CANLI YAYIN

Hayatın koynu!

Eklenme Tarihi 28 Nisan 2020

RÜSÜN canına okumak için elbette aşıya ihtiyacımız var ama tedbiri elden bırakmadığımız zaman virüsün etkilerini azaltmayı başarabiliyoruz.
Virüs tarihe dayanamaz virüs dirence de dayanamaz.
Ama bir anlık boşluğumuzu bekliyor hele meseleyi hafife alırsak.
Hepimiz hayatın kiracısıyız diye virüse mi vereceğiz kozlarımızı?
*****
Nereye baksak bir sessizlik.
Şu anda hayatımızı virüs biçimliyor.
Hepimizde bir burukluk hayata kırıklık.
Bir sinema salonundayız sanki; matine umut suare ölüm!
Akşam haberlerinde gözlerimizin önünden ölülerin sayıldığı hüzünlü bir resim geçiyor.
Sadece "sayıyoruz" onları isimlerini bile bilmiyoruz.
Bunlar da geçecek biliyoruz ama elden ayaktan da düşüyor insan, ölüm denen sonsuzluğa düşünce.
*****
Ölen insanları düşünüyorum.
Cenazeleri bile yok.
Bir şekilde virüs mikrobunu kaptılar ve güçleri yetmedi.
Düşünüyorum da hayat mı onlardan alacaklıydı onlar mı virüsten?
Hesap kapanırken neyin hükmü olur diyoruz ama pencereyi kapatır gibi kapanmıyor yaralar.
Nice evlerde nasıl da büyük yangınlar olmuştur kim bilir!
*****
Onlar duvar saatine bile bakamayan kadersiz ömrün yolcuları.
Virüsün "teslim ol" çağrılarına nasıl direndiler kim bilir?
O insanlar istemez miydi aydınlık sabahlara uyanmayı?
O insanlar istemez miydi baharı içine çekmeyi, mavi akşamlarda şarkılar söylemeyi.
Sevdikleriyle vedalaşamadılar bile.
*****
Virüsler gelir geçer ama sevginin ve disiplinin bittiği yerde yaşamak iptaldir!
O yüzden kurallara uyduğumuzda tedbiri elden bırakmadığımızda ölü sayılarının azaldığını da görüyoruz.
Virüsten ölen insanlar korosu da hep birlikte haykırıyordur; "evinizden çıkmayın tedbiri elden bırakmayın!" Çünkü hata payı kabul etmiyor virüs.
*****
Ölen insanların gözleri arkada kalmıştır, fotoğrafları kalmıştır geriye, bıraktıkları tatlı anılar.
Ve hıçkırık sesleri.
O insanlar ister miydi sevdiklerini boynu bükük bırakmayı.
O insanlar ister miydi bu hayatın koynundan çıkmayı!

DRAMATİK!
Geçen haftanın en dramatik haberlerinden biri, günlük işlerde çalışan ve koronovirüs nedeniyle iş bulamayan Bengladeşli bir annenin 1 yaşındaki bebeğine süt alabilmek için saçlarını kestirip satmasıydı.
Türk parasıyla hesaplarsak 15 lira.
O kadının saçları uzar da o saçın kesilmesine izin verip satın alan alçak virüsten de beterdir desek ne yazar!
Böyle kansızlar dünyanın her yerinde var. O kesilen saçları o kansıza yedirseler keşke!
Fiyatına uygun biçimde!

MUTLULUK TAKVİMİ
Çocuklara yazlık hayaller kur.
Tedbiri elden bırakma.
Yoksul insana yardım et.
Ekranda bilgi sahibi olanı dinle.

Kahreden bir efkar
Sevgimden kalan
Hem aşka sitem var
Hem sonsuz nefret
Boyumdan büyükmüş
Düşlerim meğer
Harcanan yıllarım
Kullara ibret
Bilmem kaç kulaçtı
Hayatın suyu
Yüreğim sürgünde
Geceler boyu
Şimdi gözlerimde
Dipsiz bir kuyu
Dağlara taşlara
Yollara ibret
Hakkı YALÇIN