El değiştirmesi de an meselesi.
Ama Beşiktaş'ın göçebe hali ve kısıtlı kadrosuyla bulunduğu yer çok şeyin ifadesidir.
Bunu anlaması gereken adam da öncelikle İsmail Kartal'dır.
En iyi kadro Fenerbahçe'ye ait.
Her zaman söylüyorum.
Fenerbahçe'yi bu kadroyla şampiyon yapmak başarı değil ama ikinci yapmak bile büyük bir felakettir.
Son 5 maçtaki kayıp puan 10.
Gençler maçında takımın bütün hücreleri ölüydü ve seyirci olan da İsmail Kartal'dı.
Emenike'yi kazanmak uğruna birçok şeyi kaybetmeyi göze almak!
Yanlış kilitlere yanlış anahtarları sokmaktan vazgeçmeyen bir duruş.
Her maç sonrasında konuşma balonlarını aynı sözcüklerle doldurmak mesele değil.
Bu garip kusursuzluk sendromu pahalı bedeller ödetebilir.
Çünkü kayıp puanları İsmail Kartal'ın onayı olmadan hiçbir yere götüremez zaman.
Futbolun konuşulacak güzellikleri de oluyor bazen.
Yükselen değerin alçaklık olduğu bir ülkede, Şota'nın kendi kalesine gol attıracak kadar erdemli duruşu çok şeyin ifadesidir.
Sistemden medet uman teknik adamların ondaki centilmenlik ruhuna bakışı kaç puanlıktır acaba?
Teknik adamlık herhangi bir şeydir de, adamlık başka bir şeydir!
Anlayana!
Muslera'nın kırmızı kart görmesi gereken pozisyonu "sarı kartlık" yorumla geçiştirenlere gelince.
Şimdi oryantali oynuyor zaman.
Kıvırmaya doymuyor.
Kalenin boş olmasından daha anlamlı "son adam fotoğrafı" başka nasıl olur!
Eski hakemleri niye yorumcu yapıyorlar zannediyorsunuz?
Cevaplar sorunun içine saklanır. "Pasta davası!"