Aynı zamanda bilişim uzmanı da olan Seyhan, talepleri üzerine pek çok milletvekilinin ev ve iş yerinde kamera araması yaptığını söylüyor:
- Neredeyse baktığım her ofisin ve evin prizinde ya da buatında gizli yerleştirilmiş kamera buldum.
Bunlar, son derece korkunç ve üzerinde durulması gereken iddialar! Ancak, hiç biri yargıya taşınmadığına göre, doğruluğu da tartışma konusu.
Biz, biran için doğru olduğunu kabul edelim. Olayın boyutlarının çok daha büyük olduğunu düşünelim! O durumda gerçekten korkunç bir tablo ortaya çıkıyor...
Seyhan'ın iddiaları doğru ise, başka kasetlerin de bulunması gerekir. İyi güzel, ama o kasetlerin sayısı ne kadar? Kimlerle ilgili? Nerede bunlar, diğerleri gibi neden bu güne kadar yayınlanmadı?
Bu düşünce ile bakarsak cevabı açık ve net:
- Daha zamanı gelmedi!
Son günlerde fısıltı gazetelerinde öylesine haberler yayılıyor ki, akıllara durgunluk verecek cinsten.
Kimi, "Asıl büyük balık yolda" diyor.
Kimisi, akla ve hayale gelmeyecek isimlerin kasetlerinin bulunduğunu iddia ediyor. Her gün yeni bir söylenti ortaya çıkıyor; sürekli olarak yeni bir isim ortaya atılıyor... "Biliyor musun?" diyorlar:
- Falancanın da kaseti varmış. "Yok canım o kadar da olmaz" cevabını veriyorsunuz. "Sen de ne kadar cahil ve dünyadan habersizsin" dercesine yüzünüze bakıyorlar:
- Belli ki bir sen duymamışsın.
Ortalık günlerdir çalkalanıyor. O kaseti bizzat izleyenler bile var...
Söylentinin bini bir para. Her taraf karmakarışık!
MHP başta olmak üzere, muhalefet çevreleri son kasetlerle ilgili olarak genellikle aynı görüş etrafında birleşiyorlar:
- Önce CHP'yi kasetle dizayn ettiler.
Şimdi de MHP'yi baraj altına çekmek için çaba gösteriyorlar.
Bir adım daha ileri gidenler, "büyük bir projeden" söz ediyorlar:
- Bu kasetleri çıkaran çevreler, MHP'yi kendi istedikleri gibi yeniden tanzim etmek istiyorlar. İşte o zaman iş çok farklılaşıyor. Eğer gerçekten durum öyleyse, eğer gerçekten böyle bir plan varsa...
Bir yerlerde saklanan ve yayınlanmayan kasetler de var demektir! Öyleyse bunlar, izlediğimiz kasetlerden çok daha önemli işlerde kullanılacaklar. Ancak, biz o görüntüleri hiçbir şekilde göremeyeceğiz.
Çünkü, o kasetler yayınlanmadan iş yapacak. Kaseti olan kişiye önce haber gönderilecek. Gerekiyorsa kendi görüntüleri izletilecek. Sonra "Merak etme, emin ellerde" denilecek. Ardından şantaj başlayacak:
- Sen bizim iyi dostumuzsun. Sen bizi kesinlikle üzmezsin. Öyle olunca biz de seni sever ve kollarız.
Kaseti olan kişi domuz bağıyla bağlanmış gibi kıpırdayamayacak.
Gördünüz mü "komplo teorilerinin" nerelere kadar ulaştığını!
Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Olaya hep aynı pencereden bakma alışkanlığını da bir kenara bırakalım...
Bu kaset işi her yanı ile pis ve rahatsız edici!
Kasetlerin elde ediliş yolları da, sonradan internet aracılığı ile servis yapılması da son derece etik dışı ve çirkin. Ancak, ortaya çıkan görüntüden hareket ederek "bize komplo kuruldu" diye feryat edip, bu işten medet ummaya çalışmak da o kadar yanlış. Ortada komplo falan yok. Sadece, gayri ahlaki yollar kullanılarak, gizli kameralarla "halin tespiti" durumu var. Çirkinlik iki taraflı ve diz boyu.
Kimsenin kimseye söyleyecek bir sözü yok!