Futbol olarak kendini ihbar ederken, mücadele gücüyle itibar gördü.
* * *
Maçın başında üreten yanı yetersiz bir Fenerbahçe. Savunma kontrolsüz.
Orta alana baktım, Mehmet Topuz en güçlü resim ama Bekir'le uyum sorunu fena halde ortada.
Sağ kanattaki ölgün ruha karşılık, solda Dia'dan kesik kesik bindirmeler izliyoruz. Takım yine Alex'in ayaklarına emanet.
Olmayanların, olanlardan değerli olduğu Fenerbahçe gerçeği ilk yarıda tümüyle sahada.
* * *
Maçın 22. dakikası var ki, Ordu'dan Fatih Tekke, boş kale ve 4 metrelik mesafeden topu dışarı atarken, kaçırmanın gol atmaktan daha zor olduğu bir pozisyona imza attı.
Komik videolarda günlerce gösterilmesi gereken bir pozisyona...
* * *
İlk yarıda Orduspor'un bulduğu pozisyonlar, Fenerbahçe savunmasının ve orta alanının kendini ele verdiği pozisyonlardı.
Savunmanın geneline bakınca, karamsar olmak için birçok haklı neden gösterebiliriz ama iyimser gözle bakarsak, takımdaki sadakati inkar edemeyiz.
Her şeye rağmen, onca eksiği, saha dışındaki travmayı da hesaba kattığımız zaman, Fenerbahçeli futbolcuların verdiği mücadeleyi bir gönül seferberliği olarak değerlendirmek de, vicdani sorumluluğumuz.
Çünkü takımda koşulsuz bir disiplin vardı. Atılan gol de disiplinin eseriydi.
* * *
İkinci yarıda, Fenerbahçe'nin skor rahatsızlığını hisseden tedirgin bir hali vardı ama bu maçın altından kalkacak tecrübesi de mevcuttu.
Caner'in oyuna girmesinden sonra Ziegler'in daha katılımcı olduğunu gördük.
Bienvenu'nun alan genişletmekte ve rakibin arkasına sızmaktaki ustalığının hallerini gördük.
Alex'in harika röveşatasının kaleci tarafından çıkarılışına iki ayrı alkış tuttuk.
Verilen pozisyonları da, ilk maçın gereği olarak kenara yazdık.
* * *
Dün geceki sonuç, onca eksiğe rağmen, arkadaşlık bağlarıyla, omuz omuza çarpışarak alınmış bir galibiyettir.
Fenerbahçeli futbolcular dün gece dışa vurdukları gücün daha fazlasını gelecek haftalara saklıyorlar.
Bu sezon adına oluşturulan yeni koşullar bunu emrediyor çünkü.