Bunlar, tabii olarak yaşandığı bölgelerdeki insanların ve onlara yakınlık hissedenlerin problemidir öncelikle. Ama aynı zamanda başta BM olmak üzere bütün uluslararası kuruluşların, yani dünyamızın da problemidir.
Yaşarken ileriye doğru bakmak önemlidir.
Ama arada bir geriye doğru bakmak, neler olduğunu hatırlamak ve bu olup bitenlerle ilgili olarak, yapılması gerekirken yapılmayanları bir kenara not etmek, galiba daha çok önemlidir.
Çünkü nasıl ki yapılanlar yapılacak olanların teminatı ise; yapılmayanlar da bundan sonra yapılmayacak olanların teminatıdır bir bakıma.
Bosna Savaşı'nda Sırplar tarafından Srebrenitsa'da katledilen Boşnaklar'ın anılması amacıyla İngiltere'nin hazırladığı teklif BM Güvenlik Konseyi'nde oylandı.
15 üyeden 10'u evet derken, 4'ü (Çin, Nijerya, Angola, Venezuela) çekimser oy kullandı. Ancak, daimi üye Rusya veto edince, Srebrenitsa'da işlenen suçların BM Güvenlik Konseyi'nce soykırım olarak nitelendirilmesi engellendi. Yani, '1'in 190'dan yani dünyadan büyük olduğu' bir kez daha ispatlanmış oldu.
Srebrenitsa, Bosna-Hersek'te bir yerin adı. Ancak son 20 senedir daha çok orada işlenen ve tarihin bir benzerini kaydetmediği bir vahşetle anılıyor: Srebrenitsa katliamı ile...
BM'NİN GÜVENLİ BÖLGESİ!
BM'nin 'güvenli bölge' ilan ettiği 6 bölgeden birisi olarak Hollandalı Barış Gücü askerlerine emanet ettiği Srebrenitsa, General Ratko Mladiç komutasındaki kudurmuş Sırp askerlerine teslim edilir. Tarih, 11 Temmuz 1995.
Müslüman Boşnaklar, güya Güvenli Bölge'de oldukları için silahsızlandırılmıştır. Ratko Mladiç komutasındaki Sırp caniler, Hollandalı askerlerin kendilerine teslim ettiği insanları yollarda, dağlarda, fabrikalar ve depolarda hunharca katlederler. Bir hafta süren katliamda, resmi rakamlara göre (en az) 8 bin 372 kişi katledilir ve tanınmamaları için de parçalanarak (en az) 64 ayrı yerde toplu mezarlara gömülürler. Böylelikle II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımı yaşanır Srebrenitsa'da.
Lahey Uluslararası Adalet Divanı'nın bir 'soykırım' olarak kabul ettiği Srebrenitsa katliamı, yaşadığımız modern çağın aslında ne idüğünü ortaya koydu.
Srebrenitsa denildiğinde, Birleşmiş Milletler gelir akla; teorik olarak oldukça büyük ve önemli bir kuruluş olsa da, patronların dedikleri dışında parmağını bile kıpırdatamayan Birleşmiş Milletler... Sadece o mu; Güvenlik Konseyi, Avrupa Birliği, modernlik, çağdaşlık, batılılık, uluslararası adalet ve daha birçok cilalı kelime ve kavramın içlerinin ne kadar boş olduğu da... Çünkü Srebrenitsa, bu kelime ve kavramlarla anlatılmak istenen her şeyin aslında bir kandırmaca olduğunun en açık delilidir.
Hesabını soramadığı Srebrenitsa'yı, soykırım olarak bile niteleyemeyen BM'nin yapamadıkları, Müslümanlar'a yönelik zulümler konusunda yapamayacaklarının teminatıdır...
Bunlar ve 'Dünya 5'ten büyüktür' sözünü sıklıkla kullanan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ne demek istediğini düşünmek de gerek.