Görkemli Türkiye masallarının en gerçekçi fotoğraflarından biri.
O iki çocuk, çaresizliğin mezarının başında, öksüz bir kitabe sanki.
Kız çocuklarının utandığı kapıda, 6 ay boyunca 12 bin kişiye her gün, üç öğün yemek dağıtılacak.
Doğmamış çocukların bile hakkıdır doymak.
Oysa ülkenin her yanı açlık kokuyor.
Milyonlarca insan, iftar çadırlarını bekliyor, doyabilmek için.
Böylesine tarihi bir sefalete karşılık, hayatımız sadece siyaset.
Hayatımız çete haberleri.
Bu zalim sistem, gururlu insanlarını dilenci yaptı.
O çocukların hayalleri bile yağmalanmıştır.
Gazeteler ikoncan denen kalbi kasıklarında atan kadınlara hayat verirken, o çocukların çalınan emeklerini bir kaşık suda boğar.
Televizyonlar, üç paralık dizileriyle, her akşam reklam torbasını doldurur.
Toplumu sağar!
O çocuklar çiçeksiz sap.
Onlar kanatsız serçe.
Korkularını yarınlara taşıyorlar.
Politikacı amcaların, belediye başkanlarının o çocuklara özür borcu var.
Onlar, çocukların yüzlerine kapanan ellerini öpüp başlarına götürmeli. "Bizim yerimize sizler utanıyorsunuz" diye.
Çünkü insan olan bilir.
Büyüklerin günahları, küçüklerin gözlerine düşer.