Vav TV İzle
Sesli dinlemek için tıklayınız.
  • 03 Haziran 2022, Cuma

Hassas denge

GECE yarısı sağda solda yarım kalmış okunmayı bekleyen dosyalara bakarken kendimi WikiLeaks'te buldum.
Yüzlerce isim yüzlerce dosya yüzlerce binlerce sızıntı... Yıl 2010'du. Başkentlerde derin sarsıntı meydana getiren belgeler sızarken, aynı yıl ORTADOĞU'da ve dünyada değişimin başlama vuruşu olan ARAP BAHARI da hazırlanıyordu.
Türkiye'de CHP ile başlayan demokrasi yolculuğu Demokrat Parti'nin kurulmasıyla başka bir renk alıyordu. Demokrat Parti iltifat görüyor ipi önde göğüslüyordu. Darbeyle de tasfiye ediliyordu. Daha sonraki yıllarda ÇOK PARTİLİ sistem (dışarısının talebiyle) geliyordu! Demokrat Parti'nin omurgasını muhafazakarlık ve milliyetçilik oluşturuyordu. Yeşerecek partiler de bu frekansları kullanarak yürümeye başlıyordu. Koalisyonların önü böyle açılıyordu. Demokrat Parti gibi ANAVATAN gibi AK PARTİ de aslında bir koalisyondu. Erdoğan'ın BAŞKANLIĞI gelinceye kadar durum böyleydi.
WikiLeaks internet sitesi tarafından sızdırılan Amerikan Dışişleri Bakanlığı yazışmalarında diplomatlar Türkiye'nin bir NATO üyesi olarak müttefikliğini sorguluyordu. Alman Der Spiegel dergisine verilen yazışmalar, ayrıca İslamcıların Türk hükümetine sızdığını öne sürüyordu. Aralarında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da bulunduğu Erdoğan'ın danışmanları, "Siyasetin Ankara'dan ötesini kavrayamadıkları" gerekçesiyle eleştiriliyordu.
Erdoğan'ın "bu danışmanlardan oluşan demir bir halkayla sarılı" olduğu iddia ediliyordu. Yazışmalara iyice odaklanıldığında o dönem Erdoğan'ın partisi içinde çok yalnız kaldığı görülebiliyordu.
Hızlı bir büyüme süreci geçiren AK PARTİ de koalisyondu...
Yazışmalara göre ABD'li diplomatlar Davutoğlu'nun yeteneklerini abarttığını düşünmekteydi. Çok partili dönem koalisyonları getirmiş bu da ABD-AVRUPA-İNGİLTERE'nin siyasi oluşumların içinde yer almasının önünü açmıştı.
Bu ÜÇ ODAK kendi aralarında mücadele ettiği gibi AVRUPA da konu Türkiye olunca kendi içinde rekabeti hoş görmekteydi.
DIŞ ODAKLAR sözü geçen siyasi hareketleri ele geçirmek isterdi. Doğaldı.
KÜRESEL mücadelenin gereğiydi. Deniz Baykal siyasi yaşamının hiçbir yerinde ABD karşıtı değildi. EN azından DIŞ POLİTİKADA.
Ancak AVRUPA'ya yakın olan Kemal Bey geldi onun yerine oturdu. CHP değişti mi? Evet ortada! Ancak CHP içinde de AVRUPALI güçlerin mücadelesi vardı.
Bir isim bir aday çıkamıyorsa altında yatan gerçek buydu.
6'lı masa için de farklı düşünmemeliyiz. MASA, AB koalisyonu gibi durmaktaydı.
AVRUPA BİRLİĞİ, 1960'lardan beri ABD ve İngiltere ile yakınlığımızdan dolayı kapılarını kapatıyordu.
Türkiye'nin AB'ye girmesi ABD ile bağını kesip atması demekti. Buna izin verilmiyordu. Londra da buna razı olmuyordu zaten...
İşte kabaca bu denklem bizim siyasi hayatımızın özetiydi. Bütün gelişmeler buraya oturmaktaydı.
