VİRÜS bir gün ölecekmiş gibi hayata sarılıyor çocuklar.
Orta şekerli kahvesini içen annelerine sarılıyorlar olmadık zamanlarda.
Sokaklar boş.
Yürümek lazım koşmak lazım biliyorlar ama evler sokaklardan daha önemlidir onu öğreniyorlar şu sıralar.
Sıkılmak olsa da en azından taşlara takılmak yok.
Küçük yaşlarında teselliyi de öğreniyorlar.
*****
Mayalanmış sevgilerden ekmek yapıyor anneler içine umut katıyorlar.
Varsın çocuklar ortalığı birbirine katsın.
Babalar ev işlerine yardım ediyor.
Geldiği gibi geçiyor günler.
Bunlar bütün dünyanın zor günleri.
Herkesin birbirini yüreklendirmesinin adı; hayata bağlanmak.
*****
Her evde aynı hava esmiyor kuşkusuz.
Hayat parmak ucunda ölüm ayak ucunda.
Elinde avucunda ne varsa kaybedenlerin de çocukları var.
İhtimaldir ki annelerinden daha hızlı yaşlanıyor çocuklar.
O sırada beyaz eşya reklamında etin kemikten nasıl ayrıldığını gösteriyorlar televizyonlarda.
"Ne yani" diyorum, "o eşyayı tanıtmanın başka yolu yok mu?" Her çocuk onları yiyemiyor çünkü.
Onların gözleriyle bakalım bu hayata, bakalım da nasıl görünüyor?
*****
Yarınların ışığı bugünlerin karanlığını yenecek.
Gözlerdeki gölgeler güneşlenecek biliyoruz.
Hayata katlanmanın yolu ölümü aşmaktan geçer, biliyoruz ki bunlar da geçer!
Yükselen her şey düşecektir.
Nice kötü günler gibi kalbimizden uçup gidecek bu virüs hikayeleri de.
*****
Şefkatin dizlerinde geçerken zaman, şu günlerde bazı çocuklar büyüklerden daha karamsar olabiliyor ama çözüm aramakta daha pratikler.
Erken kararan hava evdeki küçük kızı mutsuz ediyordu.
Yine öyle gecelerden birinde anne tam perdeleri çekiyordu ki küçük kız seslendi.
"Anne geceyi dışarı koyar mısın?"
CEVABI BELLİ!
Şu sıralar virüs nedeniyle insanlara ucuz akıl verenleri ekranlara dolduruyorlar.
Birbirlerinin boşluklarını nasıl da kolay dolduruyorlar konuşma balonlarını doldurdukları gibi.
Yüzlerinde sahte maske oldukları için virüsten korunmanın maskesine ihtiyaç duymuyorlar.
Tükürük bezleri iyi çalışıyor da sargı bezleri var mı?
Bilgileri yok da insanlığa ilgileri nerede?
Düşünüyorum da zamanı camların önüne konan güvercinler mi kirletiyor insanlar mı?
MUTLULUK TAKVİMİ
Mutlu olman için sebep yarat.
Dünya haritasında çocukları tatile çıkar.
Güzel düşün.
Pencerene konan kumruların resmini çek.
Bu dünyanın adaleti
Yok be usta yok be usta
Dosttan gördük ihaneti
Çok be usta çok be usta
Saat gibi kurulduk da
İyi günde sorulduk da
Sırtımızdan vurulduk da
Ah demedik ah be usta
Kazdılar da kuyumuzu
Sular geçti boyumuzu
Ömrümüzü kuzu kuzu
Biz yedirdik biz be usta
Canımız sağolsun dedik
Ölmeye bile değmedik
Kalbimizi didik didik
Ettiler bak bak be usta
Hakkı YALÇIN