Bugünkü
Takvim

Pentagol

JIM Mattis gitti. Trump görevden aldı. Bilgi bu...
Mattis hangi göreve gelecek bu önemli. Konuşulanlara göre stratejik oyunun büyük parçası olarak devam edecek. Ancak boşalttığı yere kim geliyor? Kim getiriyor, bu da önemli... Trump burada nerede? Bütün bu soruları cevabını biliyorsak işimiz kolay...
Açalım biraz...
ABD Savunma Bakanı Mattis'in yerine geçecek isim Trump tarafından değil Pentagon tarafından belirlendi. Bu isim Patrick Shanahan...
SIR mı?
Değil... Nasıl okumak gerekir peki? Şöyle:
Pentagon ile Rothschild ailesinin gerilimi... Patrick Shanahan, ülkenin en önemli Katolik liselerinden. Bu nedenle Aile ile yani ROTHSCHILD ile karşı karşıya... Trump'a rağmen.
Piskopos Blanchet'te eğitim aldı. O günden itibaren Katolik dünyasına bağlı yaşam süren Patrick Shanahan, 2 yıldır da Mattis'in yardımcılığını yapıyordu.
Mattis, ona çok güveniyor ve o nedenle Savunma Bakanı oldu.
Rothschild ailesi çok güçlü bir adım atmak istedi. Mattis'in varlığı aile için tehditti çünkü. Mattis'in yerine dünyanın çok yakından tanıdığı CIA eski Başkanı David Petraeus'u göndermek istedi.
Trump da bu konuda büyük çaba verdi. Çok uğraştı. Ancak Pentagon ailenin seçtiği bir eski generalin o makama gelmesini engelledi. Çok da zor olmadı bu. Defans büyük yerden gelince Petraeus bu özel göreve getirilemedi. Bizim bilmediğimiz fotoğraf netleşince David Petraeus da en azından kamuoyunda hem ailenin hem de Trump'ın adamı olarak görünmek istemediği için bir açıklama yaptı. Kendini korumaya alarak "Trump o görevde olduğu sürece Savunma Bakanı olmayacağım" dedi. Tabii bu gülünç bir açıklamaydı, en azında ciddi merkezlerde... Zaten KIZ ARKADAŞ yüzünden neler yaşadığı sır değildi... AİLEYE rağmen... Bilderberg için önemli bir isimdi ve katılımcıydı...
Patrick Shanahan, Pentagon'un Beyaz Saray üzerindeki etkisini daha da arttıracak bir isim.
Çünkü Shanahan, Trump'ın Pentagon'da çekindiği 3 kişiden biriydi. Mattis, Derin Amerika'nın seçtiği ve güçlendirdiği bir isim olarak bilinirken Shanahan, Derin Amerika'nın içinde dünyaya geldi. Babası Michael Shanahan, Vietnam'da madalya alan özel biriydi. Derin Amerika'nın tüm dokuları onda mevcut. Mattis'in gidişine sevinenler, aslında Patrick Shanahan'ın gelişine üzülmeli.
Boeing kökenli olması da Patrick Shanahan'ın gücünü gösteriyor. Derin Amerika daha da 'Şahin' üçgeni kurdu. Patrick Shanahan, Mike Pompeo ve Gina Haspel... Trump geçtiğimiz günlerde yazdığım gibi Gina Haspel'i görevden almak istiyor.
Hala istiyor ama şimdilik adım atamadı... Peki bu ÜÇGEN ne yapmak istiyor? SORU BU!
Bu ÜÇLÜNÜN temel hedefi İRAN! Açık hedefi hatta... David Petraeus'un aileye yazdığı özel bir mektup var... Petraeus, mektupta şunları yazıyordu: Putin'in güçlü şekilde durması, Pentagon'un istediği bir durum. Çünkü Putin güçlü olduğu sürece ABD, 'Rusya' tehlikesini gösterip NATO'yu güçlendirecek. Afrika'da da Ortadoğu'da da hatta Avrupa'da da Putin korkusunu empoze ederek aslında kendi güçlerini artıracak... Güzel tespit değil mi! Kavganın ne kadar akıllıca ve büyük olduğunu da ortaya koymakta...
Petraeus mektuptan bir süre sonra Hindistan'da katıldığı bir panelde daha da önemli açıklamalar yaptı: NATO'ya tarihteki en büyük hediye Putin'dir. Pentagon, yeni bir jeopolitik düzen kurmaya karar verdi. Putin de bunun önünü açtı. Trump'ın İttifak'a yönelik eleştirilerine rağmen Beyaz Saray da Pentagon da ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını artırmak için adımlar atıyor.
Büyük bir güç toplanıyor. ABD'nin güç birliği, Putin sayesinde genişliyor. Bunu anlamamakta ısrar etmenin bir gereği yok.
Bugün Putin'in yerine sıradan bir lider olsaydı, Pentagon Ortadoğu'da ve Afrika'da anlaşma yolları arayacaktı...
İnanılmaz ilginç bir yaklaşım değil mi! Pentagon'u bilen bir akıl olaya böyle bakıyor...
Bazı önemli isimler de "Jeopolitik düzen için Putin aslında Rothschild ailesinin önemli bir gücü değil, yumuşak bölgesi olarak karşımıza çıkıyor. Eğer Putin olmasaydı Washington, Türkiye ile çok daha rahat anlaşabilirdi. Anlaşamadığı için Türkiye ile Rusya'nın arasını açmak üzere hamle üstüne hamle yapan bir Pentagon var" görüşünü dillendirmekte...
Gerçekte olmayan ama görüntüde ABD'nin Suriye'den çekilme kararı bile, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri zedeledi.
Çünkü Rusya, ABD ile karşı karşıya gelen bir Türkiye istiyor.
ABD, Türkiye ile ortaklık için adım attığı anda, Rusya da Esad kartını Ankara'nın önüne koyuyor.
İmkansız olmakla birlikte Pentagon'un tüm askerlerini Suriye'den çektiğini düşünelim.
Bölge Türkiye'ye mi kalır? Bu sorunun cevabını ABD'nin derin isimleri şöyle yanıtlıyor:
Asla. İran ve Rusya, Türkiye'yi bölgede işgalci ilan eder ve kendi sınırlarına dönmesi için her adımı atar. Bölgenin en güvenilmez ülkesi ise İran. Tahran yönetiminin en büyük düşmanı olan İsrail, aslında gizli bir dostluk merkezi.
İran, Rothschild ailesinin yönettiği bir ülkedir. Dolayısıyla İsrail'le de yakın ilişkiler içindedir. Bugün bu ilişkilerin açıklanması büyüyü bozacağı için gizli tutuluyor.
Devam...
1 yıl önce Arabistan da İsrail'i haritadan sileceğine dair açıklamalar yapıyordu!
Bugün ise Prens Selman fırsat buldukça tatil için gittiği ülke İsrail. Prens Selman, İsrail'le dost olduğunu da gizlemiyor. Hiç imkansız olduğunu iddia etmeye gerek yok. Birkaç yıl içinde İran ile İsrail'in dostluk maçı yaptığını göreceğiz. Zemin hazırlandı.
İran'la İsrail'in yakınlaşması, Pentagon'un işine gelmiyor. O nedenle Pentagon, İsrail'in gizli de olsa karşı çıktığı İran operasyonu için hazırlıklarını sürdürüyor.
AMA MEDYA ÖNÜNDE ROLLER TAMAMEN FARKLI OYNANMAKTA...
İşinde gücünde olan insanların bunu anlaması da kolay değil.
Hiç değil hem de! Trump'ın KUDÜS'ü başkent ilan etmesiyle bir süre sonra İsrail'e çatması bu görünmeyen rollerin çatışmasıydı!
Bölgede görünenden çok görünmeyene odaklanmalıyız.
Aksi takdirde, ne İsrail'i ne de ABD'yi anlarız. Siz Pompeo'nun 'dost' İsrail açıklamalarına inananlardan olmayın... Perde arkasında Pentagon, İsrail'in tamamen kendi planları içinde olması için adımlar atıyor. Bu asla değişmeyecek bir kural. Çünkü İsrail, Washington'dan değil hala Londra'da bir malikanenin 37 metrekarelik bir odasından yönetiliyor.
KATOLİKLERİN gücü ve sayısı hiç azımsanacak bir şey değil. Kavganın ana damarlarına girdiğinizde çıkamazsınız. Kimse çıkamaz... Ama en azından biz TİYATROYU görelim ve ıskalamayalım... ABD ya da NATO şu an ÇAKAL isimli TATBİKAT ile ne yapacağını anlatmakta... İşin içine seyahat edince ne yapmak istedikleri de ortada... İyi izlemek gerekmekte...
Dünya değişecek, bu sancılar da doğal... Her zaman olduğu gibi uyum sağlayanın yaşayacağı bir iklim söz konusu. Petraeus, PUTİN'i hedefe koyuyorsa iş çok ciddi boyuta taşındı demektir...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya