Tribünler cezalı sessizlikte, gecenin servisine kaliteli futbol dahil değil.
Ama Semih bu takıma dahil. Aykut Kocaman'a akıl verenler Alex'in imha edilmesinden yana ama gördük ki, Alex ihtiyaç eczanesi...
Sıkıysa oynatma...
Semih'e attırdığı gol, Alex'in ölüsünün bile, bu takımda yeri olduğunun kanıtı.
Alex gibileri futbola soyunduğu zaman, fark da ortaya da çıkıyor.
Buna ruhların yükselmesi deniyor, ya da farklı galibiyetin mimarlığı. Fenerbahçe'nin sahadaki yayılımı, rakip tarafından hiçbir rahatsızlık vermeyecek kadar rahatlıkla dolu.
Fenerbahçe'nin rakibi kim olursa olsun, kontra hücum yapamazsa, Fenerbahçe takımı oyuna önde başlıyor zaten.
Dünkü Antalyaspor hatalarını bir çuvala doldurup yanında getirmişti ve nadiren bindirmeleri de sıradandı. Fenerbahçe takımında Gökhan Gönül, takımın en diri adamıydı.
Hem bindirmelerde, hem savunmada harikaydı.
Emre hırslı ve sakindi. Oyunu yönlendirmenin ikinci ustasıydı.
Mehmet Topuz'u istekli, Stoch'u durgun buldum.
Yaratıcılık adına ne varsa Alex'te buldum.
Seyircisiz gecenin kimin yüzünden güzel olduğunu sanıyorsunuz?
Dünkü Fenerbahçe'nin en anlamlı özelliği, oyunda bütünlük sağlamak alışkanlığını maç boyu sürdürmesiydi.
Gecenin en güzel resmi, Aykut Kocaman'ın ikinci yarıya genç kaleci Mert Günok'la başlamasıydı.
Bu gence dikkat edin, geleceğin milli takımında yeri hazır. Peki, farklı galibiyetle bütün sorular ertelendi mi?
Bu takım kuşkularımızı yok etmiş olabilir mi? Sanmıyorum.
Güzelliklerle barışmak için, asıl mesele şimdi başlıyor.
O yüzden bu galibiyeti bu kadar büyütmenin alemi yok.
Çünkü Antalyaspor gibi "fahiş hataları" yanında getiren bir takımı her zaman bulamazlar.