CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Dertleri yorganımızı çalmak!..

Eklenme Tarihi 11 Eylül 2015
Nasrettin Hoca, gece evinin önünde çıkan kavgayı yatıştırmak üzere yorgana sarılarak sokağa çıkmış ve yorgansız olarak eve dönünce, olup biteni 'yorgan gitti, kavga bitti' sözüyle izah etmiş, bilirsiniz... Bizim mahallede kavga çıkaranlar da -yorgan değil tabii-, ama bir şeyler götürmeyi hedefliyor olmalılar. Ne oldu da böyle oldu ve bu durumdan çıkışı nasıl olacak?..
Günlük gelişmelerin hay u huyu arasında herkesin cevap aradığı soru bu. Arada bir kımıldansa da, yıllardır eylemsizlik durumunda olan terör örgütünün saldırılarını bugünlerde neden artırdığı sorusunun makul bir cevabı yok mesela.
Terör örgütünün tam olarak neyin peşinde olduğu bilinmiyor. Mayın döşeme, asılsız ihbarlarla güvenlik güçlerini pusuya düşürme ve bazı yerleşim yerlerinde özerklik ilanına kalkışma gibi girişimlerin, bölgeye inşa edilen barajlar ve yollar sebebiyle olduğu da söylenemez.
Barajların ve yolların askeri nitelikte olduğu saçmalığına çocuklar bile inanmaz çünkü. Terör örgütünün, birtakım dış mihraklardan emir alarak saldırılarını yoğunlaştırdığı, kesin. Ancak gelişmeleri sağlıklı okuması ve değerlendirmesi gereken siyaset ve medya çevrelerinin garip tutumları, kafaları karıştırır mahiyette. Ülkemizi hedef alan saldırılar karşısında yekvücut olmamız gerekirken, siyasi liderlerin ve aydınların bir kısmının, Cumhurbaşkanı ve Hükümetle uğraşmayı tercih etmeleri, anlaşılır gibi değil.
Doğrudan ya da dolaylı olarak örgüte destek çıkan dış güçlerin meselesi, ülkemizle. Bazıları küresel çapta bir güce ulaşabilme; bazıları da ulaştıklarını düşündükleri bu gücü tahkim edebilme derdinde olan dış güçler, eskisi gibi, kendisine çizilen sınırlar içerisinde kalan kullanışlı bir Türkiye istiyorlar.

Ortak hedefler!..

Bölgemiz ve ülkemizle alakalı orta ve uzun vadeli hesaplar peşindeki dış güçlerin ortak hedefleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve tabii ki AK Parti... Çünkü, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve AK Parti kadrosu, Türkiye'nin kendi kararlarını kendisinin alması gerektiğine inanıyor; bunu yapıyor, hep bunu yapmaya çalışıyorlar. Yani mahallede kavga çıkararak bizleri sokağa çekmeye çalışanların hedefleri, emir ve talimatlarına uygun hareket etmeyi kabul edebilecek bir Türkiye'ye ulaşmak!.. Anlaşılamayan, içeriden onlara destek olabilmek için ellerinden geleni yapanların, bu duruma nasıl razı oldukları...
Yoğun terör olayları ile karşı karşıyayız. Başımızda, ülkemizi 1 Kasım seçimleri neticeleninceye kadar idare edecek bir Seçim Hükümeti ve tabii bir süre önce halkımız tarafından doğrudan seçilen bir Cumhurbaşkanı var. Siyasi partileri, ST K'ları, medyası ve akla gelebilen bütün kurum ve kuruluşları ile, birlik ve bütünlüğümüzü muhafaza edebilmek için gayret edilmesi gereken bir zaman... Terör örgütünü ve saldırılarını görmezden gelip, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ı suçlayabilmek için, yalanlar da içinde olmak üzere her türlü argümanı kullanan siyasiler ve bir kısım medya var karşımızda. Dertleri yorganımızı çalmak...
Ne yapıp edip, yorganımızı kaptırmayalım; yorgan giderse, ülke de elden gider!..