Kadınlara ve çocuklara şiddetin bitmesi için... "Yurdumuz Anadolu Meclis baba dolu" diyerek haykırdı.
Haklarına sevdalı kadınların, haksızlıklara isyanı.
Sessizliğe uzanan çığlıklar...
Gazetelere bakıyorum, kadınların isyanları ucuz haberlere sebil. İbrahim Tatlıses'in sevgilisi bir vasiyet açıklamış.
İbo demiş ki... "Ölürsem başkasıyla evlenme!"
Vay anasına! Ölüm döşeğindeki İbo, magazin borsasında bire on verirken..
Gazeteler kendi yarattıkları kadınların sırtına binerken...
Böyle bir ülkede kadınların sesi duyulacak da...
Kadınlar ve çocuklar korunacak ha!
Geçiniz.
Meclis'teki babaları geçtik diyelim.
Zorunlu olarak söylenmiş sözlerle, kadınları saflarına çekmek isteyen kadınları da boş verin.
Meclis'te gerçek anlamda sesi çıkan kaç kadın milletvekili tanıyorsunuz?
Partilerini savunmayı, kadınları ve çocukları savunmaktan değerli bulmayan kaç kadın varsa, işaret edin kapısına gül yığalım. "Kadının adı varmış" diyelim.
Ne utançtır ki, kadınlığı doğaya aykırı bulanlar var. Kadınlığı erkek şiddetiyle özdeşleştirmek isteyenler.
Bu ülkede onlar kazanıyor.
Memleketin kadın yazarları var, gerçekten bu isyanlara sözcülük edenleri ayrı tutuyorum ama birçoğunun kalbi kasıklarında atıyor.
Bu düzenin palazlanmasında etkili oluyorlar arsızca.
Erkek egemenliği; kadın hakları dendiği zaman "Beni hiç görmediniz, tanımadınız tamam mı?" diyerek yılları harcamaktan utanmıyorsa...
Kadınların bu düzeni yenmesi için çok çalışması gerekiyor.
Çünkü bu ülkede "eski delikanlı ruhu" bile mumla arar olduysak.
Kadınlar sırtını duvara vererek yürümekten, asla kurtulamayacağa benziyor.
* * *
MUHTAR EYLEMİ
İstanbul' daki muhtarlar bugün Sirkeci Büyük Postane önünde toplanıp, özlük haklarıyla ilgili devlet büyüklerine mektup gönderecekler.
Demokraside bunlar hak.
Benim korkum, muhtarların da provokatör olarak fişlenmesi.
Hak aramanın adı "eylem" olduğundan beri.
* * *
En sevdiğim söz doğru olandır.
* * *
Birbirine arkasını dönen liderlere bir sözüm var. Bari ülke için sırt sırta verin!
* * *
16 Nisan 2011
Mutluluk takvimi
Çocuklara ayakkabı bağlamayı öğret.
Pencere kenarına küçük saksılar al.
Karşılıksız iyilik yap.* * *
Haberin gelmedi
Gittin gideli
Beni şarkılara
Gömdün mü yoksa
Hani biz ölsek de
Aşkımız vardı
Dertlere karışıp
Öldün mü yoksa
Verdiğin mutluluk
Bu kadar mıydı
Ettiğin yeminler
Hep yalan mıydı
O yaşanan günler
Bir masal mıydı
Beni anılara
Gömdün mü yoksa
Hakkı YALÇIN