Bu sabah erken kalktım, harika bir güneş vardı, her zamankinden başka bir renge bürünmüştü sanki.
Sonbaharın kokusunu çektim içime, ilkbahar gibi geldi.
Kelimelerin arasına gizlediğim savaş baltamı toprağa gömdüm.
Kendime gülümsedim aynada, yüzleşmekten kaçındığım sorunları bir çırpıda hallettim.
Kaç zamandır dellenmiş bir halim vardı.
Terk ettim.
Hayatın başka pencereleri var, üstelik maviyi gösteriyor.
Hayatın sırrını başkalarının çözüp, bizlere sunmasını bekliyoruz.
Oysa biz istersek her şeyi yaparız.
Biz istemezsek, kim üzebilir ki bizi?
Unutulmuş bir pembe buldum sokakta, biraz mavi.
Hayatıma yalan katanları önüme kattım.
Karşıma çıkan bütün dilencilere sadaka verdim.
Yalnızlığımın içinden kalabalıklar yarattım inadına.
Bu yıl yumuşak geçecekmiş kış.
Yaz mevsiminde kumlara çizdiğim kalpleri hatırladım da, içim ısındı.
Çocukluğumun yaşlı şehri, bana canlı geldi bugün.
Birbirini sollayan taksilere bakınca, lunapark geldi gözlerimin önüne.
Küçük bir kız çocuğunun yüzünde çilli hüzünler vardı, nanik yaptım ona, güldü.
Sokak ortasında infilak etmeye hazır adamlara el salladım, öfkeleri dindi. "Boş ver be Hakkı" dedim, "Bırak bu siyah renkleri!"
Zamanın içinden yeni bir gökkuşağı çıkardım.
Her şey boş, her şey yalan.
Bize kalan güzel bir isim, onurlu anılar ve eskimeyen bir yürek.
Dün bu şehirde yüreğimin yelkeni oldum, keyfimin kahyası.
Kendi içimdeki dalgalardan kurtulup, hayatın berrak sularına bıraktım kendimi.
Hayatıma el koydum.
Sonbahara yakalandığımı düşünüyordum kaç zamandır. Bütün yapraklarımı döktüm.
Ve yeniden açıyorum...
Çocukluğumdan biliyorum.
İstanbul'da güneş bu mevsimde, sebepsiz çıkmaz çünkü.
* * *
Ben gemileri yakmış
Gururlu kaptan
Kavgam kadar büyük
Benim aşklarım
Büyük dağın
Küçük dumanı olmaz
Sevdam kadar derin
Ayrılıklarım
Yeminler
Verilen sözler boşmuş
Sırtımdaki hançer
Ona yakışır
Yürü gönlüm yürü
Geride kalma
Böylesi gitmeler
Sana yakışır
Hakkı YALÇIN
* * *
Nice aile bayram tatili için yola çıktı. Sol gözü seğiren cellatlar da, onlarla birlikte trafiğe çıktı.
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
14 Kasım 2010
Hiçbir şeyi hayata değişme.
Sanal dostlar edin.
Bayram çocuklarını giydir.
* * *
BİRAZ DA GÜLELİM
Mankenlerden biri ölüp, cehenneme gitmişti.
Kapıdaki görevliye, daha önce ölmüş olan kocasıyla buluşmak istediğini söyledi. "Ben ne bileyim" dedi görevli, "Bizde o kadar çok Kemal var ki."
Manken, "Benim kocam özeldi" deyince, görevli ondan ayrıntı istedi.
Manken, "kocam keldi, yeşil gözlüydü. Bana o öldükten sonra, başka birisiyle birlikte olursam, mezarında ters döneceğini söylemişti." "Tamam anladım" dedi görevli. "Bana fırdöndü Kemal'i getirin.
* * *
Haksızlık yapmak haksızlığa uğramaktan daha acıdır.