Bugünkü
Takvim

Derin hesap

DIŞARIDA yazılanlar, çizilenler çok farklı.
Burada farklı.
Gelin bugün bir iki kulvardan gidelim.
Toparlayıp noktayı koyalım.
Klavyenin başına geçtiğim sırada Erdoğan-Putin bir açıklama yapmamıştı.
Görüşmenin perde arkasını yarın yazarız. Ama bugün PUTİN'in görünmeyen ve bilinmeyen yönüne bakalım.
İDLİB'i de böyle anlarız...
Devam...
Vladimir Putin'in gücü, Rusya Derin Devleti'nin gücüydü.
Kendini çok güçlü hisseden her lider gibi Putin de bir noktadan sonra Derin Devlet'e savaş ilan etti. Derin Devlet de kısa sürede Putin'e karşılık verdi. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerinin Rusya'ya uyguladığı ambargo aslında Putin'e karşı atılan en ciddi adımdı. Ama sahne önünde herkes PUTİN'i konuşuyordu.
Hedef olan oydu!
Putin, Derin Devlet'in en güçlü isimlerinden olan ve kendine çok yakın gördüğü Mihail Vladimiroviç Mişustin'i operasyonla siyaset dışına itmeye kalktı. Ancak Putin ile Derin Devlet arasında köprü olan Mişustin de bu durumu anlayamadı. Şaşırmıştı. Çünkü Putin'in Derin Devlet'e savaş açması anlaşılacak gibi değildi.
Derin Devlet de Sergey Skripal ve kızının İngiltere'de zehirlenmesini, ülke dışındaki bazı oligarkların infazını Putin'in emri olarak lanse etti.
Putin'in DERİN DEVLET'e bir kez daha teslim olduğu tarih, Medvedev'i görevden aldığı ve Mihail Vladimiroviç Mişustin'i yeni başbakan olarak önerdiği 15 Ocak 2020'dir.
Bunlar yazılanlar. Hep içeriye ve Suriye'ye bakıyoruz. Oysa PUTİN nerede, ne yapıyor, orada işler nasıl ilerliyor bilmiyoruz...
Putin'in başına bir şey gelse yerine geçici olarak geçecek olan isim Mihail Vladimiroviç Mişustin... Kısa süre sonra o da ayrılacak. Çünkü RUS DERİN DEVLETİNİN İKİ ÖNEMLİ ADAYI hazır, sırada bekliyor...
Putin ile DERİN RUSYA arasındaki ilişkilerin gerildiğini anlamak çok da zor değil.
Putin, Wagner timiyle çok ilgisi olmadığını söylerken aslında doğruyu anlatmaya çalışıyor. Hatta "PARASINI BEN VERMİYORUM Kİ" bile dedi. Doğru söylüyordu...
Anlamıyorduk ama... Libya'da görev yapan ve ABD ile ortak çalışan Wagner askerleri, Derin Rusya'nın silahlı gücü. Şimdi bu güç önceki günden itibaren İDLİB etrafındaki önemli noktalara yerleşmeye başladı.
Fotoğraf vererek bunu da ilan etti.
Putin gerçekte Başkan Erdoğan'ı çok seviyor ve takdir ediyor. Ancak DERİN RUSYA için aynı şeyleri yazmak mümkün değil. Bu pencereden bakıldığında ve perdeler aralandığında DERİN RUSYA'nın hem Putin'i hem Erdoğan'ı tasfiye etmeye çalıştığı gerçeği ortaya çıkmakta... İDLİB'de Mehmetçiğe saldırının arkasında kim var acaba!
DERİN RUSYA mı?
Mümkün mü? ELBETTE!
Derin Rusya Putin'i çok güçlü gösterip, kendi sistemini Rusya'ya enjekte etti. Buna şaşırmamak gerekiyor. Rusya gibi bir ülkede Derin Devlet'in güçlü olması kadar doğal bir şey yok. Bugün Gürcistan veya Kırım hamlelerinin arkasında yatan güç, Putin değil Derin Devlet'tir.
