KAZIKLANMAYI etiket sayanlar; helal parayla işleri olmadığı içindir ki, bir dilim et parçasına bin liranın üzerinde fiyat biçilen "it restoranlarını" şöhret mekanı yaparlar.
Manzarayı seyreden başkaları da vardır da bir yandan delik cebine bakar, öte yandan ayağındaki imitasyon ayakkabılarına.
O sırada magazin muhabirleri otomobilden inen hırboların fotoğraflarını çeker.
Baktıkça kaybolduğu bir uçurum da manzarayı seyreden delikanlıyı içine çeker.
Delikanlı işaret parmağını diliyle yalar ve parmağını duvara yapıştırıp "nah" der, "bir gün en kral masaya oturmazsam adam değilim!"
***
Bu manzaranın her dilde çevirisi aynıdır, ortada bir kuyu vardır bir de sirk çadırı.
Kuyu meraklıların sonunu simgeler sirk çadırı hamamböceklerini bile farklı gösteren dev aynalarını.
Filmin sonunda kuyudan zehirli yılan çıkar, sirk çadırında dev aynalarının başka boyuta soktuğu hamamböceklerinin foyası da ortaya çıkar.
***
Meselenin sosyal yanı da ayrıdır.
Bir yanda aylık geliri bir kadın profesörün 10 yıllık gelirini sollayan nafaka şıllıkları, öte yanda sabah akşam duraklarda metrobüs bekleyen namuslu işçi kızlar.
Bir yanda haram babaların zengin züppeleri öte yanda kıt kanaat yaşayan babaların özenti çocukları.
Aynı gökyüzünün altında aykırı resimler ama kaybedenler genellikle oyuna sonradan girenlerdir.
Elinde beş benzemez varken hayata rest çektiklerini zannedenler.
***
Asıl mesele ekranlardaki ve sosyal medyadaki özenti suflörleridir.
Onların fısıltıları sükseli hayata meyilli gençlerde megafon etkisi yaratır.
Saflığı kuşatıp etkisi altına alan ışık oyunları, kuluçkada bekleyen kötülükleri sokaklara salar.
Elde edilmediği zaman "günah" bellenen gerçekler elde edildikten sonra günah olmaktan çıkar. Onlar da yoldan çıkar.
Şöhretin yan ürünleri olarak kokain vardır, eroin vardır, işaret edilen insanları infaz etmek vardır.
***
Paçayı kurtarmak kolay değildir artık.
Çünkü uyuşturucu çakallarının, soysuzluk çetelerinin her biçimde kullanmak üzere izlediği ve ele geçirdiği gençler, suç oranlarının artışındaki başrol oyuncularına dönüşür.
Onlar zamanı yakalamak isterken kendilerine geç kalanlardır.
İki arada bir derede boğulmaktan korkarken dereyi bulandıranlar.
Onlar "it restoranlarının" önünde özenle beklerken kaybolanlardır.
***
Hiç şüpheniz olmasın ki sizlerin çocukları da aynı şekilde izleniyor olabilir.
Sosyal medyada ailelerinizin görüntülerini paylaşmaktan duyduğunuz gururu teknolojinin sizlere ödetmeyeceğini mi zannediyorsunuz yoksa?
Kabul etmesen de bitti
Beni göze alamadın
Kendimi bulmuştum sende
Galiba yarım kaldın
Anıları attım kenara
Bırakmazlar beni bana
Ne davacıyım senden
Ne duacıyım sana
Artık titretmiyor beni
Gözlerinin fiyakası
Sana ah etmiyorsam
Vicdanımın sadakası
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
70'li yılların müziğini araştır.
Kafelerde kahve içmeyi bırak.
Suyu boşa harcama.
Bu dünyada adaletin kanını zenginler ve güçlüler emer.
SON SÖZÜM!
Zembereği kırılmış olsa da saatlerde akreple yelkovanın da suçu çoktur.
Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkını çalanları, fiyat etiketleriyle oynayarak aldıkları yatlarda vur patlasın çal oynayanları Allah iliklerine kemiklerine kadar acıya batırsın.
Başka sözüm yoktur.