CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Büyük oyun

Eklenme Tarihi 21 Haziran 2012
PKK'nın Dağlıca'daki hain saldırısını sınırların dışına çıkarak anlatınca ilgi çekti. Çok mail aldık. Soru üstüne soru. Hepsine cevap verme şansımız yok.
Ama yine de OLAYA GENİŞ bakmaya devam edelim...
Belki böylece yaşadığımız acının Türk-Kürt savaşı olmadığını anlatabiliriz. Neyse yolumuz uzun ve derin...
Putin göreve geldikten sonra RUS OLİGARKLARI içeri attı. Atamadıkları da soluğu İngiltere'de aldı. Putin ve yeni Rusya, Avrupa'nın ENERJİSİNİ kontrol etmek istiyordu. Eski sistem buna el vermiyordu. Bu yüzden önce içeriyi temizledi. İngiltere yani DERİN AVRUPA da "Biz bunun altında kalmayız. Yakında görürsün" diye mesajı hemen verdi. Bir süre sonra bizim sınırlarımıza yakın ülkelerde RENKLİ DEVRİMLER baş göstermeye başladı. İngiltere, kendisine zorluk çıkaran Rusya'yı çevreden sarıp içeriye hapsetmek istedi. Daha önce bunu Türkiye'ye yapmıştı. Rusya, dışarı açılan kapısı Ukrayna ve Gürcistan'ın gittiğini görünce düğmeye bastı. Gürcistan'a bodoslama daldı. Ukrayna'da ise Devlet Başkanı Victor Yuşçenko'yu zehirledi. Avrupa'nın güçlenmesini istemeyen ABD de bu operasyonda Moskova'ya yardımcı oldu. Avrupa kaybetmişti ama biz de zarara uğramıştık. Gürcistan ve Ukrayna'dan sonra KAFKASLAR'a gideceğimiz tek KAPI Ermenistan kalmıştı. Fransızlar da bunu görüp SOYKIRIM YASASINI kaşıdı. Tepkiler üzerine Ermeniler geri adım attı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Gül, Erivan'a giderek Serj Sarkisyan'la birlikte MAÇ İZLEDİ. Baskı büyüktü. Sonuç alınamadı! İran da çift taraflı oynuyordu. Güvenilmezdi!
Kafkaslar ve Orta Asya gitmişti!
Ancak Yeni Türkiye'ye, milli çizgide ilerlerken bir çıkış şarttı. Zaten aşılması gereken üç temel sorun vardı. Cari açık, enerji bağımlılığı ve terör... Atağa geçen ANKARA ilk iş olarak Suudi Arabistan'ı Katar konusunda ikna etti. İki ülke arasındaki PROBLEM büyük çabalarla çözüldü. Dev bir adım atılmıştı.
Katar bize minnettardı. İçerideki SÜNNİ-Şİİ karmaşasını önleyen de Türkler'di. Büyük bir dostluk başlamıştı. Katar altta kalmıyordu.
Gizli gizli petrolünün Kuzey Irak üzerinden CEYHAN'a akması için ONAY veriyordu. Bir taşla iki kuş vurulmuştu. Hem Barzani'nin hem Katar'ın petrolünü Türkiye kontrol edecekti. Bu AVRUPA'nın İFLASI demekti. Bir de bu darbe AB'nin kapısında yıllarca bekletilen Türkiye'den gelince daha da anlamlı oluyordu!
Barzani petrolünü sadece İskenderun ve Mersin Limanı'ndan piyasaya sunabilirdi. Aşağıdaki Sünni ve Şii Araplar kendisinden İNTİKAM almak için sıradaydı. Tek kurtuluş Türkiye'ydi. Basra'ya çıkamazdı. İran buna izin verdiği an içindeki KÜRT nüfusu tutamaz dağılırdı... İngiltere ve Almanya, Türkler'in kendi petrol ihtiyaçlarını karşılamasına ses çıkarmıyordu. Ama bütün kontrolü ele geçirmesine ciddi itiraz ediyordu. Bunu gören İsrail de "Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz var. Bunu çıkarıp size göndereyim" diye Avrupa'ya kur yapıyordu. Türk donanması BAYRAK gösterince bu işin de kolay olmadığı ortaya çıkıyordu...
Durum böyle olunca İngiltere, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda, Neo-Con'lar, İsrail ve Rusya için TÜRKİYE en büyük TEHDİT oluyordu.
Ne yapılmalıydı? Cevap basitti.
PKK'ya yol verilmeliydi. Öyle de oldu. Dağlıca, izlemek zorunda kalacağımız sahnelerden biriydi. Milli ve büyük Türkiye için canımız yanacaktı. Devlet bunu biliyordu.
