Beşiktaş için karşılaşmanın önemi kuşkusuz çok daha büyüktü.
Siyah-Beyazlılar için şampiyonlukta tamam ya da devam maçıydı. şampiyonluk yarışında varolabilme maçıydı. Stres yapması gereken onlardı. Ne var ki rahat olan
Trabzonspor çok kötü bir başlangıç yaptı.
Alanzinho'nun topla çok fazla oynamak isteği sonucunda kaptırılan toplarda
Trabzonspor savunmasının arkasına atılan her topta,
Beşiktaş pozisyonları bulan takımdı. Oyunun ilerleyen dakikalarında ise
Trabzonspor önce oyunda dengeyi sağladı. Ardından atak girişimlerinde bulundu ama
Beşiktaş hücumda top kayıpları yaptığı anda savunması az adamla yakalanmasına rağmen
Trabzonspor hücuma çıktığında öne oynaması gereken pasları genelde yana ve geriye oynamayı düşündükleri için
Umut'un girdiği gol pozisyonu dışında bir şey yoktu. İkinci yarı
Beşiktaş,
Trabzonspor takımını baskı altında tuttu. Bunun en önemli nedeni önde oynayan
Teofilo,
Umut, Alanzinho ve
Burak gibi oyuncuların ayaklarına gelen her topta, topu saklamaları gerekirken çabuk kaybetmeleriydi.
Teofilo'nun oyundan çıkartılıp yerine ortasahaya
Ceyhun'un girmesiyle birlikte, gol atmak için bütün riskleri alan
Beşiktaş karşısında sayısız gol pozisyonlarına giren takım
Trabzonspor'du. Böylesi büyük bir maçta üstelik deplasmanda sayısız gol pozisyonlarını değerlendiremiyorsanız istikrarlı bir takım kimliğine kavuşmanız olanaksız. Ligin bitmesine kısa bir süre kala
Trabzonspor için öncelikli hedef artık kupa.
Antalyaspor maçı çok büyük önem taşıyor. Finaldeki rakip büyük olasılıkla
F.Bahçe olacak. Önümüzdeki sezon Avrupa kupalarına katılabilmek camiaya ve taraftara hiç değilse bu sezon bir kupa hediye etmek gerektiği düşüncesindeyim.