Çatışmalar, kavgalar, zıtlıklar, tasfiyeler akla ne geliyorsa yani...
WikiLeaks'te bizim siyasiler için söylenen "Siyasetin Ankara'dan ötesini kavrayamadıkları" tezine çok zaman hak verdim. AK PARTİ'nin ilk dönemlerinde de... Çok uzun zamandır AİLELERİ, KLİKLERİ, EKOLLERİ yazıyorum.
Zamanında Londra'ya da Frankfurt'a da gidip FİNANSAL SİSTEMİN kalbinden yayın yaptık. Çok yazdım. Daha RUSYA UKRAYNA'ya girmemişti.
Savaş başlamamıştı. Hatta AVRUPA ile RUSYA BAHAR yaşıyordu!
Yakınlıkları tam gaz gidiyordu... Türkiye gibi önemli ülkeler kesinlikle bir EKOL'ün yanında olmalıydı. Aksi halde rahat yüzü göremezdi! Özünde ABD ve İNGİLTERE'nin AVRUPA ile çatışmasıydı yaşanılan. Rusya savaşını sadece KREMLİN'den izlersek gideceğimiz bir ARPA boyu yoldu! BAKIN! Putin Ukrayna'ya daldı. Koca bir koalisyonu karşısında buldu!
Kağıt üzerinde böyle mi ?
BÖYLE...
Ancak petrol fiyatları son 13, doğalgaz fiyatları son 14 yılın zirvesini gördü. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali 100. gününü devirdi. Ufukta hala barış yok. Barış yok ancak PARA çok. Rusya günde 800 milyon dolar PETROLGAZ'dan kazanmaya devam ediyor. Rusya 2021'de yani savaştan önce petrol ve gaz satışlarında toplam 236 milyar dolar elde etti. Bu yıl ise rakam yaklaşık 50 milyar dolar arttı! Savaşta olan ülke kaybetmesi gerekirken kazanıyordu. Dahası savaştığı EKOL, RUSYA'nın savaş maliyetini karşılıyordu!
AVRUPA, UKRAYNA'ya silah ve para yolluyor savaşı uzatıyor öte yandan RUS GAZINI PETROLÜNÜ İTHAL ediyordu. AKIL alır gibi değildi. Ancak AVRUPA Putin'in can simidi oluyordu.
AB düştüğü çukurdan çıkamıyordu.
ABD de sözde RUSYA'ya karşıydı.
Onlar da aralıksız SİLAH YOLLAYACAKLARINI açıklayıp SAVAŞIN UZAMASI için her türlü adımı atıyordu. Savaş uzadıkça enerji fiyatları artacak RUSYA kazanacak AVRUPA büyük maliyetlere katlanacaktı.
Türkiye de üretim artacak ihracat patlayacak ancak ENERJİ fiyatlarının devamlı artmasından dolayı CARİ AÇIK kapanmayacaktı.
EKOL diye EKSEN diye anlatmaya çalıştığım GÜÇ ODAKLARIYDI...
Şu an için ABD-RUSYA- İNGİLTERE yan yana fotoğraf vermese de iç içeydi! Türkiye buraya uzak değildi. Ancak 2023'e giderken AVRUPA'YA YAKIN MUHALEFETİN KAZANMA İHTİMALİNİ de göz önünde bulundurup ekonomideki el frenini indirmiyorlardı. Bu da anlaşılırdı...
Doğaldı. KÜRESEL bir mücadele içinde TÜRKİYE önemliydi. Sandığımızdan çok daha önemliydi. Ancak hem AVRUPA hem de ABD-İNGİLTERE açısından bakıldığında İKİ EKOLE de çok yakın güçler vardı burada...
TEK PARÇA değildik.
Olamıyorduk. Ve hak ettiğimizden daha azını alıyorduk! Nedeni içerideki parçalı yapıydı...
İŞTE 2023 bunun sona ermesi için şanstı. TEK SES TEK BİLEK TEK YÜREK... Türkiye'nin algoritması bu olursa gelecek çok daha parlaktı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya
      SON DAKİKA