Çünkü gensoru borbardımanına tutulan çapkın Başbakan Berlusconi'nin ülkesi bitkisel hayatta...
Toplam borçları 2.2 trilyon doları geçti. Sadece önümüzdeki yıl ödemeleri gereken miktar 384 milyar dolar... Bu parayı da Almanya destek olmazsa bulmaları imkansız... İspanya ve Portekiz'i ise düşünen yok...
Atlantiğin öteki tarafında da durum hiç parlak değil. ABD cari açığını para basarak kapatmaya çalıştıkça, ülke içindeki DEMOKRATCUMHURİYETÇİ çekişmesi iyice büyüyor... Zaten başkanlık seçimleri yaklaştığı için de KÜRESEL KRİZİ durduracak hiçbir formül hayata geçirilemiyor. Durum böyle olunca Avrupa, kendisine iş yapan ÇİN'e "En büyük alıcı biziz. Biz batarsak sen de batarsın. Aklını başına al" blöfü yapıyor. Ancak bunu kimse ciddiye almıyor... Çin, Yuan'ı düşürmediği gibi pazarını da gitgide genişletiyor...
Bu da AB'nin hızla duvara toslayacağını gösteriyor. İtalya ise çaresiz kaderine razı olacak.
Bu yüzden yakında Unicredit'i YAPI KREDİ
Fiat'ı KOÇ
Ferre'yi SARAR
Pirelli'yi LASSA
Fendi'yi BOYNER
Kinder'i ÜLKER
Arflex'i İSTİKBAL
Cavalli'yi MAVİ JEANS
Gucci'yi DAMAT
alırsa sakın şaşırmayın...
Zaten mutfaktan eksik etmediğimiz NUTELLA, MANİSA'ya taşındı bile...
Hayal gibi değil mi?...
Ya olursa!..
* * *
DOLAR ÇIKAR MI İNER Mİ?
Emtia (altın, bakır, petrol) hisselerini elinde tutan büyük oyuncular krizi görünce satışa geçip dolara döndü.
IMF kendi derdine çare olamadı. Batmamak için ZENGİNLERİN kapısını çaldı.
Obama, seçime giderken alım gücünü artırmak için "değerli dolar" politikasını seçti.
ABD ve AB'de sallanan bankalar hayatta kalmak için dolarla borcu tercih etti... İşte bütün bunlar DOLARIN önümüzdeki günlerde daha da artacağını gösteriyor. Türkiye ise sağlam mali politikasıyla FİNANS TÜRBÜLANSINDAN yara almadan çıkmayı planlıyor...
NOT: Krizle boğuşan Avrupa çıkış yolu olarak Ortadoğu'ya iyice sızmayı kafasına koymuş. Fransa'nın en saygın SİYASET okullarında bile ARAPÇA zorunlu ders olmuş... Demek ki 400 yıldır sömürdükleri yetmedi...
* * *
VAKIFBANK VE SEYİRCİ
Vakıfbank Türk Telekom'un Katar'daki maçlarını TV'den izledim. Tribünlerde seyirci olmaması dikkatimi çekti. Acaba Dünya Futbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapmaya hazırlanan ülke ya futbola da ilgisiz kalırsa diye düşündüm.
Öyle ya süper lüks stadyumlar seyircisiz bir işe yaramaz ki...