Polis elbisesinin aşağı yukarı aynısı, ama kahverengi elbiseler giyerler, akşam karanlık bastıktan sonra sokaklara çıkarlar ve sabaha kadar dolaşırlardı.
Gecenin sessizliğinde pes perdeden öttürdükleri düdük sesleri 'asayiş berkemal' manasınaydı.
Asayişin berkemal olmadığını da, düdük seslerinin şiddetinin ve sayısının artmasından anlayabilmek mümkündü.
80'lerin ortasından itibaren sokaklardan çekildiler ve karakollara kaydırıldılar. Yeni alım yapılmadığı için de, sayıları gittikçe azaldı ve tarihe karıştılar.
2016 Türkiye'sine bakıldığında, eskisi gibi geceleri sokaklarımızda dolaşacak ve kötü niyetliler üzerinde caydırıcı etki uyandırabilecek Bekçiler, fena bir fikir değil.
10 seneden biraz fazla oluyor.
Oturduğumuz eve hırsız girmiş ve bazı şeylerimizi götürmüştü.
Olaydan bir süre sonra, dönemin Valisi ve Emniyet Müdürü ile sohbet ederken 'neden eskisi gibi bekçilerimiz olmadığını' sordum.
Bekçilerin artık az sayıda kaldığını, onların da karakollarda çalıştıklarını, yeni alım yapılmadığını anlattılar.
Sohbet öncesi Emniyetçe yapılan sunumda, çeşitli suçların aydınlatılma oranı yüzde 90'ların üzerinde iken, hırsızlıkta bunun tam tersi olduğu belirtilmişti.
Bunu hatırlatarak, geceleri sokaklarda dolaşacak bekçilerin hırsızlıkları önleme konusunda faydalı olacağı tezini dile getirdim.
Bu işin artık çoğu yerde özel güvenlik görevlileri tarafından üstlenildiği, dolayısıyla günümüzde pek anlamı kalmadığı gibisinden bir şeyler söylediler.
Siteler ya da korunaklı yerler haricinde, geceleri sokaklarda dolaşacak bekçilerin hırsızlık olaylarında ciddi bir azalış sağlayabileceği tezini ısrarla yenilemem üzerine de, 'hırsızlık konusunda artık tek çarenin sigorta yaptırmak olduğunu' söylediler.
Çalınan şeyler sigorta ya da başka şekillerde yerine konulabilirdi şüphesiz. Ancak 'gecenin bir vakti uykularından uyanıp hırsızla karşılaşan çoluk çocuğun yaşadıkları ve yaşayacakları karşısında sigortanın ne yapabileceğini' sorduğumda ise, cevap alamamıştım.
Bekçiler sokakta!..
Bütün bu sözler, gazetelerde çıkan bir haberle ilgili aslında. 'Bekçiler yine sokakta' başlığını taşıyan haberin devamı şöyle:
"Mahallelerde bir olay çıkmadan önleyebilecek, çıkınca da müdahaleyi mümkün kılacak yeni güvenlik konsepti' kapsamında mahalle bekçileri devreye giriyor...
Geceleri devriye gezip, olumsuz durumlarda ilk müdahaleyi yaptıktan sonra, bağlı oldukları polis merkezine gerekli bilgileri aktaracak olan Bekçiler silah kullanabilecek, gözaltı ve yakalama yapabilecek." Öncelikle terör operasyonları biten bölgelerde görevlendirmek üzere olsa da, Emniyete 2 bin 234 adet Çarşı ve Mahalle Bekçisi kadrosu verilmiş olması, güzel bir başlangıç.
Siz ne düşünürsünüz bilmiyorum.
Ama bence, Mahalle Bekçileri'nin geceleri sokaklarımızda dolaşmaya başlayacak olmaları, kötü niyetlileri açısından ciddi ölçüde caydırıcı olacaktır.
Umulur ki, yakın bir zamanda bütün şehirlerimizde 'Bekçi Amcalar' yeniden sokakları arşınlamaya başlarlar.
Tabanvay yerine arabalarıyla ve 'asayişin berkemal olduğunu' haber vermek için de düdük yerine telsiz kullanarak tabii...