Bağımsızlık ŞEHİT kanlarıyla gelecekti. Acımızı yüreğimize gömmekten başka çaremiz yoktu... Amaçları Güneydoğu'yu koparıp Kuzey Irak'a bağlamaktı. Hem Türkiye, hem İran devre dışı kalıp dağılacaktı. Tehlike sanıldığından daha büyüktü. PKK bile kime hizmet ettiğini bilmiyordu.
Kardeşi kardeşe kırdırıp sonuç alacaklardı!
Maliyeti de sudan ucuzdu. Nasıl olsa akan kan bu toprakların çocuklarına aitti...
Cari açık ve enerjiyi ARAPLAR'ın desteğiyle çözen Türkiye'nin önünde tek sorun TERÖR kalmıştı. Bu nedenle bunu kaşımak zorundaydılar. Başka şansları yoktu!
Buraya kadar PETROLDEN söz ettik. Oysa dünya yeniden kuruluyordu. Gelecek petrolde değil ELEKTRİK'teydi! Biz hem petrolü almak, hem de kontrol etmek için savaş veriyorduk. Enerjide Rusya ve İran eksenine muhtaç olmaktan çıkıp, Avrupa'yı da diz çöktürmek istiyorduk. Savaş buydu! Petrolün kontrolü önemliydi..
Ancak süper güç olmak için şifre NÜKLEER SANTRAL'di... Önümüzdeki yıllardan itibaren otomobillerde olduğu gibi birçok alanda ELEKTRİK karşımıza çıkacak. Petrol giderken elektrik gelecekti! Bunun da adı yeni dünya düzeni olacaktı...
Önemli olan URANYUMDU...
Ancak HAM Uranyum'un kullanımına izin verilmediği için İŞLENMESİ şarttı. Bu teknoloji de 4 ülkenin elindeydi. Uranyum'un olsa da zenginleştirme çalışmasını yapamadığın zaman güçlü bir oyuncu olma ihtimalin yoktu!
Bu gerçeği gören Türkiye el altından bu çalışmaları destekledi.
Tam sonuç alınacakken 2007'de ATLASJET UÇAĞI Isparta'da düştü. Uçakta bulunan Prof. Dr. Engin Arık, Prof. Dr. Şenel Fatma Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet, araştırma görevlileri Mustafa Fidan ile Özgen Berkol Doğan hayatını kaybetti. Ancak olay kaza değildi. BOR madenini NÜKLEER SANTRALLER için uygun hale getiren EKİBİN ortadan kaldırılması gerekiyordu.
Maalesef öyle de oldu. Sınırsız BOR sahibi Türkiye'nin önüne ALTIN BİR yol açılacakken bir süreliğine kapanmıştı!
Ama çalışmalar durmuyor el altından hızla ilerliyordu!
İşte Milli Türkiye BÜYÜK DEVLET olmak için dünya ile savaşırken, içeride PKK çıkıp vuruyordu. Ne kardeşlikten, ne barıştan bir şey anlamıyordu.
Kullanıldıklarını bilmeden dağlarda kan kusuyordu... Karde-şine kurşun sıkarken ABD'li John'u Alman Helmut'u, İngiliz Jack'i, Rus İgor'u, İtalyan Roberto'yu, İsrailli Moşe'yi sevindirdiğini görmüyordu. Onlar görmediği gibi KÜRT siyasetçilerin de gözü kördü!
Türkiye'nin şahlanışına PKK ile cevap verilirken, içeride sesini yükseltmesi gerekenler susuyordu...
Oyun büyük ve eskiydi...
Gazete ve televizyonlar zaten olaya FRANSIZ'dı... Gerçeğin önündeki perdeydi!
Öyle olmasa İngilizler yalvarırken Türkiye'ye gelen Suud parasına çakılmazdı! "ARAP, SEVDA TEPESİ'ne otel yapacak" manşetleri atılmazdı! Kin ve nefret kusulmazdı.
Ne olur uyanık olun. İçerideki YABANCILARIN sizi kandırmasına fırsat vermeyin!
Kırmızı-Beyaz formalı ekip, maçı kazanacak. Yanlış tarafı desteklemeyin!
Türkiye, Türkler'in olduğu kadar Kürt'ün, Arap'ın, Çerkes'in, Arnavut'un, Laz'ın herkesin... Büyük devlet büyük nüfusla olur. Burada herkese yetecek kadar oksijen var.
Havayı kirletenlere izin vermeyin...
BÜYÜK TÜRKİYE'nin kuruluşunu keyifle izleyin...