KÖTÜLÜĞÜN keşfi insanlığın tarihi kadar eskidir ama para bütün kötülükleri güçlendirmiş ve bütün sapkınlıkların da sebebi olmuştur. Tarihin insanları yoksul bırakan zamanları olmuştur ama kötülüğün böylesine zenginliğini hiç görmemişti bu topraklar.
Yaşanan zamanın içinde tecrit edilmesi gerekirken, fazlasıyla tercih edilen bir anlayışın adıdır kötülük. O yüzden en değerli tanıktır zaman. Bir sürüklenişin finaline başlar koşular. Kötülük yaparak ayakta kalanların ve ruhuna kir bulaşmış insanların hazin sonu anons edilir. 'Durdurun dünyayı ölecek var!'
Bugün "rezil olan" eski belediye başkanı ve siyasetçi kendisini eleştirdiğim zamanlar, yanındaki milletvekiliyle gazeteye odama gelmişti. Erzincanlı olduğumu bildiği için hemşeri dayanışması beklemişti benden. 'Sen de Erzincanlısın ben de.' Bunun tercümesi; 'artık beni eleştirme.' Verdiğim cevabı hatırlıyorum. 'Sen sükseli bir hayata imza atıyorsun ama ben hala tırnaklarımla kazıyorum hayatı.
Bizler siyah beyaz film afişlerinin önünde yalınayak ve garip çocukluğumuzu ararken, yeni moda terazilerde kötülüklerin ağır bastığı kefeler para ediyor da nereye kadar! Şimdi bu adamın hakkında yazılanı çizileni okuyorum da insan olmanın erdemini yitirmiş birini parası da kurtaramaz artık. Üstelik insan içine de çıkamaz.
Madem öyle paran çoksa hayırsever ol, sapkın değil!
Nice paralı züppe vardır da bir kuru yaprak kadar insani değerleri yoktur. Sadece kötülük salgılayan canlılar olarak bu dünyada yer kaplar. Çocuklara dadanır, sapkınlığı matah bir şey zanneder. Kötülüklerin görüldüğü yerde alkışlandığı bir dünyada o alkışların dinmeyeceğini zanneder. Oysa insan yaşarken de çürür! Hayat su gibi akıp giderken, üstlerine bulaşan kirle bir bakarlar ki; kuru yaprak kadar bile değerleri yok.
Böyle adamların ektikleri ağaçta yaprak yeşermez. Onları toprak bile kucaklamaz! O yüzden onurlu insanların gözlerinde hepsinin defterleri dürülmüştür. Kuru yapraklardaki sihri görebilmek için herkesin içindeki çocuktan izin alması gerekir. Yapraklar ne kadar düşmüş olsalar da hiçbir yeri kirletmezler. Onların kuruduktan sonra 'yerdeki tebessümü' bile tarafımızdan görülmüştür.
Mutluluk Takvimi
Ne yaparsan kalbinle yap.
Hafızanı yokla.
Birini güldür.
Aşkı tercih et parayı değil.
Belgesel izle.
Gülü solmuş bir akşam
Yollara vurdum acımı
Hiç ayrılmadım senden
Ayrılık aşkın devamı
Bizim yolumuz belli
Biz iki can iki yemin
Aşk seveni bağışlar
Hem sevdim
Hem çok özledim
Kanadıkça büyür
Ölümsüz aşklar
Bu kaderi senle
Birlikte yazdık
Bizi ayrılıkla
Korkutamazlar
Ölümden korksaydık
Aşık olmazdık
Hakkı YALÇIN
Alçalmak ancak denizdeki dalgalara aşık olan martılara yakışır!
Hamamböcekleri!
Negatif koşullarda hamamböceği dürtüsel olarak karanlığa yönelir. Kendilerine elektrik akımı yüklenirse aydınlığa doğru gitmeye başlar. O zaman sormak gerek; "peki, parayı görünce hangi yöne giderler?" İplerini sahiplerine teslim eden kuklaların koynuna! Peki, onların koynunda ne yaparlar? Sahipleri ne isterse onu. Onlar da öyle yapıyor zaten, üstüne bir de kuyruk sallıyorlar. O yüzden müzik dünyası hamamböceği kaynıyor! Birileri onların üzerine ne zaman basacak çok merak ediyorum.