Toplar tasını tarağını, havasını basar gider. Gittiği yolda unutur kimliğini.
Hayatın beşiğinde tıngır mıngır sallanır.
Ya da tökezleyip düşer.
"Ben olmazsam sen bir hiçsin" der kadın, yeminler ettiği aşkına.
Ardına bile bakmadan yürür gider.
Hükmü yoktur sağanak yağmurda bir yağmur tanesinin.
Giden gider, gideni kalanlar da inkar eder.
Biten sevdalarda kafiye bile olmaz pişmanlık öyküleri. Herkesin yeri dolar.
"Ben gidersem, takımdaki yerim dolmaz" der, futbolcunun biri. Apoletini bir bohça gibi vurup sırtına, çeker gider.
Gittiği yerde kaybolur da, bıraktığı yerde her şey tıkır işlemektedir Bir politikacı çıkar. "Ben olmazsam memleket batar!" der.
Memleketi batıranların, onların varlığı olduğunu öğrenmek için, bir gidiş bileti yeterli olur.
"Ben olmazsam, bu film iş yapmaz" der, kadının biri. Film içinde başka film çevirir, gücünü göstermek için.
Terini viski şişelerine doldurur, tenini buruşuk çarşaflara sarar.
Sakız gibi çiğnenir, pahalı otomobillerle gezintiye çıkar.
Cazibesi ayrıntılarda gizlidir ama gizlenecek bir şeyi yoktur.
Ondan ne olduğu da bellidir, ne olmayacağı da.
Herkesin kendisini ulaşılmaz ve yeri dolmaz olarak gördüğü bir ülkede.
Herkesin bumerangı da kendine döner.
Su ateşe ihanet eder, en büyük yangınlar bile söner.
"Dünyayı ben yarattım" pozlarıyla, herkese tepeden bakanlar, eninde sonunda tepe üstü çakılmaya mahkumdur.
Çünkü saksıdaki çiçektir aslolan, saksı sadece süstür. Çiçektir asil olan, çiçektir büyümenin direncini gösteren.
Oysa çiçeğin asaletini bile üzerine alınır.
O küstah saksılar!
* * *
Kör bir kuyuda
Umut ışığıdır yaşamak
Düşleri gerçek yapmak
Gökten yıldız çalmak
Bağlamak kanayan yarayı
Bir sevdalı gözde boğulup
Ağlamaktır doyasıya
Kış gecesinde
Kestane patlatmaktır
Yaşamak
O buğulu camlarda
Yağmuru seyretmek
Bir yudum su
Bir dilim ekmek
Bir dağ yamacında
Yorulup
Of çekmektir derinden
Hakkı YALÇIN
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
11 Kasım 2010
Kimsenin seni üzmesine izin verme.
Parfümünü değiştir.
Kolay yemin edene asla inanma.
* * *
Katillerle barışık yaşayan televizyon sisteminde. Ne çocukların hükmü vardır, ne cana verilen değerin
* * *
Bedelli yok!
Başbakan açıkladı. "Kesinlikle bedelli askerlik yok."
Bu demektir ki, parası olmayanın yaptığını, askerden kaçan beyler de yapacak.
Bu demektir ki, hiç olmazsa bir konuda, "zengin ve yoksul ayrımı" olmayacak.
Bu adaletsiz ülkede.
* * *
İnsan giderken bile büyük olmalı.