Daha önce Ortadoğu'da HAYAL bile edilemeyecek SÖZLERİ Türkiye artık çok rahat söylüyor. Hem de üzerine basa basa...
Özellikle Davutoğlu için dış basında 'SAKİN ama ETKİLİ konuşuyor' ifadeleri yer alıyor. ETKİLİ demişken aklıma Davutoğlu'nun TÜRK-ARAP İŞ FORUMU'nda 17 Arap Dışişleri Bakanı'na söylediği "Yakında KUDÜS başkent olacak. Hep birlikte Mescid-i Aksa'da namaz kılacağız" sözleri geldi.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı bu sözleri söylediğinde en sert tepki nereden geldi biliyor musunuz? Hayır, İsrail'den değil...
TÜRKİYE'den...
Bu sözler kulise düşer düşmez içerideki JERUSALEM POST hemen ayağa kalktı.
Kendisiyle birlikte KARA ŞÖVALYELERİ de harekete geçirdi. Amaç Davutoğlu'nu PİŞMAN etmekti. KÖŞElerden atış başladı: "Ahmet Davutoğlu Dışişleri Bakanı olduğundan bu yana, dış politikada her kaleye bayrak üstüne bayrak dikiyoruz. O ne derinlik, o ne bulunmaz geniş görüş, o ne bilgi ummanı, o ne pratik diplomasi, tarih kitaplarına bir çağ daha ekleniyor, Cilalı Davutoğlu Devri. Parmak ısırtan ihtişam. Ancak, işlerin hiç de pompalandığı gibi olmadığı artık görülüyor." "Türkiye kazan-kazan'dan kaybet kaybete sürükleniyor. Türk dış politikası giderek duygusal, tepkisel ve ideolojik bir zemine kayıyor." "Türkiye yüzünü iyice Doğu'ya döndü.
Umarım bölgede lider olmak bize pahalıya patlamaz..." İnanılır gibi değil, di'mi... Peki, Davutoğlu bu sözleri ne zaman söylemişti? Mavi Marmara saldırısından hemen sonra. Olay sıcakken.
Tansiyon yüksekken.
Bir yıl sonra yani BM raporunun açıklandığı gün kameraların karşısına geçen DAVUTOĞLU farklı bir şey mi söyledi?
Hayır...
Yeni Ankara'nın İsrail'e bakışında bir farklılık olmadığının altı çizildi. Tekrar tekrar "Tel Aviv adam olmadan bölgeye barış gelmez" denildi.
ONE MINUTE'ten sonra Başbakan Erdoğan'ı "Alkışlamaktan utananlar", Davutoğlu'nu da görmezden geldi. Güzel, sarışın ve her zaman gülümseyen DIŞİŞLERİ BAKANINI tercih ettiler.
Yeni Ankara'nın nereye gittiğini biliyoruz da bu eski kafalar nereye kadar gider onu kestiremiyoruz...
NOT: İsrail'e yapılan her SORTİ aynı zamanda ABD'ye yapılıyordur. Hep söylediğim gibi Türkiye artık zor bir deplasman. Önce ABD sonra İSRAİL yanaşacak. Çünkü "Büyük abi başına gelenleri kardeşinin kulağına fısıldıyor..." Yani durum onlar için sandığınızdan da ciddi...
SARKO-LİBYA-AY YILDIZ
Bu hafta başında Fransız basını "Sarkozy muhaliflerle çok önceden anlaştı.
Petrolün yüzde 35'ini garanti etti" diye yazdı. Fransızlar'ın Libya'ya FRANSIZ kalmaması güzel, ancak unuttukları bir şey var:
Devrim ilk iş olarak önceki anlaşmaları daha sonra da çocuklarını yer... Üzgünüz SARKO... İnsan Hakları Örgütleri, 2002-2004 arasında Amerikan ve İngiliz istihbaratının Kaddafi'ye büyük destek verdiğini belgeledi.
Eski Dışişleri Bakanı Musa Kusa'nın ofisinde ele geçirilen belgelerde muhaliflerin binbir türlü işkenceye maruz kaldığı anlaşılıyor. Peki işkenceden geçen devrimcilerin ABD'nin yanında olması mümkün mü? "Değil" cevabını verenler gösterilerdeki Ay-yıldızlı Libya bayrağına iyi baksınlar...
NOT: Mübarek'le Netanyahu arasından su sızmazdı. İşler değişti. Devrim rüzgarı ortalığı süpürdü. Mısır "bize geldi." Şimdi de Erdoğan "bize gelen" Mısır'a gidip oradan GAZZE'ye geçecek... Şimdi Türkiye, Libya ve Mısır'ı yan yana koyun... SONUÇ?... Ben söyleyeyim: Artık güvende değilsin İSRAİL... İşiniz zor...