Bugünkü
Takvim
  • 13 Kasım 2020, Cuma

Zor olan başarıldı…

Kelbecer'in 15 Kasım'a, Ağdam ve Kazak bölgelerinin 20 Kasım'a, Laçin'in de 1 Aralık'a kadar teslimi ile Azerbaycan topraklarında ve Karabağ'daki 28 yıllık Ermenistan işgali resmen ve fiilen sona ermiş olacak.

İşgal sebebiyle yerlerinden edilen Azerbaycanlılar, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği gözetiminde evlerine geri dönerken, Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Bölgesi arasında ulaşım için bir yol inşa edilecek.

Türkiye, anlaşmanın uygulanmasını gözetmek ve denetlemek üzere bölgede kurulacak ortak barış gücünde Rusya ile birlikte yer alacak...

Durumu Cumhurbaşkanımızın sözleriyle özetleyelim: "Karabağ bir kez daha eman yurdu haline gelmekte, hilalin gölgesindeki huzurlu yerini almaktadır."

28 yıldır yaşananlara bakılır ve birtakım çevrelerin olması gerekenin olmaması için gösterdiği çabalar düşünülürse, hakikaten muhteşem bir netice…

İşgal altındaki toprakların nihayet azadı, Azerbaycan'da ve kardeş coğrafyanın tamamında büyük bir coşku ile karşılandı.

Ermenistan halkı yanında diasporadakileri ve kendilerine has sebeplerle bu ülkeden yana olanları adeta kahreden gelişme sebebiyle, memnun olmaları gerekirken belki çok daha fazlasını bekledikleri için tatmin olmamış gibi gözükenler da var tabii.

Ne umduklarını bilmesek de fazlasını bekleyenler konusu sonraya bırakılabilir. Ancak, anlaşmadan hareketle Karabağ'ın geleceğine yönelik olumsuz ihtimalleri ön plana çıkaranlardan bazılarının, Türkiye'nin alınan neticedeki rolünü itibarsızlaştırmaya çalıştıkları söylenebilir…

Oysa Dağlık Karabağ meselesi ile alakalı muhteşem başarı dolayısıyla Azerbaycan'ı ve tabii Türkiye'yi yönetenleri tebrik etmek gerek… Kolay gibi gözükse de, hukuksuzluğu şiar edinmiş birtakım ülkelerin müdahaleleri sebebiyle, hakikaten zor bir süreç yaşandı çünkü…

Şükretmek gerek!..

Yapılanları yeter görmeyip hep daha fazlasını istemek, güzeldir. Ama, çok sevinilmese bile, elde edilenlere şükredebilmek de önemli. Şükür nimeti artırır..

Mesela bir sene önce söylenseydi, Dağlık Karabağ ve çevresinin işgalden kurtulmasına kimsenin ihtimal vermeyeceği altı çizilmesi gereken bir gerçek.

İşgalci Ermenistan'ın arkasındaki güçler sebebiyle uluslararası toplum tarafından çözülmeyen daha doğrusu çözülmek istenmeyen bir problemin en iyi şekilde neticelenmesi, üzerinde derin derin düşünülmesi gereken bir konu.

Dağlık Karabağ havalisindeki topraklarının işgalden kurtulması ve 30 yıla yakındır o ümitle yaşayan bir milyona yakın insanın geri dönebilecek olması, küçümsenecek bir olay değil yani…

Kendisini daha da kötü durumlara düşürmek amacıyla Ermenistan'ın başlattığı saldırılar sebebiyle nefsi müdafaa saikiyle şahlanan Azerbaycan, başlattığı harekatla uluslararası kurallara uygun bir şekilde ve kimsenin itiraz edemeyeceği bir zafer kazandı.

Çatışma sürecinde alınan insanı ateşkes kararlarını hemen ihlali ve Azerbaycan sivil yerleşim yerlerine ciddi kayıplara sebebiyet veren balistik füze saldırıları ile kural tanımazlığını gösteren Ermenistan'a karşı kazanılan zaferde Türkiye'nin maddi ve manevi açıdan büyük pay sahibi olduğu da açık bir gerçek.

Türkiye'nin Azerbaycan'a yönelik desteklerinin uluslararası kurallara tamamen uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olması da, kurallara uymamayı marifet addeden güçlere verilmiş şık bir mesaj...

Kendi ayakları üzerinde duran Türkiye, bir yandan dost ve kardeş ülkelerin de benzer şekilde davranmasını temin edebilme mücadelesi veriyor…

Buna karşı çıkan ve burun kıvıranlar var tabii. Ama şükür ki, kervan yürüyor!..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya