CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Zaferin kodları

Eklenme Tarihi 23 Aralık 2018
ZAFER inananlarındır. Büyük Allah, Ali İmran (139) suresi diyor ki, "Üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir." Başkanımız Tayyip Erdoğan, İslam dünyasında haçlı-Siyonistlerin oynadıkları oyunları Türkiye'nin bozacağına inanmıştı. İki milyarlık İslam âlemi paramparça. Erdoğan çıktı, Türkiye'nin liderlik yapabileceğini gösterdi. Batının taktığı prangaları bir bir kırıp attı. Türkiye'yi sindirebilmek için çirkeflik senaryolarını arka arkaya, bir bir devreye sokan Emperyalist Batı'ya meydan okuyarak yola koyuldu.
Kurguladığı zafer stratejisiyle, Irak- Suriye'de oynanan acımasız, kalleş oyunlara müdahale etti. Burnundan kıl aldırmayan ABD'nin, işgal ettiği Suriye topraklarından ayrılma kararı vermesini zorladı. Evet. ABD çekiliyor, Suriye'de kartların yeniden dağıtılmasını Başkan Tayyip Erdoğan sağlıyor.
ABD'nin, Fırat'ın doğusunda PKK KANTONCUKLARI KURMA planı vardı. Fakat karşısında zafere inanmış Tayyip Erdoğan vardı. 27 Kasım'da MGK'da tarihi kararı aldırmıştı. 'Oldu bittilere asla müsaade etmeyeceğiz.
Gerekirse savaşa gireriz' dedi.
Başkan Erdoğan, bu kararın akabinde uluslar arası diplomasiyi de çok başarı ile yürütüyor. Rusya Lideri Putin ve İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile Astana ruhunu yaşatıyor, Cenevre'de, yeni Suriye anayasası hazırlanmasını sağlayacak arka kapı stratejisini başarıyla yürütüyordu. İşte bu noktada, ABD Başkanı Trump, Erdoğan'ı aradı. Kararlılığı gördü. Erdoğan-Putin- Ruhani mihverinin sarsılmazlığını anladı. ABD askerlerinin Fırat'ın doğusundan çekilmesi kararını vermek mecburiyetinde kaldı. Trump'ı çekilmeye iten neydi? Erdoğan-Putin beraberliğiyle, Fırat'ın batısında, PKK ve DEAŞ'ın, 'kurtarılmış bölgelerin' çökertilmesinde işe yarayan Astana süreci işliyordu.
Cenevre'ye taşımasına kadar ilerlemişti.
Bu çerçevede anayasa komitesi oluşuyor.
Yani siyasi süreçte Erdoğan-Putin oyun planı önde gidiyordu. Erdoğan'ın stratejisi yürüyordu. Ve Erdoğan, 27 Kasım MGK kararıyla, ABD ile savaşmayı göze almıştı. İşte bu noktada, NATO müttefiki Türkiye ile Trump karşı karşıya geldi.
ABD-Trump, daha ileri giderse, Türk-Rus yakınlaşması Washington'un diğer derin planlarını bozabilirdi. Ve Başkan Tayyip Erdoğan, Fırat'ın doğusuna operasyon baskısıyla ABD'yi "Bizimle mi yoksa terör örgütü olarak gördüğümüz unsurlarla mı müttefiksin" sorusundan kaçamayacak noktaya getirdi. ZOR OYUNU BOZAR.

FIRAT'IN DOĞUSUNA GİRME SEÇENEĞİ
Erdoğan'ın zafer stratejisi, aşama aşama yürüyor. ABD'nin çekilmesiyle Türkiye'nin planladığı Fırat'ın Doğusuna girme operasyonunun önündeki engelin kalktığı yönünde yaygın bir kanaat oluştu. Başkanımız Tayyip Erdoğan, önceki gün dikkati çeken vurgulamasını yaptı: 'Ankara'nın operasyon seçeneğini masada' dedi.
Erdoğan'ın elinden, Mümbiç, Tel Ebyad ve Ras el Ayn gibi Arap yoğunluklu yerlere yapmaya karar verdiği operasyonunu kimse durduramaz. 9 Kasım'da Türk-ABD görüşmelerinden çıkacak kararlar, sonraki Erdoğan Hamlelerini belirleyecek. Türkiye 10-30 km derinliğinde bütün Kuzey Suriye sınır boyunca bir tampon bölge muhakkak kuracak. Erdoğan biliyor ki, gelecek on yıllarda, Irak-Suriye koridor planları yeniden revize edilir. Bunu durduracak olan, Türk tampon bölgeleridir. Ayrıca, Türkiye'nin, Suriye'de ABD kuklası PKK'ya inanmayan-kanmayan Kürt kardeşlerimizin hamisi olma pozisyonu güçleniyor. Nasıl, PKK tehdidi ortadan kaldırıldıkça, hendek-çukur olaylarından sonra Kürt vatandaşlarımızın Türkiye ile bir ve beraber olma özelliklerine tanık olmuşsak, aynı durum, Suriye'den Türkiye'ye sığınmış Kürtlerin de geriye döndükçe, Türkiye ile bir ve beraber olma iklimi ortaya çıkacaktır.

SONUÇ: Başkan Erdoğan, Tarihteki yüzlerce Hak ve Batıl savaşlarında olduğu gibi Türkiye'nin zaferi için girdiği savaşlarda HAK zaferini kazanmanın peşinden koşuyor. Allah'ın Kader planı da böyledir. Biz yeter ki, Hak çizgimizi bozmadan yürümeye devam edelim. Başkanımız Tayyip Erdoğan'ın yanında 81 milyon kenetlendikçe, daha çok savaşları kazanırız.