Bugünkü
Takvim

Fırtına

YAPILMASI gereken olayları hiç atlamadan takip etmek.
Böyle olunca Türkiye'nin de dışarısının da adımlarını görmek zor olmuyor. Kabaca son 10 yıla bir bakın. Olayları alt alta getirin.
Yaşanması mümkün olamayacak neler hayatımıza girdi. Sarstı gitti… 2010'lardan özellikle de 2013'ten sonra TÜRKİYE'nin EKSEN değiştirdiğini gördüm ve bunu paylaştım.
Uzun yıllar süren rota değişiyordu.
Herkes içeride küçük tartışmaların peşine düşüyordu. Oysa AKDENİZ'in patronu olan ülke dünya üzerindeki konumunu farklı yöne çeviriyordu. Haliyle yaşananlar ve yaşanacak olanlar bunun içindi… Gelen rüzgarları tahmin etmek hiç de zor değildi… Dün de önceki günlerde de yazdım. Akdeniz'de jeopolitik fırtına başladı… Amerika Birleşik Devletleri, Akdeniz'i Florida ve Kaliforniya açıkları gibi görür. O nedenle Akdeniz'i Avrupa Birliği ve MENA'yı içine alacak büyük bir plan içinde tuttu. Burada Pekin'i Moskova'yı Ankara'yı Berlin'i ve Paris'i de eksen dışına itmedi. İtmedi ama pay da vermeye yanaşmadı. Çünkü İPEK YOLU için AKDENİZ ve KUZEY AFRİKA-ORTADOĞU denkleminin eşsiz olduğunu biliyordu… Özellikle Türkiye'de 2012 yılıyla birlikte Washington karşıtlığı başladı. Son 10 yıla bakınca buna nelerin yol açtığını görmek zor değildi. Türkiye, verilen sözlerin yerine getirilmediğini üst düzey Amerikalı diplomatlara söylemeye başladı. Bazı Amerikalı diplomatlar Türkiye'nin kaybedilmemesi gerektiğini söylerken, bazıları Türkiyesiz yeni bir plan işaret etti. Şu an itibariyle önde olan oyun kuran Türkiyesiz planı savunanlar… Türkiye 2013 yılıyla birlikte Amerika Birleşik Devletleri ile ortaklığı bitirdi. 2013 yılı kırılmaydı. O andan itibaren Türkiye'de kimsenin tahmin edemeyeceği olaylar yaşandı.
CIA bu rakamı 12 olarak gösteriyor. Siz de 17-25'ten girin Gezi'den çıkın oradan da 15 Temmuz'a kadar uzatın… Ancak tüm bu olaylara karşın Türkiye geri adım atmadı.
Washington'ın derin aklını yöneten isimler Ankara'da bazı ortaklıklar teklif etse de Ankara yeni rotasını belirlemişti. Ankara, Akdeniz'le birlikte yeni bir dönemi başlatmak istiyordu. Daha önce de yazdım. GEZİ OLAYLARININ arkasında yatan ve bize anlatılmayan kısım AKDENİZ'di!
DIŞ GÜÇ meselesi şu sıralar çok tartışılmakta. DIŞ GÜÇ dediğimiz merkez KAOSLARLA, SOKAK EYLEMLERİYLE,
DARBELERLE Türkiye'nin AKDENİZ'e odaklanmasının önüne geçmek istiyordu. Ben de bir hedef ülke seçsem ve gücüm olsa aynı yöntemleri kullanırdım. Bunda şaşılacak ve anlaşılmayacak ne var anlamıyorum..
Devam… Tansiyonun hiç düşmediği günlerin sonunda Türkiye önemli bir adım attı. 1 Ocak 2018'de Türkiye envanterine ilk sismik araştırma gemisini Fatih dahil oluyordu. İşte o andan itibaren Türkiye'nin Akdeniz planı dünyaya ilan edildi. Fatih'in, önceki adı Deepsea Metro II'ydi… Fatih, Güney Kore'nin Ulsan kentinde Hyundai Heavy Industries tarafından inşa edildi. 25 Kasım 2011'de denize indirildi. Mart 2016'da Chalfont Shipping'e satıldı.
Başlangıçta Deepsea Metro II adını alan gemi, Bermuda Hamilton'da Chloe Marine'e aitti. 2018 yılına kadar Marshall Adaları bayrağı altında Norveç'in Bergen şehri merkezli Odfjell Drilling tarafından işletildi. 2017 yılında Odfjell Drilling'den satın alınan gemi, 1 Ocak 2018'de Kocaeli'ne ulaşarak Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) envanterine katıldı.
Türkiye'nin ilk sondaj gemisi oldu.
29 Ekim 2018'de Alanya-1 derin deniz kuyusu sondajına başlaması ile Akdeniz'deki ilk operasyonuna imza attı. Bu bir milattı.
