CANLI YAYIN

Okul Aile Birliği A.Ş.

Eklenme Tarihi 12 Eylül 2010
Her eğitim öğretim sezonunun başında bizim telefonlarımızın yoğunluğu da artıyor.
İki türlü arayan oluyor...
Birincisi; 'Çocuğumuzu kaydettireceğiz, siz gazetecisiniz yardım eder misiniz?' diyenler... İkincisi; 'Filan okula gittim 500 lira kayıt parası istediler..." diye feryat edenler...
500 lira yazdığıma bakmayın.
O en sıradan rakam. 2 bin- 3 bin lira isteyenler var. Olmadı, "Okulun perdelerini yenile, sıraları tamir ettir, bilgisayar al" diyenler de çıkıyor. Hatta okula tuvalet kağıdı aldıranlar bile var...
Eskiden bu işleri okul müdürleri ya da yardımcıları yapardı. Sistem değişti. Şimdi para işi okul aile birliklerine havale edildi. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, önceki bakanlar gibi aynı açıklamayı yaptı : "Okullarda kayıt parası alınmayacak, kimse para vermesin..."
Ama gerçek öyle değil. Ücretsiz kayıt için velilerden çatır çatır para isteniyor. Sayın Bakan da biliyordur da, biz yine de durumu anlatalım...
Okula giriyorsunuz. Her türlü evrağınız tamam. Kayıt yaptırmak için müdür yardımcısına yönleniyorsunuz ki, hemen size yan odayı gösteriyorlar.
Orada okul aile birliği üyeleri var.
Onlar bir fiyat belirlemiş oluyor zaten. Organize değillerse 'ne tuttururlarsa..' siz daha "Kayıt" demeden "Parayı yatır öyle gel" diyorlar. İtiraz edene, "Yatırmazsan kayıt yok" resti çekiliyor.
Veli, "Bakan açıklama yaptı" diyecek oluyor, işitmediği azar kalmıyor...
Son söz ise, "Bildiğin yere şikayet et..."
Gelin bu okul aile birlikleri nedir, görevleri yetkileri nasıldır, biraz bakalım...

* * *
KAYIT PARASI GÖREVİ
Okul aile birliklerinin görev ve yetkilerini Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmeliği düzenliyor.
Yönetmelikte birliklerin okul ile aileler arasındaki işbirliğini geliştirmek, fakirlere yardımda bulunmak ve okula maddi katkı sağlamak gibi görevleri var. Ama 'kayıt parası toplamak' gibi bir görevi de, yetkisi de bulunmuyor. Zaten 'ücretsiz' olması gereken bir işlem nasıl paralı hale geliyor?
Orada da 'bağış' kılıfı devreye giriyor. Adı üstünde bağış. Zorla olur mu? Zorla, hem de önceden belirlenmiş miktarlarda 'bağış' sadece bizde olsa gerek...

* * *
MADDE 16'YA DİKKAT
Okul aile birliklerini düzenleyen yönetmeliğin 4. Bölümü, Gelirlerin Kabulü, Harcanması ve Kiraya Verme Üsülü başlığını taşıyor.
Gelirlerin Kabulu alt başlığındaki 16. maddenin c fıkrasında aynen şu yazıyor: 'Öğrenci velileri hiçbir surette bağış yapmaya zorlanamaz...' Aynı cümle Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 16.
Maddesi'nde de yer alıyor.
Daha açık nasıl yazılmalı?
Ayrıca bağışların mutlaka bankaya yatırılması gerektiği de belirtiliyor. Elden alınamıyor.

Kantinler onların
Okul aile birlikleri bağış gelirlerinin dışında okuldaki kantinleri de işletebiliyorlar.
Daha evvel Milli Eğitim Vakfı'na ait bu kantinler artık birliklere devredildi. Okul aile birliği kantin gelirinin yüzde 80'ini alma yetkisine de sahip.

* * *
MÜDÜRLERİN DERDİ VAR...
Tüccarlıktan sıyrılmış kendisini gerçekten eğitime adamış çok okul idarecisi var. Velileri 'müşteri' gibi, okulu da 'ticarethane' saymayan bu saygıdeğer eğitimciler ve okul aile birliği yöneticileriyle de zaman zaman konuşuyoruz. Onlar da 'ödeneksizlikten' şikayetçiler ki haklılar. Okulların ihtiyaçları var, doğru. Devletimizin imkanları kısıtlı, doğru. Çocuklarımızın okuduğu bu okullara yardımcı olmamız lazım, doğru. Bunun yolu velilerle makul ölçülerde konuşup çözüm bulmak. Yoksa daha kapıdan girer girmez, 'Şu kadar bin lira vermezsen kayıt yapmam' demek hakkını hangi okul idarecisi ve okul aile birliği yöneticisi kendinde bulabilir? Milli Eğitim Bakanlığı yıllardır devam eden bu kanunsuzluğa artık çözüm bulmalı.

* * *
Türkiye'de 690 bin öğretmen 20 milyon öğrenci var (3- 18yaş arası). Öğretmenlerin 24 bini özelokullarda görevli. En çoköğretmen ilköğretimde...