CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Gel de sevme!...

Eklenme Tarihi 03 Haziran 2016
Ait olduğunuz ülkeyi çoğu zaman tartışmasız bir biçimde seversiniz, doğduğunuz, doyduğunuz, yaşadığınız, nefes aldığınız yerdir çünkü. Havası, suyu, çevre, her şey alıştığınız şekildedir. Eşiniz dostunuz akrabanız hep ordadır, vs...
Ama bazı hallerde ülkenizi farklı bir biçimde seversiniz.
Çeşitli kriterler üzerinden objektif değerlendirmeler yapıp, bu hususlarda başka bazı ülkelerle mukayese eder, ülkenizin diğer ülkelere nazaran açık ara önde olduğunu anlarsınız.
İşte o zaman, vatandaşı olduğunuz ülke sizin için sıradan bir vatandaşlık bağının ötesinde şeyler ifade etmeye başlar...
Hakimiyeti altındaki topraklarda yüzlerce yıl adaletle hükmetmiş Osmanlı'nın torunlarıyız. Osmanlı bakiyesi topraklarda kurulmuş hemen bütün devletlere gittiğinizde de, genel olarak bir sevgi halesi ile karşılaşırsınız.
Osmanlı'nın hükmettiği yerlerde vergi olarak aldığının daha fazlasını oraların imarına harcadığı bilinir mesela.
Bunlar, varisi olduğumuz Osmanlı ile ilgili gurur duyduğumuz hususlardan bazıları. Günümüz itibariyle de, ülkemizle gurur duymamızı ve onu derin bir şekilde sevmemizi gerektiren sebeplere sahibiz.
Çünkü Türkiye, hangi ülke ile temas kurarsa kursun, buralardan neler alıp götürebilirim hesabını aklının ucundan bile geçirmeyen bir ülke.
Hemen bütün ülkelerle tesis edilen münasebetler, 'buralara nasıl katkıda bulunabilirim, bu ülkenin kalkınabilmesi için neler yapabilirim, insanların hayat standartlarının artması için hangi adımları atabilirim, buranın iş çevreleri ile her iki ülkenin de hayrına olabilecek hangi girişimlerde ortaklıklar yapabilirim...' temelinde yürütülüyor.
Bu sebepledir ki Türkiye denince dünyanın birçok ülkesinde akan sular duruyor adeta. Çünkü batı ülkeleri gibi kendilerini sömürmeye gelmediğimizi, daha çok kalkınmalarına yardımcı olmak amacıyla orada olduğumuzu biliyorlar.
Kızılay, TİKA ve başka bazı kamu kuruluşları ve yardımlaşma kuruluşları ile, dünyanın özellikle de yardıma muhtaç insanların yaşadığı hemen her coğrafyasında Türkiye. Özellikle faaliyet gösterilen coğrafyalarda bu kuruluşlar çok iyi tanınıyor.
Çünkü doğrudan halka dokunan ve onların hayat kalitesini artıran faaliyetlerde bulunuyorlar.

Afrika seferi...

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte Uganda, Kenya ve Somali'yi kapsayan Afrika gezisindeyiz. Hemen her gezide olduğu gibi TİKA, Kızılay ve Türkiye'nin farklılığının göstergesi olan diğer kuruluşların yöneticileri de, gidilecek ülkelerin halkları için heyette.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) önderliğinde 150 civarında işadamımızın da katıldığı gezi, Uganda ve Kenya ile olan ekonomik münasebetlerin daha da geliştirilmesini amaçlıyor.
Cumhurbaşkanımızın özellikle de gelişmemiş ülkelere yönelik ziyaretlerin buralara yönelik değişik ilgileri olan bazı batılı ülkeleri tedirgin ettiği bilinmekte.
Bunun sebeplerinden birisi, adaletli ve hakkaniyetli bir ekonomik partner olan Türkiye'nin, batılı firmaların bu ülkeleri sömürmelerine engel olmasıdır.
Gelişmeye aday ülkeler, ihtiyaç duydukları teknoloji ve hizmete Türkiye sayesinde daha makul bedellerle ulaşabilmekte ve böylelikle gelişme yolunda daha hızlı adımlar atabilmekteler.
Saydıklarımız ve sayamadıklarımız sebebiyle, gidilen her ülke ülkemizi çok severken, gittiğimiz her ülke sebebiyle de birileri bize çok kızıyor... Böyle bir ülke ile gurur duyulmaz da ne yapılır...