Bugünkü
Takvim
  • 06 Kasım 2020, Cuma

Laf çok, icraat yok!..

Muhalefet partisi olmak özellikle de Türkiye'de çok kolay. Herhangi bir şey yapmalarına gerek olmayan mensuplarının, doğruluğuna bakmadan akıllarına geldiği gibi 'sallamalarına' bile muhalefet deniyor çünkü.

İzmir'deki depremin daha ilk saatlerinde, CHP'li Gürsel Tekin 'Bayraklı'da Kaymakamlık binası ve Kızılay Kan Merkezi'nin yıkıldığı, duvarları çatlayan Adalet Sarayının boşaltıldığı' iddialarıyla yalan rüzgarını başlatmıştı.

CHP'li Selin Sayek Böke, 'AFAD çadırlarını kullanabilmeniz için evinizin hasarlı olduğunu belgelemeniz gerekiyor' yalanı ile ve Cumhurbaşkanımızı kasteden Faik Öztrak da 'bebekler enkaz altındayken müzik çaldırıyor' iddiası ile konuya müdahil oldular.

CHP'li başka bazı isimlerim yalanlarını, İP mensuplarının yalanları izledi. İP Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz da "Geçmişi başarılarla dolu Türk Kızılayı İzmir depreminin neresinde; gören, duyan, bilen var mı?" mesajı ile, CHP'den geri kalmayacaklarını ortaya koymaya çalıştı.

Gürsel Yılmaz, Selin Sayek Böke, Faik Öztrak, Durmuş Yılmaz ve diğerleri… Bunlar, söylediklerinin yalan olduğunu bilen insanların neler düşüneceğine hiç kafa yormazlar mı acaba?..

Haydi başkalarını bir kenara bırakalım, ama deprem anında bile yalan söylemekten çekinmeyenler, kendi partilerinin taraftar ve mensuplarından da mı utanmıyorlar?.. Ya da buna gerek mi yok?..

Sahada iktidar partisi mensuplarını saçma sapan iddialarla sıkıştırdıkları bilinen muhalif taraftarlara, partilerini yönetenlerin söyledikleri yalanlar hususunda ne düşündüklerini soranlar yoksa, artık olmalı…

Cumhurbaşkanımız, bakanlar ve sahada çalışan kurum ve kuruluşların yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda depremle ilgili çalışmaları yürüten ekiplerle ilgili fark vurgusu yapmamaya dikkat edilirken, CHP'lilerin belediyelerini öne çıkarma gayretleri dikkat çekiciydi.

CHP'li belediyelerin deprem konusundaki durumları ise evlere şenlik.

HESAP SORULMALI…
Arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları sürer ve insanların ihtiyaçları karşılanırken siyaset yapmanın makul olup olmadığı, ayrı bir mesele. Ancak siyasetçilerin açıklamalarının gerçeklere istinat etmesi, temel bir gereklilik.

Mevzu İzmir depremi olunca, bu ildeki gelişmelere şöyle bir göz atmak gerek. Gerekliliği konusunda kimsenin itirazı olmayan kentsel dönüşümle ilgili olarak yıllardan beri CHP'nin idare ettiği İzmir'de yapılanlar ve yapılmayanlar önemli…

Depremden 14 gün önce Son Kale İzmir gazetesinde yer alan 'AK Partili Bekle'den Büyükşehir'e kentsel dönüşüm eleştirisi' başlıklı haber, meselenin adeta bir özeti.

Konak ilçesinde planlanan ancak kazma dahi vurulmayan kentsel dönüşüm projesinin akıbetini soran AK Parti İzmir Milletvekili Cemal Bekle, kent genelindeki 7 ayrı alanda kentsel dönüşüm yapılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yetki verileli 11 yıl geçtiğini ama bir gelişme olmadığını söylüyor.

Cemal Bekle, devam ediyor: "İzmir'de risk böylesine büyük iken ve kentin yüzde 60'ını da çürük yapıların teşkil etmesine karşın bırakın kentsel dönüşümü daha imar planlarını dahi yapamayan yerel idare bu ağır ve ciddi sorumluluğun altından nasıl kalkacak merak ediyoruz..."

CHP'lilerin parti yetkililerine yalanların hesabını sorup sormayacakları, ayrı bir konu. Ancak bütün İzmirliler, CHP'li belediyelere kentsel dönüşümde neden mesafe alınamadığının hesabını sormalı… 11 yıl önce yetki almışlar ama parmaklarını bile oynatmamışlar. Laf çok ama icraat yok yani…

Deprem hayat memat meselesi oysa...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya