Hiç kolay bir iş değildi! Lozan'da da İngiltere'nin başını çektiği gizli anlaşmalarda da hep Türk'e ömür biçilmişti!
Yani bu ülke içinde yaşayan herkese! Kürt'e, Musevi'ye, Keldani'ye, Ermeni'ye yani bizi biz yapan ne varsa ne kadar zenginlik varsa hepsinin kaderi LONDRA tarafından belirleniyordu!
Cumhuriyet de YENİLGİNİN getirdiği kaçınılmaz bir faturaydı!
Kraliçe ve BARONLARI, Türk'e yaşam hakkı tanırken tek bir şart masaya getirdi:
MUTASYONA UĞRAMAYI KABUL EDERSENİZ!
PADİŞAH ile Mustafa Kemal bu şarta mecburen "EVET!" dedi!
Demek zorunda kaldı! Çünkü güçlü olan son sözü söylemişti! Ya tarih sahnesinden silinip gidecektik, ya da bir dönem şartları kabul edecektik! Türk devleti daha doğrusu Türk DERİN devleti ikinci şıkkı seçti! Ömrünü San Remo ve Suriye hattında sürgünde geçiren ve HİÇBİR ZAMAN Mustafa Kemal'e tavır almayan Padişah da bunu kabul etti!
Cumhuriyet aslında okullarda bize öğretildiği gibi değil, böyle kuruldu! Osmanlı'nın son manevrasıydı, bunu da Osmanlı'nın en güvendiği subayı yaptı! 1923'ten sonra baktığınızda Mustafa Kemal tıpkı bugün yapıldığı gibi Türkiye'yi hep büyütmek istemiş ve çeşitli paktlar peşinde koşmuştur! Her şartına "evet" demesine rağmen LONDRA'nın prangalarını kırmak istemiştir ve bunu denemiştir! Denemekten de korkmamıştır!
Ama Mustafa Kemal'i sadece rakı şişesine indirgeyenler ne demek istediğimi anlayamaz!
Atatürk Osmanlı devletinin en güvendiği isimdi!
Milleti ve devleti yaşatmak için bir ROLE soyundu! Olan biten budur!
Atatürk bu ülkenin Türküyle, Musevisiyle, Kürdüyle, Arabıyla büyüyeceğini biliyordu! Zaten büyük devletler her dinden ve ırktan insanları bağrına bastığı sürece medeniyet kurabilirdi!
Osmanlı da böyleydi! Neyse...
Atatürk Cumhuriyet'i istendiği şekilde kurduktan sonra İngilizler'i hep sıkıştırdı! Vurulan prangaları hiç ama hiç kabul etmedi!
Zaten kendisi öldükten sonra TÜRK'ün damgasını vurduğu her yer tamamen değişime başladı! Mesela bugün DARBEYLE boğuşan MISIR'ın bayrağı hep AY-YILDIZ'DI! Sadece Mısır'ın mı?
Elbette hayır!
Ama Osmanlı'nın gittiği ne kadar nokta varsa mutasyona uğratıldı! Tek hedef Türk'ün izlerini silmekti! Müslüman ülkelerin bayrakları dışarıdan yönetilen DARBELER sonucu alaşağı edildi!
Mesela Mısır'ın bayrağındaki ay-yıldız gidip KARTAL geliyordu! Ay-yıldız görünmeyecek kadar küçülüyordu! Hilalle, Haç'ın savaşı böylece gizleniyordu!
Peki İngilizler Osmanlı topraklarında bunu yaparken kendileri ne yapıyordu?
Baktığınızda göreceksiniz İskoçya'dan İrlanda'ya, Avustralya'dan Galler ve Yeni Zelanda'ya kadar ne kadar ellerinde tuttukları ülke varsa hepsinin BAYRAKLARI İngiliz bayrağının türeviydi!
Onlar DÜNYA üzerinde bayrak gösterirken, Türkler Anadolu'ya hapsoluyordu!
İşte Erdoğan bunu yıktı! Bu ilkeyi tanımadığını gösterdi! Bu milleti oluşturan unsurların, Anadolu'ya sığmayacağını ilan etti! Cumhuriyet'in temeline konan dine ve dile mesafe son dönemde yıkıldı!
Bu Mısır başta olmak üzere bütün Müslümanlar'ın koşarak Ankara'ya gelmesi demekti!
Öyle olmadı mı?
Tunus, Fas, Libya, Kuzey Irak, Cezayir gelmedi mi? Afrika Türkler'i bağrına basmadı mı?
