Hey gidi günler...
Çanakkale başta olmak üzere birçok cephede savaşmış bir subayın henüz yayınlanmamış hatıra defterinden kısa bir alıntı: "(1912) - İstanbul'dayım... Balkan Harbi patladı... İttihat ve Terakki Fırkası ile muhalifleri olan (Hürriyet ve) itilaf Fırkası erkânının sandalye ve mevki kavgaları yüzünden memleket işlerine bakacak vakit bulamamaları ve Balkanlarda hükümet aleyhine bir ehl-i salip ittifakı yapıldığını görememeleri yüzünden zaten fırsat bekleyen Karadağ, Sırp, Yunan ve Bulgarlar ittifak etmekte gecikmemişler ve birleşerek İstanbul üzerine yürümeye başlamışlardır..." O dönemle alakalı, herhalde çoğumuzun iyi bildiği başka olaylar da var: Bulgarların Edirne'yi muhasarası sırasında şehre gelen Enver ve Talat Paşalar, İttihatçılardan olmayan Şükrü Paşa'nın askerlerine: "Sizin ne işiniz var burada, ne diye gelmiş sarı saçlı mavi gözlü Balkan kökenlilerin memleketini savunuyorsunuz?" diyerek, savaşmaktan vazgeçirmeye çalışırlar. Önemli olan partilerinin çıkarıdır çünkü.. Enver Paşa'nın Bulgar işgalindeki Edirne'yi geri almak üzere harekete geçtiği sırada, Hürriyet ve İtilaf Fırkası mensubu subayların sözleri, adeta kan dondurucudur: "Edirne'yi Enver alacağına bırakın Bulgar alsın!.. Bu olaylar, tek adam yönetimi diye eleştirilen padişahların yönetiminden, parlamenter sisteme yani meşrutiyete geçiş sonrası yaşanan sancılardan bazıları... Günümüzde işlerin farklı olacağını zannedenler ise sadece 7 haziran sonrasını, yani koalisyon meraklısı oldukları halde ellerini taşın altına koymayan partileri hatırlasınlar, yeter... Ne diyordu merhum Mehmet Akif Ersoy?.. "Sahipsiz vatanın batması haktır, / sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!"