İNSANDAN insana geçmesi gereken toplumsal duygular vardır. Vicdan hesabında da bir gerçek vardır, kendine hesap vereceksin. O yüzden hakkın olmayanı isteme.
Lösemili çocuklara gönlünü ver. Organ bağışına kalbini ver. İhtiyaç sahibine elini ver. Ülke bütünlüğüne dilini ver. Çalışana ekmeğini ver. Ve kimsenin ekmeğiyle oynama, kimsenin yoluna taş koyma. Aşkta acın varsa şekere banıp ye. Bunlardan güzel ne olabilir! Yoksa dünyadaki en bencil savunmadır; "aman canım bana ne!"
Her düşündüğünü yapma, yapabileceğin şeyleri düşün. Alın terine saygıda zerre kadar kusur etme. Boş ver haram borsasını, hayat borsasında forsa ol. Paranın sesi her şeyi bastırıyormuş, sen de bir türkü tuttur, varsın duyulmasın. Bir kahve içimi mola ver kendine. Karaya oturmuş görüntünü denizlere sal.Ne çıkarsa bahtına!
Rüzgarla paylaş özgürlüğünü.Korkularını izine çıkar bir günlüğüne bile olsa. Eski dostlukların kulağını çınlat. Metrekareye bir adam bile düşmeyen böyle dünyaya karşı, haksızlığa modellik edenler dünyasında bırak onların olsun süslü vitrinler!
Karşına çıkan yoksul insana sadaka ver, bir hayır duası bazen çok şeyin karşılığıdır. Sosyal medyada ekranlarda seni aptal yerine koyanlara bir şey söylemene gerek yok, kumanda sende. Taşa takılan birine gülme, unutma ki bugün sen nasıl bakıyorsan yarın sana da öyle bakılacak.
Evrensel düşün müstakil değil.Negatif enerjini toprağa göm. "Para parayı çeker" diye ucuz düşüncenin egemen olduğu toplumlarda kötülüğün mıknatısı da kendine gerekeni çeker. Parayı zor kazan ama şerefinle kazan. Engelli insanlara ait park yerine otomobilini park eden züppeye sessiz kalma.
Vicdanı olanlar için ipuçlarına da gerek yok, ortalık delil dolu. Sen doğru yoldan çıkmazsan, yollar da seni terk etmez. Buluttan zarflar içinde ilahi mektuplar gönder gökyüzüne.Derin bir nefes çek. Senin gibiler oldukça toplum bütünlüğünü ve erdemli olmanın güzelliğini hiç kimse bitiremez.
Seni baştan çıkaramayan düzene karşı dik durduğun için kendinle gurur duy. Ruhundaki güzelliği şeytan bile alıp götüremez.
Mutluluk Takvimi
Doğum gününde adına ağaç dik.
Müzik sesiyle uyumayı dene.
İnsanlara karşı nazik ol.
Gözlerim gülmüyor
Eskisi gibi
Aklımdan yaşanmış
Günler geçiyor
Şimdi sevgimizin
Hasat zamanı
Ben ektim sevgiyi
Eller biçiyor
Sayfalar dolusu
Mektuplar yazdım
Kalbim kan ağlıyor
Dilim susuyor
Vefasız sevgilim
Ellerin olmuş
Bıraktığım yerde
Yeller esiyor
Hakkı YALÇIN
İnsanlık; taşlı topraklı yolculukta ruhunun asaletini sınamaktır.
O günler de gelir! Amerika'daki Senato ve Temsilciler Meclisi seçimlerini Trump kaybetti. Kendi kalesi olan Teksas'ta bile. Bu demektir ki Amerikan insanı savaş istemiyor, nefret istemiyor. Dünyanın başına bela olan bir zorbayı da görmek istemiyor bir sapkını da! "İran'a savaş açtığım için pişmanlık duymuyorum" diyen birine sorsunlar; "bebekleri katletmekten ve küçük kız çocuklarını taciz etmekten pişmanlık duyuyor musun?"
Bu adam Netanyahu denen şeytanla birlikte adı bile konmamış, annesinin sütünü emmemiş Gazze'deki bebekleri, Amerika'dan getirdiği savaş gemisiyle katletmenin sanığı. Büyük günahların bedelinin ödendiği, iki şeytanın birlikte yargılanacağı günleri görmek en büyük hayalim.