SİSİ'yi Erdoğan'dan sonra ilk eleştirenin Afrika olması tesadüf müydü?
İngiliz aklı dine mesafe koydurduğu zaman Ortadoğu ve Afrika'dan koptuk! Bu kaçınılmazdı!
Plan istedikleri gibi işledi! Laiklik hassasiyetiyle sokağa çıkan asker de sivil de bunları bilmiyordu!
Çünkü eğitim sistemi de İngiliz icadıydı!
Bugün suçluları kontrol etmek için kullanılan elektronik pranga bize 100 yıl önce vurulmuştu!
Sınırların ötesine gözünü diktiğin an alarm veriyordu!
Bunları bilen ANKARA işe doğru yerden başlayıp KÜRTLER'i kucakladı! Barzani oyunu bozacak işler yaptı! Son bir ayda Londra tarafından iki kez MALİKİ ile biraya getirildi!
Ama Türkler'in ağırlığı o kadar fazlaydı ki Barzani bırakın attığı her adımı, görüşmelerdeki her cümleyi virgülüne kadar Ankara'ya aktarıyordu!
Barzani demek gaz ve petrol demekti!
Türkiye'nin cari açığının bitmesi demekti!
Anadolu'nun Türküyle, Kürdüyle gümbür gümbür gelmesi demekti!
İşte bu bütünleşmenin umulandan çok ama çok hızlı olması TÜRKLER hakkındaki KORKUYU büyüttü!
Obama da bunun kurbanı oldu!
Kendi bayrağını her yerde dalgalandıran İngiltere'nin HİLAL ve YILDIZ'a tahammülsüzlüğü demekti!
Mısır'da darbe yapan SİSİ nasıl kullanıldığını bilmiyorsa, düne kadar bizim askerlerimiz ve laik aydınlarımız da bilmiyordu!
SİYASETİ ıskalayıp hep ideolojilerle uğraştık!
Biz bunları yaptıkça oyunu kuranlar kıs kıs güldü! Çünkü Osmanlı torunları gibi davranmayıp müstemleke bir devletin üyeleri gibiydik! Bırakın büyük düşünmeyi düne kadar "verelim de gitsinciler" vardı!
Son 10 yıla dönüp bir bakın!
Erdoğan hakkında söylenmeyen bir şey kaldı mı! Hakkında "vatanı sattı!" diye kitaplar yazdırılan Erdoğan, şimdi bütün EMPERYALLERE karşı!
GEZİ'ye çıkıp taş ve molotof atan gençlerin bunu bilmesi şart!
Gösteri hürriyeti ayrı! Herkesin hakkı! Kimsenin söyleyeceği söz olamaz! Ama bizlerin sırtından operasyon yapmak isteyenlere şans tanımak ne kadar milli bir davranış olur!
Bir düşünün!
Bakın Atatürk'ten beri Türkiye ne zaman BÜYÜMEK istese budanmıştır!
Bunu aşmanın tek yolu hem MÜSLÜMAN alemini hem de kendi sokaklarımızı bilinçlendirmekten geçer!
Yoksa adamlar geldiği zaman Türk, Musevi, Kürt, Asuri, Nasturi, Arap, Ermeni ya da Keldani demiyor, bütün herkesin ortak geleceğini alıp götürüyor!
Tahminin üniversiteler açılır açılmaz tekrar gelecekler! Büyük oyun bu! Gençlerle yani tarihi öğretemediğimiz çocuklarımızla bizi vurmaya çalışacaklar! Uyanık olup akıllı davranmak zorundayız!
Asıl hedef Türkiye...
Erdoğan'ı götürüp Türkiye'nin rotasını değiştirmek istiyorlar!
Ben hala bu gökyüzünün altında nefes alıp ortak bir hayata yelken açan bir vatandaşımızın buna "hayır" diyeceğini düşünmüyorum!
Unutmayın büyük devleti, büyük milletlerin bir araya gelmesi oluşturur!
Osmanlı herkesi bir araya getirip bunu yaptı!
Şimdi bunun olmaması için uğraşanlar var!
Bunlarda içerideki 4 aile!
Gerisi zaten biziz!
Hepimiziz!
NOT: Museviler, bu ülkenin asli unsurlarıdır.
Gezi eylemlerinin arkasında olup Londra ile iş tutanlar, onları temsil edemez.
Museviler'in huzuru, hepimizin huzurdur.