Putin son günlerde ortalarda görünmedi.
DERİN RUSYA bir anda TÜRKİYE ile RUSYA'yı karşı karşıya getirdi. Silahlar konuştu. Rusya içindeki gelişmelerin tümünü de yan yana koyduğumuzda PUTİN'in DERİN RUSYA'yı rahatsız etmeyeceği ve uyumlu çalışacağı sonucu çıkarabiliriz...
GÖRÜNEN tablo... Putin- Erdoğan görüşmesinden ne çıkar? İki liderin de çok olumlu adımlar atmak isteyeceği açık ve net. Bu seçilebiliyor. Ancak altını çizdiğim RUS DERİN DEVLETİ ne istiyor? Bunu bilmeden gelecek hakkında yorum yapmak kolay değil. EN azından İKİ LİDER İÇİN DE OLUMLU DÜŞÜNCELERE SAHİP DEĞİLLER. NET!
Genişleyelim...
GEORGE SOROS...
Çok yazdım, çizdim. Yine ortaya çıktı. Önemli bir isim, önemli bir figür. Söylediklerini pas geçemezsiniz... SOROS, İngiliz basınına yazdığı yazıda "Moskova'nın oynadığı rolü reddetmesine karşın, Rus uçaklarının bombardımanı sonucu 34 Türk askeri hayatını kaybetti..." vurgusu yaptı...
Devam etti "Türkiye İHA'larla Esad güçlerine karşı misillemede bulundu. Putin böylece cinayetten ceza almadan kurtuldu... Rusya, Avrupa'nın Moskova'yla herhangi bir çatışmadan kaçınacağını bilerek Ukrayna'yı işgal etti. İdlib'de olanlar da benzer bir şablonu izliyor. Avrupa karşı çıkması gerekirken, Suriye politikasında Rusya'yla çatışmaktan kaçınıyor.
Rusya'nın yarattığı mülteci krizine odaklanarak hastalığın sebebine değil, belirtilerine odaklanıyorlar..." SOROS tıpkı Pentagon'dan yayın yapan ALMAN DER SPIEGEL gibi "AVRUPA SİLAHI ELİNE ALSIN VE TÜRKİYE'NİN YANINDA YER ALSIN" uyarısında bulunuyor... Soros PUTİN'i resmen hedefe koymuş yani.
Kenarda duran AVRUPA'yı da...Bütün bunlar olurken ta başından beri AYNI FREKANSTA değerlendirdiğim bir gelişme daha yaşandı... Bir süre önce FORBES garip bir şekilde kendisini haber yaptı.
Ben de arka planını yazdım...
ABD'li dergi FORBES, Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan için "İslami radikallikle mücadele adı altında ülkesinin askeri ve finansal kaynaklarını bölgedeki demokratik eğilimleri biçmek için kullanıyor" diye yazdı... FORBES'in PRENS'i hedef almasının asıl nedeni satırlar arasında yoktu tabii. Prens, ÇİN ile anlaşıp Libya'daki GENERAL HAFTER'e DRONE yardımı yapıyordu. Başka yardımlarla birlikte. Yani HAFTER'i ÇİN ile buluşturuyordu. ABD de bunu sobeliyordu... Bu yazdıklarımızdan sonra çok ilginç bir iddia ortaya atıldı.
Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed El Nahyan CORONAVİRÜS'e yakalandı...
Doğru mu değil mi bilemiyoruz.
Ama virüsü sarayındaki FİLİPİNLİ HİZMETLİDEN kaptığı ileri sürülmekte...
CORONAVİRÜS artık bir suikast silahı. İran'ı gördük!
Şimdi KÖRFEZ'de... Çin ile yakınlaşana bulaşan bir VİRÜS... Garip değil mi!
Hepsini alt alta koyup MOSKOVA zirvesini düşünün!
Okumayı buradan yapın.
BARIŞI getirmek isteyen liderler ve arkada görünmeyen DERİN YAPILAR... Ve savaş isteyen akıllar... Olaya böyle bakarsak yol alırız. Aksi zor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya