CANLI YAYIN

Masal kuşu

Eklenme Tarihi 05 Nisan 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

ÖNCEKİ gün gençliğimden kanatlanan bir kuş geldi omuzuma kondu.
Hatıralar tarlasında dolaşmış da birkaç fotoğraf bıraktı siyah beyaz!
O zamanlar kapılar dokunsan yıkılacak gibi, pencereler az.
O zamanlar halk derdik özgürlük derdik bedeli neyse öderdik.
Şimdiki zamanın kötü insanları merdivenleri adım atmadan çıkıyor da en ahlaksız yenilgilerde bile raporları temiz çıkıyor.

***

Ne garip bir dünyadır ki aynı mesleğe sahip olduğumuz insanların içinden bilmem kaç 100 milyon dolarlık servete sahip olanlar çıkıyor.
İnsanların o kadar parayı kazanmaları mümkün değilken, onların sırları da ortaya çıkıyor.
Bizim bisiklete binerken "sele" dediğimize onlar lüks otomobillerinde "taht" diyorlar.
Bizler bahtımıza yanmayı çoktan bıraktık, daha ne kadar yanabiliriz ki zaten.

***

Hey gidi yıllar!
Damlardaki televizyon antenlerine özlemle bakılan işçilik yılları.
Gecelerin "kara" kolları vardı şairlerin aydınlık yolları.
Çıkarsız dostluklar demlenirdi sabahçı kahvelerinde bile.
Babalar tütünü içine çekerdi analar derdini içine atardı.
Aşkın kilimini dokurken inadına yasak kitapları da okurduk, Sefalet çoktu ama aile terbiyesi vardı ve her şeyden önemlisi haysiyet diye bir gerçek vardı.
Masal nineleri tahta dikiş kutularında çocuklarının geleceğini dikerlerdi.
Sönmüş yanardağların içinde otururlardı iki oda bir mutfak.
"Gül ağacı değilem her gelene eğilem" diye türküleri vardı, mutfak penceresinden cennete uzanan.
Hiç korkmadan sokaklara emanet ederlerdi çocuklarını televizyonlara değil.

***

Dün sabahki yürüyüşümde yaşlı bir kadın yerdeki çiçeği yakından izliyordu da "nasılsınız?" diye sordum "iyiyim" dedi.
Sonra derin bir muhabbete koyulduk.
Komşu bahçelere taşan meyve ağaçlarının bol olduğu, güzel insanların mahalleleri doldurduğu eski zaman hikayelerinden şimdiki zamanın acımasızlığına uzandık.

***

"Bizim güzelliklerimizi faytonlar çekerdi evladım" dedi. "Evladım" sözcüğünün eski zamanların güzel insanlarına nasıl yakıştığını bildiğim için gülümsedim.
Çiçekten çektiği elini uzattı bana, elleri çatlamış incir gibiydi.
Sonra bahçelerde azalan çiçekleri işaret edip, "hepimizden geriye böyle bir çiçek sapı kalacak" dedi.
Eski zamanların sokak lambası gibi gülerken anladım ki; gençliğimin masal ninelerimden biriydi o kadın.
Kendisine gideceği yere kadar eşlik ettim.
Çünkü ben mazideki masal kuşlarımı hiçbir zaman yalnız bırakmadım!

Beni aşkın yaşatır
Canım var can içinde
Hala titriyor içim
Gözlerim kan içinde

Nerdesin şimdi nerde
Çare bulunmaz derde
Anılar orta yerde
Şehir duman içinde

Özledim deli gibi
Hasret sarar içimi
Sen de sevmiştin beni
Evvel zaman içinde
Hakkı YALÇIN

MUTLULUK TAKVİMİ
Her şeyi kalbinle yap.
Sokak hayvanlarını koru.
Bilgi sahibi olacağın belgeselleri izle.

Eleştiriler karşılığını alamıyorsa sadece düşünce israfıdır.

Çürümüş otlar!
Bir arkadaşıma sordum; "sükseli mekanlarda bilmem kaç bin liraya iftar açanlar, Ramazan boyunca bir kere olsun pide yiyemeyen insanları düşünmüş müdür acaba?" Cevabı harikaydı; "düşünseler öyle mekanlarda ne işleri var?" Ne acıdır ki orucun gerçek anlamını bilmeyenler için, Ramazan ayında bile hava atmanın gösterişli bir yanı var.
Onlar "kodaman sofralarında" birbirlerine iltifat ederek Ramazan'ı geçirmekten gurur duyabilir ama aç insanın halinden anlamayanların bizim gözümüzde çürümüş ot kadar değeri yoktur!