıkmak gerek.
Yaşar Kemal 89 yaşında yeniden yola çıktı.
Ölüm oruçlarının bitmesi Türkiye'ye çağrı yaptı.
Duyan da sağolsun, duymayan da.
Yaşar Kemal'leri çoğaltamadık.
Bunu başarabilseydik, çok şeyi başarırdık.