Eskiye ait ne varsa hızla yıkılıp gidiyor.
Geçtiğimiz günlerde çok önemsediğim bir gelişme yaşandı.
Ancak üzerinde pek durulmadı. İsterseniz OLAN BİTENİ anlamak için gelin birlikte kısa bir tura çıkalım...
1958 yılında Amerikan Deniz Kuvvetleri, Türkiye'ye çok ÖZEL bir ataşe gönderdi.
DALLASLI tilki gibi kurnaz olan bu isim FRED HAYNES'ti. Haynes, G-2 SECTION olarak bilinen "COMBAT INTELLIGENCE" yani ÇATIŞMA İSTİHBARATI'nın en seçkin personeliydi. Her türlü gerilla ve kontrgerilla eylemi içinde olmuştu. Bilmediği MÜCADELE yöntemi yok gibiydi. Bu kadar savaşçı biri olan HAYNES'i , ANKARA'da herkes SİVİL KIYAFETLERİYLE tanırdı.
DENİZCİ üniformasıyla görülemeyen ABD'li ajan, 1960 darbesinin en önemli figürlerinden biriydi. Amerikan Büyükelçiliği ile Milli Birlik Komitesi arasındaki İRTİBATI sağlıyordu. En yakın temasta olduğu kişiler General Sıtkı Ulay ile Albay Alparslan Türkeş'ti.
Türkeş'i ihtilal bildirisini okuması için radyoevine götüren de HAYNES'ti... Zaten DARBE'nin oluşumuna yaptığı büyük hizmetten dolayı kendisine "Legion of Merit" nişanı verildi.
HAYNES'in asıl işi DARBEDEN sonra başladı. 235 general ve 4 bin 171 MİLLİ SUBAYIN görevden alındığı Türk Ordusu'nun içinde istediği gibi at oynattı.
Kurduğu sistem 40 yıl boyunca saat gibi işledi.
TSK'nın aldığı silahların arkasında hep HAYNES vardı.
Bir yandan TÜRK ORDUSU'nun silah ihtiyacını karşılarken, bir yandan kaçakçılığı körüklüyordu.
Türkiye'yi prangalara mahkum etmek için aralıksız çalışıyordu. Ülkenin gerilimli yıllarında bir eliyle SAĞCILARA diğer eliyle de SOLCULARA silah yağdırdı. Kardeş kanı üzerinde SÖRF yaptı.
Yetmedi bazı KÜRT AŞİRETLERİNİ, İLLEGAL işlere zorladı. Boş durmayı sevmezdi. SİLAH işini yola koyunca UYUŞTURUCU KARTELİNİ de Türkiye'ye yerleştirdi.
Yani ülkenin 40 yıl nefes almasına engel oldu...
HEYNES'le başlayan ABD'den yüklü miktarda silah satın alma operasyonları hep iktidarlardan ve vergisini kuruşu kuruşuna ödeyen vatandaştan kaçırıldı. İşte bu çark geçtiğimiz hafta YIKILDI. Kamu kurumlarını denetleyen SAYIŞTAY'ın yeniden yapılandırılması kararlaştırıldı.
Bundan böyle TSK'nın aldığı bir mermi bile SAYIŞTAY'ın denetimine girecek. İnanın YENİ MASA DÜZENİ'nin getirdiği en büyük yenilik bu... Çünkü 40 yılda kimlerin silah alımlarında ne kadar KOMİSYON aldığını, hangi usulsüzlüklerin yapıldığını, kapalı kapıların ardında nelerin yaşandığını ve kaç milyar dolar kaybettiğimizi bilmiyoruz...
Eğer Türkiye değişiyorsa, eğer Türkiye büyüyorsa BU DOSYA en az ERGENEKON, BALYOZ, FUGA, ORAJ, SAKAL ve ÇARŞAF gibi darbe planları kadar önemlidir. Çünkü gelişmiş demokrasilerde HALKIN PARASI ÇARÇUR EDİLEMEZ...
Bunları bilmek en doğal HAKKIMIZ...
İNTERNET ANDICI
Albay Dursun Çiçek, hükümeti devirmek için Genelkurmay tarafından İNTERNET SİTELERİ kurulduğunu ve buradan KARA PROPAGANDA yapıldığını itiraf etti. Bu itirafla birlikte ortalık karıştı.
ANDIÇ'ta imzası bulunan subaylar deşifre oldu.
Yüzbaşıdan, Genelkurmay İkinci Başkanı Hasan Iğsız'a kadar giden zincir ortaya çıktı.
Tutuklamalar başladı...
Iğsız'ın önceki gün METRİS'e gönderilmesiyle birlikte belgenin sonunda yer alan "Sn. K'a arz" ifadesi tartışma yarattı. Şimdi birçok kişi "Dönemin Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ bu işin neresinde?" sorusuna cevap arıyor. BAŞBUĞ bu işin neresinde bilmem ama '27 NİSAN Muhtırası'nı verenin ikinci Başkan Ergin Saygun olduğunu' unutmayın derim...