Her türlü işkence yapılıyor.
Eline roketatar verilip, Esad yönetimini yıkmaya çalışan bir terörist gibi gösteriliyor.
20 Ağustos'tan beri kayıp olan Cüneyt Ünal'ın, son görüntüleri, insanlıktan çıkmış bir iktidarın bir gazeteciye neler yaptıklarının izleriyle dolu.
İşkence insanlık tarihinin en aşağılık eylemidir.
Bir insan, bir insana işkence yapıyorsa, geriye neyi kalır?
Sırtlanlığından başka.
Esad'ın insanlıktan nasibini almadığını hepimiz biliyoruz.
Ankara ve uluslararası basın örgütleri meseleye büyük tepki gösterdi.
Bu dünyada, en cılız tepkiler basın örgütlerinden gelir.
Yazılı bir açıklama.
Birkaç haykırış.
Sonuç!
Şişe içinde denize atılan mesajlar gibi!
Dünyada en kolay basın emekçileri harcanır.
Onların sahipleri yoktur çünkü!
Cüneyt Ünal, uzun süredir işsizdi.
Emekçiliğin en ağır şartlarda çalışanı olduğu halde, rujlu dudaklarıyla haber okurken cilve yapanlar kadar değeri yoktu.
Irak'ın El Hurra televizyonundan gelen kısa dönemli iş teklifini kabul etmek zorunda kaldı.
Ateşin içinde.
Bugün, "Hey Esad! O meslektaşımızın başına bir şey gelirse, sana yapacağımızı biliriz" diyenler, gerçek emekçilerin yanında bir nefes alımı kadar durdu mu acaba?
Cüneyt Ünal gibileri, ucuz gösterilerde harcanmış çocuklardır.
Bekliyoruz bakalım!
Dünyaya meydan okuyan bir puşt diktatör, insan haklarıyla, insanlıkla bütün ilişkisini kesmişken, basın örgütlerinin tepkisine mi başını eğecek?
Yoksa her kötü insanda bile, insanlığın halleri vardır gerçeğine mi?
* * *
ADALETSİZLİK AĞALARI
Televizyonlardaki futbol yorumcularına bakıyorum da...
Çoğu bugünler için seçilmiş adamlar.
İstedikleri adalet ve sportmenlik değil.
Ortalığı karıştırmak.
Selçuk Dereli gibi bir hakemi, yorumcu yaparsanız, cümle alemin gördüğü pozisyona "penaltı" deyip, popülerlik uğruna adaleti linç ediyorsa, o ülkede televizyonlar günah kutusudur.
Onları oralara yerleştirenler de, günahların ağa babasıdır!
Ama onların istediği de bu değil mi zaten?
* * *
İyiliğe gücün yetmezse, bari kötülük yapma.
* * *
İlköğretimde teneffüsler kısalacak.Hayatın ağır yükü çocukların sırtına bindirilirken, yakında nefes almaları bile yasaklanır.
* * *
29 Ağustos 2012
Mutluluk takvimi
Dişlerine özen göster.
Cep telefonuyla gereksiz konuşma.
Gözün tok olsun.
Bisiklete bin.* * *
Sarılır geceler
Gözlerimize
Karanlıklar basar
Yüreğimize
Kanımız desendir
Elbisemize
Bizi yaşamadan
Öldürenler var
Eşkıyalar basar
Köylerimizi
Süngüyle keserler
Yollarımızı
Arkadan bağlayıp
Ellerimizi
Bir kurşunla bizi
Öldürenler var
Hakkı YALÇIN