CANLI YAYIN

Doğru somuttur

Eklenme Tarihi 30 Nisan 2020

Bir zamanlar en çok verem denilen ince hastalıktan korkulurdu.
1966 yılında Türkiye'deki verem hastası sayısı 800 bin.
Yılda ortalama 15 bin kişi bu ince hastalıktan ölürdü.
O zamanki adıyla Dünya Sağlık Teşkilatı'nın bir açıklaması tehlikeyi önümüze sermişti.
"100 bin nüfuslu bir şehirde 2 veremli kalınca bu hastalık yeryüzünden silinecek." Bugün verem 50 yıl öncesinden farklı ama veremin etkilerini azaltmak için çok can verdik.
Verem aşımız olduğu halde!
*****
Bugünlerde koronavirüse verdiğimiz ölü sayısı azaldıkça insanlarda rehavet havası esiyor.
Sokaklar panayır yeri sanki sosyal mesafe kuralı lağvediliyor.
"Bana bir şey olmaz" mantığının hüküm sürdüğü şahıslara "sen bu sorumsuzluğunla kaç kişinin sebebi olacaksın biliyor musun?" desek "sana ne" diye karşılık verir.
Geçen hafta sokağa çıkma yasağını ihlal edenlerin sayısı 35 bin!
Biz neyi tartışıyoruz!
*****
Biz toplumsal sorumluluğu tartışıyoruz.
Kitlesel bir saldırının karşısındaki bütünlüğü.
"Bu kadar sorumsuz davrananlar kendi insanını da sırtından vurur dersek" ağır kaçar, kaçsın!
Ölümlerin önünü açanlar bizlerin cümlesinden etkilenmez merak etmeyin!
O yüzden arkası yarın filminin fragmanlarını izliyoruz.
O fedakar sağlık çalışanlarının, polislerin, askerlerin ve binlerce yetkilinin söndürmeye çalıştığı yangına benzin üfleyenler başrolde.
*****
Dünyaca ünlü Alman şairi Bertolt Brecht'in çalışma odasının duvarında "doğru somuttur" diye yazardı.
Odanın pencere kenarında da başını sallayan tahta bir eşek vardı.
Brecht o tahta eşeğin boynuna bir yafta asıp üzerine şunu yazmıştı.
"Bunu ben bile anlamak zorundayım."
*****
Tahta eşeklerin bile anladığı gerçekleri insanların anlamamış olmasına her zaman şaşırmışımdır!

Digitürk'e rica
İnsanlar eve kapandıkları zaman ister istemez tek liman televizyonlar.
Haberleri ve bilmeden konuşan adamları izlediğimiz zaman duvarlar siyaha boyanıyor.
Evde kalan insanların yaş oranı da hesaplandığında onların gönlünü alabilecek sinema uzakta değil Yeşilçam filmlerinde.
Hepimizin gözleri Türkan Şoray'lı Ediz Hun'lu filmleri arıyor Güllü'yü mesela.
Son Kuşlar filmi bugünün bütün televizyon dizilerine bedeldir.
Vahi Öz'ü Mualla Sürer'i şimdiki çocuklar da tanısa fena mı olur?
Kaç yıldır aynı filmleri oynatan Digitürk hiç olmazsa bugünleri "yaşlı insanlara özel" Yeşilçam filmlerine ayırsa nasıl olur acaba?

MUTLULUK TAKVİMİ
Sokak hayvanlarını unutma.
Olmayanı düşün.
70'li yılların şarkıları dinle.
Özel günleri unutma.
Spor yapmayı ihmal etme.

Bir kader fırtınası
Aramızdaki savaş
En deli anıları
Siliyor yavaş yavaş
Kendini ele verir
Kalbi kırık sevdalar
Sönmeye çeyrek kala
Yıldızlar böyle parlarç
Aşk da yanılır
Zamana karşı
Kal diyemem ki sana
Hadi git
Bazen alışmak
Kıymaktır aşka
Alıştık ve kaybettik
Hakkı YALÇIN