Türkiye yeni rotasını çizerken Fatih'in Türkiye limanına demir attığı 1 Ocak'tan sadece 7 gün sonra Türk siyasetinin önemli figürü Devlet Bahçeli, gazetecilerle buluşuyor, CUMHUR İTTİFAKI fikrini ortaya atıyordu. Bu çok yeni bir dönemin siyasi ilanıydı. Tabi o günlerde kimse olayları yana yana getirip yorumlamıyor ne olup bittiğini anlamıyordu… FATİH'in gelmesi ve içeride siyasetin rotasının değişmesi AYNI KULVARDA olan olaylardı. Peki ANKARA dünyaya başka ne söylüyordu?
Ne anlatıyordu? Aynı tarihlere bakıldığında görülecekti ki ZEYTİN DALI
HAREKATI-AFRİN OPERASYONU da BAHÇELİ'nin CUMHUR İTTİFAKI çıkışından iki hafta sonra başlıyordu… Harekat çok büyüktü. Zeytin Dalı Harekatı ve Türkiye'nin S-400 adımı, Amerika Birleşik Devletleri'nde yeni Türkiye kararları alınmasına neden olacaktı. Nisan 2018-Ağustos 2018 arasında Türk lirası dolar karşısında ciddi değer kaybediyordu. Türkiye dışarıda kendi yolunu çizmeye çalıştıkça içeride PARADAN geliniyordu.
Dolar zıplatılıyordu… Siyasi BEDEL ödetmek için ekonomik saldırı yapılıyordu.
Bütün bu olanlar Türkiye'nin AKDENİZ'de geri atması içindi.
Tüm bu adımlara rağmen Türkiye hala kendi planıyla yürüyordu.
Dışarısı istediği sonucu alamamıştı.
Şimdi vites iyice artırıldı.
AKDENİZ çok daha tansiyonlu bir bölge olacak. Hangi ülkeler ne kadar etkilenecek bunu yakında görmeye başlayacağız.
Ancak burada piyon ülkeler var.
Yunanistan çok önemli bir piyon.
Kıbrıs Rum Kesimi de piyon. Ne kadar kabul etmeseler de Fransa değil ama Macron da piyon. Fransa Cumhurbaşkanı, Elysee Sarayı'nın kararlarının dışına çıkıyor. Bu Fransa içinde karmaşaya neden oluyor. Ancak her ülke belli bir ittifak içinde. Belki Türkiye için de ORTAKLIK zamanı geldi.
Anlaşılan o ki, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri'nin aynı masada olma şansı yüksek değil. Diğer alternatif Avrupa Birliği. Ancak Akdeniz konusunda Avrupa Birliği de Türkiye'nin karşısındaki blokta yer alıyor. Pekin-Moskova, Ankara'ya en yakın partnerler olarak görünüyor. Elbette İngiltere de… Londra ile Ankara birbirlerine çok yakın. Ankara, Londra, Pekin ve Moskova Akdeniz'deki jeopolitik fırtınada en güçlü takım olabilir mi?
İhtimal yüksek. Hiç ama hiç az değil… Ancak Moskova ile hangi Londra aynı düşünüyor. Bu çelişki büyük buluşmanın önündeki en büyük engel. Şimdi Londra ile Ankara arasında çok gizli yakınlaşmanın önü açıldı. Eğer iki başkent hızlı bir şekilde yol almayı başarırsa, fırtınanın etkisi Okyanus rüzgarlarını da getirecek. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri bu ortaklığı engellemek zorunda. En azından Washington kendisiyle ortaklık yapmayan Ankara'nın Londra ile buluşmasını önlemek niyetinde. DIŞ GÜÇ olarak Londra ve Ankara üzerinde basınç oluşturmaya çalışacaktır… Suriye üzerinden de olası ittifaktaki diğer oyuncu Rusya'yı kenara almak isteyecektir… Washington Berlin ile ayrı, Moskova ile ayrı, Londra ile ayrı, Pekin ile ayrı Ankara ile ayrı formatta mücadele ediyor. Hepsine nasıl gücü yetecek kimse bilmiyor.
Ama hedeflerden biri Londra ile Ankara arasına KARA KEDİ sokmak… Amaç Türkiye'yi AKDENİZ'de yalnızlaştırmak… İngiltere Maliye Bakanı Rishi Sunak, Ankara-Londra ortaklığı fikrini bakan olmadan önce ortaya atan kişi… Bir toplantıda Akdeniz'de Türkiyeİngiltere ortaklığını "önemli güç" buluşması olarak açıkladı. Bütün bunları sıraladıktan sonra da, "11 EYLÜL'de TCG Giresun fırkateyni ile İngiliz muhribi HMS Argyll'in Doğu Akdeniz'de ortak eğitim gerçekleştirdi" haberini bir kez daha dikkatlice okumak gerekmekte…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya